Yargıtay · 11. Ceza Dairesi
Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2023/2418 E. 2024/36 K. – Resmi Belgenin
Konu: Resmi Belgenin Düzenlenmesinde Yalan Beyan
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2023/2418
- Karar No
- 2024/36
- Karar Tarihi
- Konu
- Resmi Belgenin Düzenlenmesinde Yalan Beyan
K A N U N Y A R A R I N A B O Z M A MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/91 E., 2022/274 K. SUÇ : Resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan İNCELEME KONUSU KARAR : Mahkûmiyet KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN: Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: İlgili kararın kanun yararına bozulması Küçükçekmece 8. Asliye Ceza Mahkemesinin, 19.04.2022 tarihli ve 2022/91 Esas, 2022/274 Karar sayılı kararı ile basit yargılama usulü uygulanarak sanık hakkında resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 206 ncı, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 251 inci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca 2.320,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ilişkin hükmün, 5271 sayılı Kanun'un 252 nci maddesinin birinci fıkrası gereğince itiraz edilmeden 16.06.2022 tarihinde kesinleştiği belirlenmiştir. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Kanun'un 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 31.03.2023 tarihli ve 2022/22979 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 11.05.2023 tarihli ve KYB-2023/40738 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 11.05.2023 tarihli ve KYB-2023/40738 sayılı kanun yararına bozma isteminin; “Dosya kapsamına göre, sanığın eylemine uyan resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan suçunda, 5237 sayılı Kanun'un 66/1-e, 67/4 ve 206/1. maddelerine göre, asli zamanaşımı süresinin 8 yıl, olağanüstü zamanaşımı süresinin ise 12 yıl olduğu, bu hali ile 5237 sayılı Kanun'un 66/1-e ve 67/4. maddelerinde öngörülen 12 yıllık olağanüstü dava zamanaşımı süresinin, suç tarihi olan 02/02/2010 ile kararın verildiği 19/04/2022 tarihine kadar gerçekleştiği gözetilmeksizin, kamu davasının düşmesi yerine yazılı şekilde mahkumiyet kararı verilmesinde isabet görülmemiştir.” Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE 1. Resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan suçu, 5237 sayılı Kanun'un 206 ncı maddesinde, "Bir resmi belgeyi düzenlemek yetkisine sahip olan kamu görevlisine yalan beyanda bulunan kişi, üç ... iki yıla kadar hapis veya adlî para cezası ile cezalandırılır." şeklinde düzenlenmiştir. 2. 5237 sayılı Kanun'un zincirleme suç başlıklı 43 üncü maddesinin birinci fıkrasında, "Bir suç işleme kararının icrası kapsamında, değişik zamanlarda bir kişiye karşı aynı suçun birden fazla işlenmesi durumunda, bir cezaya hükmedilir. Ancak bu ceza, dörtte birinden dörtte üçüne kadar artırılır." hükmü yer almakta olup, aynı Kanun'un 66 ncı maddesinin altıncı fıkrasında "Zamanaşımı, tamamlanmış suçlarda suçun işlendiği günden, teşebbüs halinde kalan suçlarda son hareketin yapıldığı günden, kesintisiz suçlarda kesintinin gerçekleştiği ve zincirleme suçlarda son suçun işlendiği günden, çocuklara karşı üstsoy veya bunlar üzerinde hüküm ve nüfuzu olan kimseler tarafından işlenen suçlarda çocuğun onsekiz yaşını bitirdiği günden itibaren işlemeye başlar." denilmek suretiyle zincirleme suçlarda suç tarihinin ne şekilde tespit edileceği hükme bağlanmıştır. 3. Bu açıklamalar ışığında dava dosyası değerlendirildiğinde; sanığın, katılanın kimlik bilgilerini içeren sahte sürücü belgesini ibraz ederek değişik tarihlerde katılan adına altı adet trafik idari para cezası tutanağı düzenlenmesine sebep olmaktan ibaret eylemlerinin zincirleme şekilde 5237 sayılı Kanun'un 206 ncı maddesinde düzenlenen "resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan" suçunu oluşturduğu, iddianameye konu son eylemin 08.04.2014 tarihinde İstanbul ili Başakşehir ilçesinde 07 AIJ 53 plaka sayılı araç adına düzenlenen trafik idari para cezası tutanağına ilişkin olması nedeniyle, 5237 sayılı Kanun'un 66 ncı maddesinin altıncı fıkrası uyarınca suç tarihinin 08.04.2014 olarak tespit edildiği, bu itibarla sanığın yargılama konusu eylemi için, 5237 sayılı Kanun'un 206 ncı maddesi uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre aynı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi ve 67 nci maddesinin dördüncü fıkrası gereğince öngörülen olağan ve olağanüstü zamanaşımı sürelerinin hüküm tarihine kadar gerçekleşmediği anlaşılmakla, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin reddine karar vermek gerekmiştir. III. KARAR Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, kanun yararına bozma istemi doğrultusunda düzenlediği tebliğnamedeki düşünce yerinde görülmediğinden KANUN YARARINA BOZMA İSTEMİNİN oy birliğiyle REDDİNE, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 08.01.2024 tarihinde karar verildi.