Yargıtay · 11. Ceza Dairesi
Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2025/2105 E. 2026/1754 K.
Konu: Nitelikli Dolandırıcılık
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2025/2105
- Karar No
- 2026/1754
- Karar Tarihi
- Konu
- Nitelikli Dolandırıcılık
MAHKEMESİ:Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2014/364 E., 2015/259 K. SUÇ : Nitelikli dolandırıcılık HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
Temyizin kapsamına göre resmi belgede sahtecilik suçundan kurulan beraat hükmünün temyiz edilmediği tespit edilmiştir.
1-Sanık ... ...'un katılanın nüfus cüzdanına kendi fotoğrafını yapıştırarak bu kimlikle... adlı finans kurumundan 2.000,00 TL kredi kullanarak ...'da bulunan anlaşmalı iş yerinden motosiklet aldığı, borç ödenmeyince anılan finans kurumunun katılan ... hakında cebri icra yoluyla takip başlattığı, sanığın bu şekilde haksız menfaat temin ederek nitelikli dolandırıcılık suçunu işlediği iddia edilen olayda; öncelikle 5237 sayılı TCK'nın 158/1-j maddesi gereğince, banka veya kredi kurumlarınca tahsisi edilmemesi gereken bir kredinin açılmasını sağlamak amacıyla dolandırıcılık suçunun mağdurunun ilgili banka olduğu, somut olayda finans kurumunun suçtan zarar görmesi olasılığı karşısında, usulüne göre duruşma ve davadan haberdar edilmesi, davaya katılmak isteyip istemeğinin sorulması ve 5271 sayılı CMK'nın 234. maddesi uyarınca tanınan diğer haklardan yararlanma imkanı verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
2-Kabule göre de; sanığın suça konu sahte nüfus cüzdanını finans kurumu tarafından tahsis edilmemesi gereken bir kredinin açılmasını sağlamak maksadıyla ibraz edip kredi kullanması eyleminin TCK’nın 158/1-d ve (j) bentlerine temas ettiği ve her iki bent dikkate alınarak teşdiden hüküm kurulması gerekirken gerekçe ile hüküm fıkrası arasında çelişkiye de düşerek hatalı vasıflandırma ile eksik ceza tayini,
Bozmayı gerektirmiş, Cumhuriyet savcısının ve sanığın temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 18.02.2026 tarihinde karar verildi.