Yargıtay · 11. Ceza Dairesi
Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2024/3764 E. 2025/11034 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2024/3764
- Karar No
- 2025/11034
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/2335 E., 2024/842 K. SUÇ : Kişinin, kendisini kamu görevlisi veya banka, sigorta, kredi kurumlarının çalışanı olarak tanıtması veya bu kurumlarla ilişkili olduğunu söylemesi suretiyle dolandırıcılık HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle;
I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Söke 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 23.02.2023 tarihli ve 2023/97 Esas, 2023/122 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kişinin, kendisini kamu görevlisi veya banka, sigorta, kredi kurumlarının çalışanı olarak tanıtması veya bu kurumlarla ilişkili olduğunu söylemesi suretiyle dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 158/1.l-son, 158/3, 43/1, 52... maddeleri uyarınca 7 yıl 6 ay hapis ve 40.500,00 Türk lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. 2. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu kararı ile sanıklar hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanığın istinaf başvurusunun, 5271 sayılı Kanun’un 280/1-a maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanığın temyiz istemi; kimseyi dolandırmadığını, kart bilgilerini üçüncü şahıslara verdiğini, beraatine karar verilmesi gerekirken mahkumiyetine karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir.
III. GEREKÇE Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 10.05.2022 tarihli ve 2022/2-155 Esas, 2022/321 Karar sayılı kararı ile, herhangi bir takdir hakkı kullanılmaksızın artırım yapılmasını zorunlu kılan suçun nitelikli hâlleri nedeniyle yapılan yargılamalarda, cezanın alt sınırının beş yıldan fazla olması halinde adil ve etkin yargılanma hakkı kapsamında, sanıkların istemi olup olmadığına bakılmaksızın 5271 sayılı Kanun'un 150/3. maddesi uyarınca müdafi atanması gerektiğine karar verilmiştir. Somut olayda, yargılama sırasında sanığın kendisinin seçtiği bir müdafii bulunmadığı gibi 5271 sayılı Kanun'un 156. maddesi gereğince sanığa resen bir müdafi de tayin edilmediği, kendisine isnat edilen üç veya daha fazla kişi ile birlikte nitelikli dolandırıcılık suçu bakımından 5237 sayılı Kanun'un 158/1-l-son bentleri uyarınca dört yıldan on yıla kadar hapis cezası öngörüldüğü, suçun üç veya daha fazla kişi ile birlikte işlenmesi nedeniyle aynı Kanun’un 158/3. maddesine göre herhangi bir takdir hakkı kullanılmaksızın yarı oranda artırım yapılmasının zorunlu olduğu, bu kapsamda, üç veya daha fazla kişi ile birlikte nitelikli dolandırıcılık suçu bakımından Kanunda öngörülen cezanın alt sınırının beş yıldan fazla olması dikkate alındığında adil ve etkin yargılanma hakkı kapsamında, istemi olup olmadığına bakılmaksızın 5271 sayılı Kanun'un 150/3. maddesi uyarınca sanıklara müdafii atanması sağlanıp yargılamasının yapılarak bundan sonra eylemlerinin ve hukuki durumlarının tayin ve takdirinde zorunluluk bulunmasına rağmen bu hususun gözardı edilmesi, aynı Kanun’un 289/1-h bendi kapsamında hukuka kesin aykırılık hâli olarak saptanmıştır.
IV. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle, sanığın temyiz istemi yerinde görüldüğünden, başkaca yönleri incelenmeyen, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesinin, 26.02.2024 tarihli ve 2023/2335 Esas, 2024/842 Karar sayılı kararının, 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/2-a maddesi uyarınca Söke 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 09.09.2025 tarihinde karar verildi.