Yargıtay · 11. Ceza Dairesi

Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2024/6207 E. 2026/3509 K. – Dolandırıcılık

Konu: Dolandırıcılık

Mahkeme
Yargıtay
Daire
11. Ceza Dairesi
Esas No
2024/6207
Karar No
2026/3509
Karar Tarihi
Konu
Dolandırıcılık

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2022/869 E., 2024/130 K. SUÇ : Dolandırıcılık HÜKÜM : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz başvurusunun esastan reddi ile hükmün onanması

Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. İstanbul Anadolu 29. Asliye Ceza Mahkemesinin, 14.09.2020 tarihli ve 2019/367 Esas, 2020/355 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında dolandırıcılık suçundan , 5271 sayılı Kanun'un 223/2-e maddesi gereğince beraatine karar verilmiştir. 2. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 34. Ceza Dairesinin, 21.02.2024 tarihli ve 2022/869 Esas, 2024/130 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan beraat hükmüne yönelik Cumhuriyet savcısnın ve katılanın istinaf başvurusunun kabulüyle duruşma açılmasına karar verilerek ilk derece mahkemesinin mahkumiyet hükümlerinin kaldırılarak sanığın 5237 sayılı Kanun'un 157/1, 52, 53.ve 58. maddeleri uyarınca 1 yıl hapis 100,00 TL adli para cezası cezalandırılmasına ve ikinci kez tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafiinin temyiz isteği; suçun unsurlarının oluşmadığına ve hükmün bozulmasına gerektiğine ilişkindir. III. GEREKÇE Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanı kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görülmemiş Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararda, hukuka aykırılık bulunmamıştır.

IV. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 34. Ceza Dairesinin, kararında sanık müdafiinin tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca İstanbul Anadolu 29. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 34. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 31.03.2026 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2024/6207, K. 2026/3509, T. 31.03.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-11-ceza-dairesi-2024-6207-e-2026-3509-k-3d7222ebcd76