Yargıtay · 11. Ceza Dairesi
Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2023/2563 E. 2024/10402 K. – Güveni Kötüye
Konu: Güveni Kötüye Kullanma
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2023/2563
- Karar No
- 2024/10402
- Karar Tarihi
- Konu
- Güveni Kötüye Kullanma
B O Z M A Ü Z E R İ N E İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2021/411 E., 2022/439 K. SUÇ : Güveni kötüye kullanma HÜKÜMLER : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Bozma üzerine, Küçükçekmece 24. Asliye Ceza Mahkemesinin, 30.09.2022 tarihli ve 2021/411 Esas, 2022/439 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında güveni kötüye kullanma suçundan; a.Katılan ...'a yönelik eylemi nedeniyle, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 155 inci maddesinin birinci fıkrası 62 nci, 52 nci ve 53 üncü maddesi uyarınca 1 yıl 3 ay hapis ve 5.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, b.Katılan ...'ya yönelik eylemi nedeniyle, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 155 inci maddesinin birinci fıkrası 62 nci, 52 nci ve 53 üncü maddesi uyarınca 1 yıl 3 ay hapis ve 6.660,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, c.Katılan ...'e yönelik eylemi nedeniyle, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 155 inci maddesinin birinci fıkrası 62 nci, 52 nci ve 53 üncü maddesi uyarınca 1 yıl 3 ay hapis ve 6.660,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafiinin temyiz isteği; delil toplama talepleri reddedildiğinden adil yargılanma haklarının ihlal edildiğine, suçun yasal unsurlarının oluşmadığına ve lehe olan hükümlerin uygulanması gerektiğine ilişkindir. III.OLAY VE OLGULAR 1.Sanığın, Küçükçekmece ilçesinde "Yasemin Kuyumculuk" adı ile faaliyet gösteren kuyumcu esnafı olduğu, müşterisi olan katılan ...'un 7 adet 20 gram bilezik, 9-10 adet hediyelik bilezik ve 2-3 tane çeyrek altını ile katılan ...'nın 53.000,00 TL değerindeki altınını değerlendirmesi; katılan ...'in ise 469 gr has altınını muhafaza etmesi maksadıyla sanığa emaneten verdikleri, daha sonra işyerini terkederek kaçtığı, bu surette üzerine atılı suçları işlediği iddia ve kabul olunmuştur. 2.Sanık savunmasında, suç işleme kastının bulunmadığı şeklinde savunmada bulunduğu belirlenmiştir. 3.Katılanların, iddianame anlatımını destekler şekilde beyanda bulundukları belirlenmiştir. 4.Sanık tarafından, katılan ...'un kısmi zararının giderdiği, ancak katılan ...'in bozma öncesi alınan beyanında kısmı ödeme nedeniyle etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmasına rızasının bulunmadığının anlaşıldığı; yine diğer katılanların zararlarını giderdiğine ilişkin dosyada herhangi bir bilgi veya belge bulunmadığı anlaşılmıştır. 5. Uzlaştırma raporuyla, sanık ve katılanlar arasında uzlaşmanın sağlanamadığı tespit edilmiştir. 6. Mahkeme tarafından, dosya kapsamı itibarıyla sanığın üzerine atılı eylemlerinin sabit olduğu kabulü ile gerekçeleri açıklanarak takdiren ve teşdiden alt sınırdan uzaklaşılmak suretiyle ceza tayin edildiği, yine gerekçeleri açıklanarak hükmün açıklanmasının geri bırakılması ve erteleme hükümlerinin uygulanmadığı anlaşılmıştır. IV. GEREKÇE Sanığın üzerine atılı suçun 6763 sayılı Kanun'un 34 üncü maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun’un 253 üncü ve 254 üncü maddeleri gereğince uzlaşma kapsamında olması nedeniyle, dosyanın uzlaştırma bürosuna tevdi edildiği, ancak uzlaşmanın sağlanamadığı belirlenerek yapılan incelemede; A.Katılan ...'e yönelik eylemi nedeniyle kurulan hüküm yönünden; Sanığa isnat edilen güveni kötüye kullanma suçundan dolayı kurulan hükümden önce, 16.03.2021 tarih ve 31425 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 14.01.2021 tarihli ve 2020/81 Esas, 2021/4 Karar sayılı kararı ile 5271 sayılı Kanun'a 17.10.2019 tarih ve 7188 sayılı Kanun’un 31 inci maddesiyle eklenen geçici 5 inci maddesinin (d) bendinde yer alan “hükme bağlanmış” ibaresinin basit yargılama usulü yönünden Anayasa’ya aykırı bulunarak iptal edilmiş olması karşısında, sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması, bozmayı gerektirmiştir. B.Katılanlar ... ve ...'ya yönelik eylemleri nedeniyle kurulan hükümler yönünden; Yapılan yargılamaya, toplanıp gerekçeli kararda gösterilerek tartışılan delillere, Mahkemenin oluşa uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre, sanık müdafiinin diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir, ancak; 1.Her ne kadar Yargıtay (Kapatılan) 15. Ceza Dairesinin 23.06.2020 tarihli ve 2020/2105 Esas, 2020/6342 Karar sayılı kararı ile bozma öncesi verilen Küçükçekmece 9. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 22.02.2016 tarihli ve 2013/256 Esas, 2016/38 Karar sayılı kararının suç vasfından dolayı bozulmasına karar verilmiş ise de; Dairemizin 29.11.2022 tarihli ve 2022/5471 Esas, 2022/19854 Karar sayılı kararında da belirtildiği üzere, Küçükçekmece'de "Yasemin Kuyumculuk" adı ile faaliyet gösteren kuyumcu esnafı olan sanığın, müşterisi olan katılanların değerlendirmesi maksadıyla kendisine tevdi ve teslim edilmiş olan altınlarını, zilyetliğin devri amacı dışında tasarrufta bulunması şeklinde gerçekleşen eylemlerinin, 5237 sayılı Kanun'un 155 inci maddesinin ikinci fıkrasında düzenlenen hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçunu oluşturduğu gözetilmeden karar verilmesi, 2. Kabule göre de; sanığa isnat edilen ve üst sınırı iki yıl veya daha az süreli hapis cezasını gerektiren güveni kötüye kullanma suçundan dolayı kurulan hükümden önce, 16.03.2021 tarih ve 31425 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 14.01.2021 tarihli 2020/81 Esas ve 2021/4 Karar sayılı kararı ile 5271 sayılı Kanun'a 17.10.2019 tarih ve 7188 sayılı Kanun’un 31 inci maddesiyle eklenen geçici 5 inci maddesinin (d) bendinde yer alan “hükme bağlanmış” ibaresinin basit yargılama usulü yönünden Anayasa’ya aykırı bulunarak iptal edilmiş olması karşısında, sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması, bozmayı gerektirmiştir. IV. KARAR Gerekçe bölümünün (A),(B) bendinde açıklanan nedenlerle, Küçükçekmece 24. Asliye Ceza Mahkemesinin, 30.09.2022 tarihli ve 2021/411 Esas, 2022/439 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden katılan ...'e yönelik eylemi nedeniyle kurulan hüküm yönünden başkaca yönleri incelenmeksizin, hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,19.09.2024 tarihinde karar verildi.