Yargıtay · 11. Ceza Dairesi
Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2023/1339 E. 2024/10990 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2023/1339
- Karar No
- 2024/10990
- Karar Tarihi
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2022/1436 E., 2022/2119 K. Sanık hakkında kurulan hükmün yapılan ön inceleme neticesinde temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenler sanık müdafi, katılan ... ve vekilinin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı, Katılan ...'ün davaya katılma ve temyiz etme hakkı bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1.İzmir 12. Ağır Ceza Mahkemesinin 21.12.2021 tarihli ve 2017/170 Esas, 2021/463 Karar sayılı kararı ile sanığın zimmet suçundan mahkumiyetine karar verilmiştir. 2.İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesinin, 12.10.2022 tarihli ve 2022/1436 Esas, 2022/2119 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında zimmet suçundan kurulan hükmün kaldırılarak, sanığın hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçundan mahkumiyetine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafinin temyiz istemi, özetle atılı suçun unsurlarının oluşmadığına, hukuki nitelendirmenin yanlış yapıldığına, katılan ... ve vekilinin temyiz istemi özetle sanığın daha ağır cezalandırılması gerektiğine, hukuki vasfın yanlış nitelendirildiğine ilişkindir. III. GEREKÇE Güveni kötüye kullanma suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik katılan ... ve vekili ile sanık müdafinin temyiz taleplerinin incelenmesinde; 5271 sayılı CMK’nın 217. maddesi uyarınca duruşmadan edindiği kanaate göre delilleri değerlendirip, 5237 sayılı TCK'nın 61. maddesine uygun, yasal ve yeterli gerekçe ile alt sınırdan uzaklaşarak ceza tayin eden mahkemenin takdir ve kabulünde bir isabetsizlik görülmediğinden tebliğnamedeki bozma isteyen düşünceye iştirak edilmemiştir. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafi ile katılan ... ve vekilinin temyiz sebeplerinin incelenmesinde hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır. IV. KARAR 1.Güveni kötüye kullanma suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik şikayetçi ...'ın temyiz taleplerinin incelenmesinde; Sanığın eyleminden doğrudan doğruya zarar görenin katılan ... olduğu, suçtan doğrudan doğruya zarar görmeyen ...'ın atılı suç yönünden kamu davasına katılma hakkı olmadığı gibi usulsüz olarak verilen katılma kararının da hükmü temyiz yetkisi vermeyeceğinden, 5271 sayılı Kanun'un 298. maddesi gereğince temyiz isteminin REDDİNE, 2.Güveni kötüye kullanma suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik katılan ... ve vekili ile sanık müdafinin temyiz taleplerinin incelenmesinde; Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesinin kararında, sanık müdafi ile katılan ... ve vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi gereği Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca İzmir 12. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 02.10.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.