Yargıtay · 11. Ceza Dairesi

Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2023/590 E. 2023/7296 K. – Güveni Kötüye

Konu: Güveni Kötüye Kullanma

Mahkeme
Yargıtay
Daire
11. Ceza Dairesi
Esas No
2023/590
Karar No
2023/7296
Karar Tarihi
Konu
Güveni Kötüye Kullanma

B O Z M A Ü Z E R İ N E MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/330 E., 2022/559 K. SUÇ : Güveni kötüye kullanma HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Manisa 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 10.12.2015 tarihli ve 2012/142 Esas, 2015/790 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında güveni kötüye kullama suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 155 inci maddesinin birinci fıkrası ile 52 nci, 53 üncü ve 58 inci maddeleri uyarınca 1 yıl hapis ve 2.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilmiştir. 2. Manisa 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 10.12.2015 tarihli ve 2012/142 Esas, 2015/790 Karar sayılı kararının sanık tarafından temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 15. Ceza Dairesinin, 02.07.2020 tarihli ve 2020/3732 Esas, 2020/7390 Karar sayılı kararı ile, sanığa yüklenen güveni kötüye kullanma suçu nedeniyle, hükümden sonra 02.12.2016 tarih ve 29906 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanunun 34 üncü maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun'un 253 ve 254 üncü maddeleri gereğince uzlaştırma işlemleri için gereği yapılarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir. 3. Bozma üzerine, Manisa 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 10.02.2021 tarihli ve 2020/458 Esas, 2021/83 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında güveni kötüye kullama suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 155 inci maddesinin birinci fıkrası ile 52 nci, 53 üncü ve 58 nci maddeleri uyarınca 1 yıl hapis ve 2.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilmiştir. 4. Manisa 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 10.02.2021 tarihli ve 2020/458 Esas, 2021/83 Karar sayılı kararının sanık tarafından temyizi üzerine Yargıtay 11. Ceza Dairesinin, 31.03.2022 tarihli ve 2021/42851 Esas, 2022/5477 Karar sayılı kararı ile, sanığa isnat edilen ve üst sınırı iki yıl veya daha az süreli hapis ve adli para cezasını gerektiren "güveni kötüye kullanma" suçuna ilişkin olarak, 16.03.2021 tarih ve 31425 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 14.01.2021 tarihli, 2020/81 Esas ve 2021/4 Karar sayılı kararı ile 5271 sayılı Kanun’a 17.10.2019 tarih ve 7188 sayılı Kanun’un 31. maddesiyle eklenen geçici 5. maddesinin (d) bendinde yer alan “hükme bağlanmış” ibaresinin basit yargılama usulü yönünden Anayasa’ya aykırı bulunarak iptal edilmiş olması karşısında, sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir. 5. Bozma üzerine, Manisa 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 14.09.2022 tarihli ve 2022/330 Esas, 2022/559 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında güveni kötüye kullama suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 155 inci maddesinin birinci fıkrası ile 52 nci, 53 üncü ve 58 nci maddeleri uyarınca 1 yıl hapis ve 2.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanığın temyiz isteği; olayın hukuki ihtilaf niteliğinde olduğuna, aracı geri vermeme kastı bulunmadığına, hakkında takdiri indirim ve lehe hükümlerin uygulanmadığına ve re'sen nazara alınacak nedenlerle kararın bozulmasına ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR 1. Sanığın, katılana ait iş yerinden kiraladığı aracı kira süresi bitiminde iade etmediği, bu şekilde üzerine atılı suçu işlediği iddia ve kabul edilmiştir. 2. Sanığın aşamalarda yakalama ile alınan savunmaları ilk olarak, kiraladığı aracı 10-15 gün kullandığına, katılanı arayarak parasının olmadığını, biraz sabrederse göndereceğine söylediğine, onun da arabayı da parayı da istediğine, kendisinin de "para yok, gel arabanı al" diyerek aracın yerini mesajla bildirdiğine; daha sonra, aracı bıraktıktan sonra üç günlük parasını ödediğine, diğer kısmını peşin ödediğine, aracı kira bitiminden bir gün önce bıraktığına, araması olduğu için çevirmeye girdiğine ve aracı aldığı yere değil de ...'de yolun kenarına bıraktığına, arayıp aracı bıraktığını haber verdiğine ve aracın yerini söylediğine, onların aracı bulamadıklarını söyleyerek kendisine yüksek ücret çıkardıklarına yöneliktir. 3. Katılan soruşturma aşamasında alınan 25.11.2011 tarihli ifadesinde sanığın olay tarihi olan 14.11.2011 günü saat 13.40 sıralarında işyerine gelerek ... 2 günlüğüne araç kiraladığını, daha sonra kendisini arayarak sözleşmeyi üç gün uzattığını, farkını da hesabına yatırdığını, aracı 19.11.2011 günü getirmesi gerektiğine ancak getirmediğini, aynı gün araç üzerinde bulunan araç takip sistemini (GPRS) devre dışı bıraktığını, araca ulaşamadığını, cepten ulaştığında "sana araba yok, arabanı da vermiyorum, araba kaskolu değil mi git kaskodan paranı al, benim niye peşime düşüyorsun" dediğini, vermiş olduğu adrese giderek ailesiyle görüştüğünü, sanığın nerede olduğunu onların da tam olarak bilmediklerini, kendisinden araç kiralayarak geri getirmeyen ...'dan şikayetçi olduğunu, kovuşturma aşamasında alınan 15.06.2012 tarihli ifadesinde dava konusu araca henüz ulaşamadıklarını, ... olay sebebiyle araç bedeli olan 25.000,00 TL maddi zararı olduğunu, aracının iade edilmediğini ve zararının giderilmediğini, uzlaşma bozması üzerine alınan 10.02.2021 tarihli ifadesinde aracının çalınması nedeniyle iki yıl aracı kullanamadığından kaybı olduğunu ve sanıktan şikayetçi olduğunu beyan etmiştir. 4. "Hukuki Süreç" başlığı altında (2) numaralı bentte açıklanan Yargıtay bozma ilamı üzerine dosya uzlaştırmacıya tevdi edilmiş ancak taraflar arasında uzlaşma sağlanamamıştır. 5. "Hukuki Süreç" başlığı altında (4) numaralı bentte açıklanan Yargıtay bozma ilamı üzerine gerekçeleri açıklanarak ve takdiren basit yargılama usulünün uygulanmasına yer olmadığına karar verilmiştir. 6. Yapılan yargılama neticesinde sanık hakkında, suçun işleniş biçimi, suçun işlendiği yer ve zaman, suç konusunun önem ve değeri, meydana gelen tehlike veya zararın ağırlığı dikkate alınarak takdir ve teşdit uygulanmak suretiyle belirlenen cezadan, sanığın fiilden sonraki ve yargılama sürecine yansıyan davranışları, pişmanlığının bulunmayışı itibari ile takdiri indirim yapılmamış, sanığın daha önceden kasıtlı suçtan mahkumiyetinin bulunması, kişilik özellikleri, pişmanlığının bulunmayışı, suç işleme hususundaki ısrarı itibari ile yeniden suç işlemekten çekineceğine dair olumlu kanaat gelmediğinden ve zarar giderilmediğinden sanık hakkında erteleme ve hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümlerinin uygulanmamasına karar verilmiştir. IV. GEREKÇE Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Manisa 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 14.09.2022 tarihli ve 2022/330 Esas, 2022/559 Karar sayılı kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 18.10.2023 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2023/590, K. 2023/7296, T. 18.10.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-11-ceza-dairesi-2023-590-e-2023-7296-k-a8fa2acee431