Yargıtay · 11. Ceza Dairesi

Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2025/1349 E. 2025/6467 K. – Sahte Fatura

Konu: Sahte Fatura Düzenleme

Mahkeme
Yargıtay
Daire
11. Ceza Dairesi
Esas No
2025/1349
Karar No
2025/6467
Karar Tarihi
Konu
Sahte Fatura Düzenleme

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2024/982 Değişik İş SUÇ : Sahte fatura düzenleme KARAR : İtirazın reddi kararı KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması İstanbul Anadolu 50. Asliye Ceza Mahkemesinin, 18.01.2024 tarihli ve 2022/639 Esas, 2024/37 Karar sayılı kararı ile verilen 2017 takvim yılında sahte fatura düzenleme suçuna ilişkin uyarlama kararına yönelik itirazın reddine dair merci İstanbul Anadolu 11. Ağır Ceza Mahkemesinin 25.10.2024 tarihli ve 2024/982 Değişik İş sayılı kararının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 271/4. maddesi uyarınca kesin nitelikte olması sebebiyle karar tarihi olan 25.10.2024’de kesinleştiği belirlenmiştir. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Kanun'un 309/1. maddesi uyarınca, 13.02.2025 tarihli ve 2024/37480 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 06.03.2025 tarihli ve KYB-2025/22856 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 06.03.2025 tarihli ve KYB-2025/22856 sayılı kanun yararına bozma isteminin; “Sahte fatura düzenlemek suretiyle 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'na muhalefet suçundan sanık ...'un, anılan Kanun'un 359/1-b, 360, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 43/1, 62. maddeleri gereğince 1 yıl 6 ay 12 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına dair İstanbul Anadolu 50. Asliye Ceza Mahkemesinin 15/02/2022 tarihli ve 2019/649 esas, 2022/95 sayılı kararının, 24/06/2022 tarihinde kesinleşmesini müteâkip, 15/04/2022 tarihinde yürürlüğe giren 7394 sayılı Hazineye Ait Taşınmaz Malların Değerlendirilmesi ve Katma Değer Vergisi Kanunu'nda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun ile Bazı Kanunlarda ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun ile 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 359. maddesine getirilen düzenlemeler uyarınca sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesinin talep edilmesi üzerine, yapılan uyarlama yargılaması sonucunda, adı geçen sanığın 213 sayılı Kanun'un 359/1-b, 5237 sayılı Kanun'un 62/1. maddeleri uyarınca 2 yıl 11 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ilişkin İstanbul Anadolu 50. Asliye Ceza Mahkemesinin 18/01/2024 tarihli ve 2022/639 esas, 2024/37 sayılı kararına karşı yapılan itirazın reddine dair mercii İstanbul Anadolu 11. Ağır Ceza Mahkemesinin 25/10/2024 tarihli ve 2024/982 değişik iş sayılı kararını kapsayan dosya incelendi. 5237 sayılı Kanun'un 7/2. maddesinde “Suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanunların hükümleri farklı ise, failin lehine olan kanun uygulanır ve infaz olunur.” ve 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un 9/3. maddesinde "Lehe olan hüküm, önceki ve sonraki kanunların ilgili bütün hükümleri olaya uygulanarak, ortaya çıkan sonuçların birbirleriyle karşılaştırılması suretiyle belirlenir." şeklinde yer alan düzenlemeler karşısında, sanık hakkında 213 sayılı Kanun'da yapılan değişiklik nedeniyle uyarlama yapılmasının yasal zorunluluk olduğu, Dosya kapsamına göre, İstanbul Anadolu 50. Asliye Ceza Mahkemesinin 15/02/2022 tarihli kararında sanık hakkında hükmedilen 1 yıl 6 ay 12 gün hapis cezasına ilişkin hükmün istinaf edilmeden kesinleşmesini müteâkip, 15/04/2022 tarihinde yürürlüğe giren 7394 sayılı Hazineye Ait Taşınmaz Malların Değerlendirilmesi ve Katma Değer Vergisi Kanunu'nda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun ile Bazı Kanunlarda ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunla 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nda yapılan değişiklik sebebiyle yapılan uyarlama yargılaması sonucunda aynı mahkemenin 18/01/2024 tarihli kararıyla sanık hakkında 2 yıl 11 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiş ise de, Uyarlama yargılamasında, hükümlünün aleyhe bozma yasağından yararlanma ve kazanılmış hakkı bulunmamakta ise de, uyarlama yargılamasında, kesinleşen ve uyarlamaya konu edilen hükümdeki ceza miktarından daha fazla bir ceza verilmesinin ya da uyarlama sonucu önceki hükümden sanık açısından daha ağır bir durumun söz konusu olamayacağı, bu kapsamda somut olarak karşılaştırma yapıldıktan sonra kesinleşen hükümdeki ceza miktarından daha fazla bir ceza verilmesi düşünüldüğünde uyarlama isteminin reddine karar verilmesi gerektiği nazara alındığında, Mahkemesince sanık hakkında 15/02/2022 tarihli hükümde verilen 1 yıl 6 ay 12 gün hapis cezası verilmesi karşısında, uyarlama yargılaması sonucunda verilen 2 yıl 11 ay hapis cezasının ilk hükümdeki ceza miktarından fazla olduğu gözetilmeyerek, sanığın aleyhine daha ağır sonuçlar doğuracak şekilde karar verilmesi sebebiyle, itirazın bu yönden kabulü yerine, yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir.” Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE 1. 15.04.2022 tarihinde Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7394 sayılı Kanun’un 4 üncü maddesi ile 213 sayılı Kanun'un 359 uncu maddesinin son fıkrasından önce gelmek üzere; “Bu maddede düzenlenen suçların birden fazla takvim yılı veya vergilendirme dönemi içinde aynı suç işleme kararının icrası kapsamında işlenmesi halinde, Türk Ceza Kanununun 43 üncü maddesi uygulanır.” cümlesinin eklendiği ve 7394 sayılı Kanun’un 6 ncı maddesi ile 213 sayılı Kanun'a eklenen geçici 34 üncü maddesinde; "Haklarında hüküm verilmiş olup da dosyası infaz aşamasında olanlar, 359 uncu maddede yazılı fiillerle verginin ziyaa uğratıldığının tespit edilmesine bağlı olarak tarh edilen verginin, gecikme faizi ve gecikme zammının tamamı ile kesilen cezaların yarısı ve buna isabet eden gecikme zammını, bu maddeyi ihdas eden Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten itibaren bir yıl içinde Hazineye ödedikleri takdirde 359 uncu maddede bu maddeyi ihdas eden Kanunla soruşturma evresi için yapılan etkin pişmanlık düzenlemesinden faydalanabilir. ... 359 uncu maddede bu maddeyi ihdas eden Kanunla yapılan düzenlemelerde yer alan zincirleme suça ilişkin koşulların belirlenmesi, duruşma açılmak suretiyle yapılır.” Hükümlerinin yer aldığı anlaşılmıştır. 2. Bu kapsamda inceleme konusu dava dosyası değerlendirildiğinde; İstanbul Anadolu 50. Asliye Ceza Mahkemesinin, 15.02.2022 tarihli ve 2019/649 Esas, 2022/95 Karar sayılı kararı ile hükümlü ...'un, "2017 takvim yılında sahte fatura düzenleme" suçundan, 213 sayılı Kanun'un 359/b, 360, 5237 sayılı Kanun'un 43 ve 62. maddeleri uyarınca 1 yıl 6 ay 12 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ilişkin hükmün kesinleşmesini müteakip, 7394 sayılı Kanun ile değişik 213 sayılı Kanun’un 359. maddesi ve 5237 sayılı Kanun'un 7/2. maddesi uyarınca uyarlama yargılaması yapılarak hükümlünün hukuki durumunun tayin ve takdir edilmesinin gerektiği, bununla birlikte; uyarlama yargılamasının sonraki kanunun lehe hükümlerinin saptanması ve uygulanma koşullarının bulunup bulunmadığının belirlenmesi ile sınırlı ve kendine özgü bir yargılama olduğu, lehe kanunun tespiti amacıyla yapılan yargılamada, önceki kararın dışına çıkılmadan, kesinleşen karardaki suça uygulanması olanağı bulunan hükümlerin tamamının uygulanarak, bulunacak cezaların karşılaştırılıp lehe kanunun tespit edilerek uygulama yapılması ve her iki kanunla ilgili uygulamanın gerekçeleriyle birlikte denetime olanak verecek şekilde ayrıntılı olarak kararda gösterilmesinin zorunlu olduğu, ancak uyarlama yargılamasında önceden kesinleşen ceza miktarından daha fazla bir ceza verilmesinin mümkün olmadığı, bu nedenle hükümlünün lehine uygulanacak kanun maddesi bulunmuyor ise uyarlama talebinin reddine karar verilmesinin gerektiği gözetilmeden, kesinleşen hükümdeki ceza miktarının "1 yıl 6 ay 12 gün hapis" olmasına karşın, yapılan uyarlama yargılamasında "...uyarlama yargılaması sonucu belirlenen ceza miktarının sanık lehine olduğu anlaşılmakla, 7394 sayılı yasal değişiklik sebebiyle yapılan uyarlama yargılamasının kabulüne..." şeklindeki hatalı gerekçe ile sonuç cezanın "2 yıl 11 ay hapis" olarak belirlenmesi suretiyle fazla ceza tayin edilmesi karşısında; itirazın bu yönden kabulü yerine yazılı şekilde reddine karar verilmesi Kanun'a aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür. III. KARAR 1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, 2. İstanbul Anadolu 11. Ağır Ceza Mahkemesinin 25.10.2024 tarihli ve 2024/982 Değişik İş sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (a) bendi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 26.05.2025 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2025/1349, K. 2025/6467, T. 26.05.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-11-ceza-dairesi-2025-1349-e-2025-6467-k-55c861e1e1bb