Yargıtay · 11. Ceza Dairesi
Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2023/3155 E. 2024/15514 K. – Sahte Fatura
Konu: Sahte Fatura Kullanma
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2023/3155
- Karar No
- 2024/15514
- Karar Tarihi
- Konu
- Sahte Fatura Kullanma
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/825 E., 2023/215 K. SUÇ : Sahte fatura kullanma HÜKÜM : Düşme TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesinin, 11.01.2018 tarihli ve 2017/2718 Esas, 2018/23 karar sayılı kararının, Yargıtay 11. Ceza Dairesinin 04.07.2022 tarihli ve 2021/12459 Esas, 2022/13839 Karar sayılı ilamı ile bozulmasına, dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine karar verilmesini müteakip, İzmir 7. Asliye Ceza Mahkemesinin, 14.03.2023 tarihli ve 2022/825 Esas, 2023/215 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında düşme kararı verildiği anlaşılmıştır. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Katılan vekilinin temyiz istemi; hükmün usul ve yasaya aykırı olduğuna, zamanaşımını durduran ve kesen nedenlerin hukuki değerlendirilmesinde hata yapıldığına ilişkindir. III. GEREKÇE Sanığa yüklenen “2010 takvim yılında sahte fatura kullanma” suçunun, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun suç tarihinde yürürlükte bulunan 359/b maddesinde düzenlenen cezasının türü ve üst sınırına göre, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 66/1-e ve 67/4. maddelerinde öngörülen olağanüstü dava zamanaşımının, suç tarihinden hüküm tarihine kadar gerçekleştiği anlaşılmış ise de; 1136 sayılı Avukatlık Kanunu'nun 168. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak çıkartılan ve hüküm tarihindeki Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 14/4. maddesinde yer alan, “Beraat eden ve kendisini vekil ile temsil ettiren sanık yararına Hazine aleyhine maktu avukatlık ücretine hükmedilir.” şeklindeki düzenleme nazara alındığında, sanık hakkında açılan kamu davasının düşmesine karar verildiğinin anlaşılması karşısında; kendisini vekille temsil ettiren sanık lehine vekalet ücretine hükmedilemeyeceğinin gözetilmemesi yasaya aykırı bulunmuştur. IV. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle katılan vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden, İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararının 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 303/1. maddesi gereği hüküm fıkrasından vekalet ücreti verilmesine ilişkin kısmın çıkarılması suretiyle, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca İzmir 7. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 16.12.2024 tarihinde karar verildi.