Yargıtay · 11. Ceza Dairesi
Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2025/1904 E. 2025/11388 K. – Dolandırıcılık
Konu: Dolandırıcılık
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2025/1904
- Karar No
- 2025/11388
- Karar Tarihi
- Konu
- Dolandırıcılık
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2021/746 E., 2022/257 K. SUÇ : Dolandırıcılık KARAR : Düşme TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması
Bakırköy 50. Asliye Ceza Mahkemesinin, 25.10.2022 tarihli ve 2021/746 Esas, 2022/257 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında dolandırıcılık suçundan, uzlaşmanın gerçekleştiği gerekçesiyle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 254 üncü maddesinin ikinci fıkrası ve aynı Kanun'un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası uyarınca kamu davasının düşmesine ilişkin hükmün, istinaf edilmeksizin 02.11.2022 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Kanun'un 309/1. maddesi uyarınca, 07.04.2025 tarihli ve 2024/21562 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 18.04.2025 tarihli ve KYB-2025/44798 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 18.04.2025 tarihli ve KYB-2025/44798 sayılı kanun yararına bozma isteminin; “Dosya kapsamına göre; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun "Mahkeme tarafından uzlaştırma" başlıklı 254. maddesinde yer alan; "(1) Kamu davası açıldıktan sonra kovuşturma konusu suçun uzlaşma kapsamında olduğunun anlaşılması halinde, kovuşturma dosyası, uzlaştırma işlemlerinin 253 üncü maddede belirtilen esas ve usûle göre yerine getirilmesi için uzlaştırma bürosuna gönderilir. (2) Uzlaşma gerçekleştiği takdirde, mahkeme, uzlaşma sonucunda sanığın edimini def’aten yerine getirmesi halinde, davanın düşmesine karar verir. Edimin yerine getirilmesinin ileri tarihe bırakılması, takside bağlanması veya süreklilik arzetmesi halinde; sanık hakkında, 231 inci maddedeki şartlar aranmaksızın, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilir. Geri bırakma süresince zamanaşımı işlemez. Hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildikten sonra, uzlaşmanın gereklerinin yerine getirilmemesi halinde, mahkeme tarafından, 231 inci maddenin onbirinci fıkrasındaki şartlar aranmaksızın, hüküm açıklanır." şeklindeki düzenlemeler karşısında, dosyada mevcut uzlaştırma raporuna göre, sanık ile mağdur arasında aylık 1.000 USD doları, ilk taksiti 30/06/2023, son taksiti 30/03/2024 tarihinde olmak üzere toplam 10.000 USD doları ödeme yapılması şartıyla uzlaşma sağlandığı anlaşıldığından, edimin yerine getirilmesinin ileri tarihe bırakılması nedeniyle hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde düşme kararı verilmesinde, Kabule göre de; 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 155. maddesinde yer alan "(1) Başkasına ait olup da, muhafaza etmek veya belirli bir şekilde kullanmak üzere zilyedliği kendisine devredilmiş olan mal üzerinde, kendisinin veya başkasının yararına olarak, zilyedliğin devri amacı dışında tasarrufta bulunan veya bu devir olgusunu inkar eden kişi, şikayet üzerine, altı aydan iki yıla kadar hapis ve adlî para cezası ile cezalandırılır. (2) Suçun, meslek ve sanat, ticaret veya hizmet ilişkisinin ya da hangi nedenden doğmuş olursa olsun, başkasının mallarını idare etmek yetkisinin gereği olarak tevdi ve teslim edilmiş eşya hakkında işlenmesi halinde, bir yıldan yedi yıla kadar hapis ve üçbin güne kadar adlî para cezasına hükmolunur." şeklideki düzenleme nazara alındığında, Somut olayda kuyumculuk yapan sanığa mağdur tarafından ertesi gün Türk lirası karşılığı ödenmesi amacıyla gönderilen 10.000 USD dolarının karşılığının ödenmemesi şeklinde iddia ve kabul edilen eylemin, Mahkemece basit dolandırıcılık kapsamında değerlendirilerek taraflar arasında uzlaşma sağlandığından bahisle yazılı şekilde karar verilmiş ise de, haksız menfaatin hileli hareketler sonucu temin edilmemiş olması karşısında, sanığa isnat edilen eylemin güveni kötüye kullanmak suçu kapsamında kaldığı gözetilmeden, suç vasfında hataya düşülerek yazılı şekilde hüküm kurulmasında, İsabet görülmemiştir.” Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE 1. Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Kanun’un 254 üncü maddesinin ikinci fıkrası; "Uzlaşma gerçekleştiği takdirde, mahkeme, uzlaşma sonucunda sanığın edimini def’aten yerine getirmesi halinde, davanın düşmesine karar verir. Edimin yerine getirilmesinin ileri tarihe bırakılması, takside bağlanması veya süreklilik arzetmesi halinde; sanık hakkında, 231 inci maddedeki şartlar aranmaksızın, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilir. Geri bırakma süresince zamanaşımı işlemez. Hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildikten sonra, uzlaşmanın gereklerinin yerine getirilmemesi halinde, mahkeme tarafından, 231 inci maddenin onbirinci fıkrasındaki şartlar aranmaksızın, hüküm açıklanır." şeklinde düzenlenmiştir. 2. 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (c) bendinde; "Davanın esasını çözüp de mahkûmiyet dışındaki hükümlere ilişkin ise, aleyhte sonuç doğurmaz ve yeniden yargılamayı gerektirmez." hükmü yer almaktadır. 3. Bu kapsamda inceleme konusu dava dosyası değerlendirildiğinde; sanığın eyleminin 5237 sayılı Kanun'un 155/2. maddesinde düzenlenen uzlaşmaya tabi hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçunu oluşturduğu, yargılama esnasında yapılan uzlaştırma işlemine göre, edimin yerine getirilmesinin takside bağlandığı, bu nedenle; sanık hakkında hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçundan hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesi gerekirken, dolandırıcılık suçundan düşme kararı verilmesi Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür.
III. KARAR 1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,
2. Bakırköy 50. Asliye Ceza Mahkemesinin, 25.10.2022 tarihli ve 2021/746 Esas, 2022/257 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle, aleyhe sonuç doğurmamak ve yeniden yargılama yapılmamak üzere, KANUN YARARINA BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 15.09.2025 tarihinde karar verildi.