Yargıtay · 11. Ceza Dairesi

Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2025/2 E. 2025/1527 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
11. Ceza Dairesi
Esas No
2025/2
Karar No
2025/1527
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2014/225 E., 2014/276K SUÇ : Nitelikli dolandırıcılık (değişen suç vasfına göre hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma) HÜKÜM : Mahkûmiyet İTİRAZNAME GÖRÜŞÜ : Bozma İTİRAZA KONU KARAR : Yargıtay (Kapatılan) 15. Ceza Dairesinin, 14.11.2017 tarihli ve 2017/31824 Esas, 2017/23252 Karar sayılı kararı İTİRAZ EDEN : Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı

Yargıtay (Kapatılan) 15. Ceza Dairesinin, 14.11.2017 tarihli ve 2017/31824 Esas, 2017/23252 Karar sayılı kararına karşı Dairemizin 23.10.2024 tarihli tevdi kararını müteakip Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 24.12.2024 tarihli ve 15 - 2018/104804 sayılı itirazı üzerine yapılan inceleme neticesinde;

Düzce 4. Asliye Ceza Mahkemesinin, 30.09.2014 tarihli ve 2014/225 Esas, 2014/276 Karar sayılı dava dosyasında, soruşturma aşamasında şikayetçi vekili tarafından vekaletname ibraz edilmiş olmasına rağmen 7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun 11. maddesi uyarınca vekille takip edilen işlerde, tebligatın vekile yapılması gerektiği gözetilmeden, kovuşturma aşamasında vekile tebligat yapılmadan şikayetçiye yapılan tebligatla yetinilip yoklukta yapılan yargılama sonucu kurulan hükmün de şikayetçiye tebliğ işlemlerinin usulsüz olması nedeniyle, temyiz incelemesi yapılabilmesi için gerekli şartlar oluşmadığı halde taraf teşkili sağlanmadan kurulan hükmün sanık tarafından temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 15. Ceza Dairesinin, 14.11.2017 tarihli ve 2017/31824 Esas, 2017/23252 Karar sayılı kararı ile bozulmasından sonra yapılan işlemlerin hukuki değerden yoksun ve itirazın yerinde olduğu anlaşılmakla, 6352 sayılı Kanun'un 99. maddesiyle eklenen 5271 sayılı CMK'nin 308. maddesinin 3. fıkrası uyarınca İTİRAZIN KABULÜNE,

Yargıtay (Kapatılan) 15.Ceza Dairesinin 14.11.2017 tarihli ve 2017/31824 Esas, 2017/23252 Karar sayılı bozma kararının KALDIRILMASINA,

Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 7201 sayılı Tebligat Kanunu‘nun 11. maddesi gereğince vekil vasıtasıyla takip edilen işlerde tebligatın vekile yapılması gerektiği gözetilmeden, tebliğ işlemlerinin vekil yerine asile yapılması nedeniyle şikayetçi vekilinin öğrenme üzerine temyizi ile sanığın temyizinin süresinde olduğu, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

1. 7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun 11. maddesi uyarınca vekille takip edilen işlerde, tebligatın vekile yapılması gerektiği, kovuşturmanın her aşamasında kamu davasına katılma hakkı bulunan ve vekille temsil edilen şikayetçinin vekiline duruşma gününün usulen bildirilip, davaya katılma, iddia ve delillerini sunma olanağı tanınması gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde hüküm kurulmak suretiyle iddia hakkının kısıtlanması,

2. Sanığa yüklenen eylemin, 5237 sayılı TCK'nin 158/1-f-son maddesinde öngörülen nitelikli dolandırıcılık suçunu oluşturup oluşturmayacağına ilişkin delillerin takdirinin üst dereceli Ağır Ceza Mahkemesine ait olduğu gözetilerek görevsizlik kararı verilmesi gerekirken, yargılamaya devamla mahkûmiyet hükmü kurulması,

Yasaya aykırı, sanığın ve şikayetçi vekilinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca, oy birliğiyle BOZULMASINA, 05.02.2025 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2025/2, K. 2025/1527, T. 05.02.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-11-ceza-dairesi-2025-2-e-2025-1527-k-24ca99be5f9a