Yargıtay · 11. Ceza Dairesi

Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2025/1346 E. 2025/7056 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
11. Ceza Dairesi
Esas No
2025/1346
Karar No
2025/7056
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2023/726 Değişik iş SUÇ : Sahte fatura düzenleme, defter, kayıt ve belgeleri gizleme İNCELEME KONUSU KARAR : İtirazın reddi ve kabulü kararı KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması İstanbul 37. Ağır Ceza Mahkemesinin 05.10.2023 tarihli ve 2023/726 Değişik İş sayılı kararına yönelik, Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309/1. maddesi uyarınca, 11.02.2025 tarihli ve 2023/26126 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 06.03.2025 tarihli ve KYB-2025/21396 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 06.03.2025 tarihli ve KYB-2025/21396 sayılı kanun yararına bozma isteminin; “Defter ve belgeleri ibraz etmemek ile sahte fatura düzenlemek suretiyle 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'na muhalefet suçlarından sanık ...'in, anılan Kanun’un 359/a-2, 359/b ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 62. maddeleri uyarınca 15 ay hapis ve 2 yıl 6 ay (iki kez) hapis cezaları ile cezalandırılmasına, defter ve belgeleri ibraz etmemek suçu yönünden 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 231/5. maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına, katılan kurum vekili lehine 1.500,00 Türk lirası vekalet ücretine hükmedilmesine dair İstanbul 36. Asliye Ceza Mahkemesinin 11/12/2014 tarihli ve 2012/1236 esas, 2014/415 sayılı kararına karşı, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı bakımından yapılan itirazın reddine ilişkin İstanbul 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 13/02/2015 tarihli ve 2015/104 değişik iş sayılı kararı ile sahte fatura düzenlemek suretiyle 213 sayılı Kanun'a muhalefet suçu bakımından verilen mahkumiyet hükümlerinin onanmasına ilişkin Yargıtay 11. Ceza Dairesinin 01/04/2019 tarihli ve 2016/12465 esas, 2019/3353 karar sayılı ilâmını müteakip, anılan kararın kesinleşmesi sonrasında, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca 15/04/2020 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7394 sayılı Hazineye Ait Taşınmaz Malların Değerlendirilmesi ve Katma Değer Vergisi Kanununda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun İle Bazı Kanunlarda ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 4 ve 6. maddeleri ile 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 359. maddesi ile getirilen düzenlemeler uyarınca sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesinin talep edilmesi üzerine, yapılan uyarlama yargılaması sonucunda adı geçen sanığın, 213 sayılı Kanun'un 359/b, 359/a-2, 359/ ek 2., 5237 sayılı Kanun’un 43 ve 62. maddeleri uyarınca 3 yıl 1 ay 15 gün ve 7 ay 15 gün hapis cezaları ile cezalandırılmasına, defter ve belgeleri ibraz etmemek suçu yönünden 5271 sayılı Kanun'un 231/5. maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair İstanbul 36. Asliye Ceza Mahkemesinin 09/06/2023 tarihli ve 2022/309 esas, 2023/353 sayılı kararına karşı yapılan itirazın, katılan vekili lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince 9.200,00 Türk lirasına hükmedilmesi gerektiğinden bahisle kabulüne ilişkin mercii İstanbul 37. Ağır Ceza Mahkemesinin 05/10/2023 tarihli ve 2023/726 değişik iş sayılı kararını kapsayan dosya incelendi. 1-Benzer bir olayla ilgili Yargıtay 1. Ceza Dairesinin 25/06/2019 tarihli ve 2019/1832 esas 2019/3352 karar sayılı ilamında yer alan, " İnfaza esas alınacak olan uyarlama kararı ile uyarlamaya konu kesinleşmiş hüküm tüm sonuçları ile ortadan kalkacağından, uyarlama sonucu verilen kararda vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin de karara bağlanması gerektiğinin düşünülmemesi," şeklindeki açıklama dikkate alındığında, uyarlama kararı ile birlikte önceki hükmün geçerliliğini kaybedeceği nazara alınarak, uyarlama kararında tahsilde tekerrür olmamak üzere yeniden vekâlet ücretine hükmedilmesinin gerektiği, Bununla birlikte, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 07/02/2006 tarihli ve 11-12 sayılı kararında, uyarlama yargılaması sonucunda verilen kararda önceki hükümdeki vekâlet ücretinin aynen gösterilmesinin gerektiğinin belirtilmesi karşısında, Mahkemesince ilk kararda hükmedilen miktar olan 1.500,00 Türk lirası vekâlet ücretini geçmemek ve tahsilde tekerrür olmamak üzere vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiği, dolayısıyla itirazın bu yönüyle kabulü yerine yazılı gerekçe ile kabulüne karar verilmesinde, 2- Uyarlama yargılaması yapılabilmesi için, önceden ceza veya güvenlik tedbirine hükmolunmasının gerekeceği, kurulan hükmün sanık hakkında bir hukuki sonuç doğurmaması anlamına gelen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararlarının, yüklenen eylemin suç olmaktan çıkarılması hali dışında uyarlamaya konu olamayacağı, 7394 sayılı Kanun ile yapılan değişikliğin de eylemi suç olmaktan çıkarmadığı gözetilmeden, 11/12/2014 tarihli defter, kayıt ve belgeleri gizleme suçundan hükmün açıklanmasına karar verilen 15 ay hapis cezasına ilişkin uyarlama yargılaması yapılarak, sanığın 7 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve yeniden hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilemeyeceği gözetilmeksizin itirazın anılan husus bakımından da kabulüne karar verilmemesinde, İsabet görülmemiştir.“ Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE İnceleme konusu dosya değerlendirildiğinde; İstanbul 36. Asliye Ceza Mahkemesinin, 11.12.2014 tarihli ve 2012/1236 Esas, 2014/415 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında "2010 ve 2011 takvim yıllarında sahte fatura düzenleme" suçundan 213 sayılı Kanun'un 359/b, 5237 sayılı Kanun'un 62. maddeleri uyarınca (2 kez) 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, "defter, kayıt ve belgeleri gizleme" suçu yönünden ise; 213 sayılı Kanun'un 359/a-2, 5237 sayılı Kanun'un 62. maddeleri uyarınca 15 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına, katılan taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan avukatlık asgari ücret tarifesine göre belirlenen 1.500,00 TL maktu vekalet ücretinin sanıktan alınarak katılana verilmesine ilişkin hükmün, Yargıtay 11. Ceza Dairesinin, 01.04.2019 tarihli ve 2016/12465 Esas, 2019/3353 Karar sayılı ilamı ile ; "...2010 ve 2011 takvim yıllarında birden fazla sahte fatura düzenlenmesine karşın, TCK‘nin 43. maddesi uyarınca zincirleme suç hükümlerinin uygulanmaması; aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni sayılmamıştır..." denilerek onanmak suretiyle; hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararına karşı yapılan itirazın ise, İstanbul 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 13.02.2015 tarihli ve 2015/104 Değişik İş sayılı kararı ile reddine karar verilmek suretiyle kesinleşmelerini müteakip, 7394 sayılı Kanun gereği yapılan uyarlama yargılaması neticesinde, İstanbul 36. Asliye Ceza Mahkemesinin, 09.06.2023 tarihli ve 2022/309 Esas, 2023/353 Karar sayılı kararı ile sanığın "2010 ve 2011 takvim yıllarında sahte fatura düzenleme" suçundan 3 yıl 1 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, "defter, kayıt ve belgeleri gizleme" suçundan ise sanığın 7 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve yeniden hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği belirlenerek yapılan incelemede; merci İstanbul 37. Ağır Ceza Mahkemesinin 05.10.2023 tarihli ve 2023/726 Değişik İş sayılı kararında, "2010 ve 2011 takvim yıllarında sahte fatura düzenleme" suçu yönünden herhangi bir değerlendirme olmadığı anlaşılmakla, belirtilen hususta mahallinde bir karar verilmesinin mümkün görüldüğü, bununla birlikte; uyarlama yargılaması sonucunda verilen hükümde, tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla önceki hükümdeki vekâlet ücretinin aynen gösterilmesinin gerektiği gibi, uyarlama yargılaması yapılabilmesi için, önceden ceza veya güvenlik tedbirine hükmolunmasının gerekeceği, kurulan hükmün sanık hakkında bir hukuki sonuç doğurmaması anlamına gelen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararlarının, yüklenen eylemin suç olmaktan çıkarılması hali dışında uyarlamaya konu olamayacağı, 7394 sayılı Kanunla yapılan değişikliğin de eylemi suç olmaktan çıkarmadığı gözetilmeden, 11.12.2014 tarihinde "defter, kayıt ve belgeleri gizleme" suçundan hükmün açıklanmasına karar verilen 15 ay hapis cezasına ilişkin uyarlama yargılaması yapılarak, sanığın 7 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve yeniden hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiğinin anlaşılması karşısında; itirazın belirtilen yönlerden kabulü yerine sanık tarafından yapılan itirazın reddine, katılan vekili tarafından yapılan itirazın ise "...katılan ... Kurulunun kendisini vekille temsil ettirdiğinden 9.200 TL vekalet ücretinin sanıktan alınarak katılana verilmesine..." şeklindeki gerekçeyle kabulüne karar verilmesi Kanun'a aykırı olup, kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür. III. KARAR 1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, 2. İstanbul 37. Ağır Ceza Mahkemesinin 05.10.2023 tarihli ve 2023/726 Değişik İş sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (a) bendi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 12.06.2025 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2025/1346, K. 2025/7056, T. 12.06.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-11-ceza-dairesi-2025-1346-e-2025-7056-k-8a2ad613f994