Yargıtay · 11. Ceza Dairesi

Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2022/7151 E. 2023/9295 K. – Sahte Pasaport

Konu: Sahte Pasaport Kullanmak

Mahkeme
Yargıtay
Daire
11. Ceza Dairesi
Esas No
2022/7151
Karar No
2023/9295
Karar Tarihi
Konu
Sahte Pasaport Kullanmak

K A N U N Y A R A R I N A B O Z M A MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi KARAR TARİHİ : 14.03.2007 SAYISI : 2007/28 Değişik İş SUÇ : Sahte pasaport kullanmak İNCELEME KONUSU KARAR : Arşiv kaydının silinmesi KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: İlgili kararın kanun yararına bozulması Hükümlünün arşiv kaydının silinmesine dair Afşin Asliye Ceza Mahkemesinin, 14.03.2007 tarihli ve 2007/28 Değişik İş sayılı kararının temyiz edilmeksizin kesinleştiği ve Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 29.06.2022 tarihli ve 2021/29575 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 19.07.2022 tarihli ve KYB-2022/98737 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 19.07.2022 tarihli ve KYB-2022/98737 sayılı kanun yararına bozma isteminin; “Yargıtay 17. Ceza Dairesinin 24/09/2019 tarihli ve 2019/10159 esas, 2019/11112 karar sayılı ilamında belirtildiği üzere, mahkemenin 14/03/2007 tarihli hükümle, sanığın arşiv kaydında gözüken kaydının silinmesine karar verilmesini müteakip, 19/11/2007 tarihinde dosyayı yeniden ele alarak vermiş olduğu sanığa ait arşiv kaydının silinmemesine dair ek kararının hukukî değerden yoksun ve yok hükmünde olduğu değerlendirilerek yapılan incelemede; Dosya kapsamına göre, sanık hakkında sahte pasaport kullanmak suretiyle sahtecilik suçundan 765 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 350/3, 59/2. maddeleri ile 647 sayılı Cezaların İnfazı Hakkında Kanun'un 4/1. maddesi uyarınca 1.500,000 Türk lirası ağır para cezası verildiği ve 647 sayılı Kanun'un 6. maddesi gereğince bu cezasının ertelenmesini müteakip, sanığın talebi üzerine Afşin Asliye Ceza Mahkemesinin 19/03/2004 tarihli sanığın adli sicil kaydının silinmesi kararını takiben, anılan Mahkemenin 14/03/2007 tarihli kararı ile sanığın arşiv kaydında gözüken kaydın silinmesine karar verilmiş ise de; 765 sayılı Kanun'un 95/2. maddesinde yer alan "Cürüm ile mahkum olan kimse hüküm tarihinden itibaren beş sene içinde işlediği diğer bir cürümden dolayı evvelce verilen ceza cinsinden bir cezaya yahut hapis veya ağır hapis cezasına mahkum olmazsa, cezası tecil edilmiş olan mahkumiyeti esasen vaki olmamış sayılır. Aksi takdirde her iki ceza ayrı ayrı tenfiz olunur." şeklindeki, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5352 sayılı Adli Sicil Kanunu'nun geçici 2. maddesi 1. fıkrasında yer alan, “Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihte, Adalet Bakanlığı Adlî Sicil ve İstatistik Genel Müdürlüğünce toplanmış olsun veya olmasın, suç tarihi itibarıyla bu Kanunun yürürlük tarihinden önceki kayıtlar hakkında, 3682 sayılı Kanuna göre süre yönünden silinme koşulu oluşanlar silinir; diğer kayıtlar için bu Kanun hükümlerine göre işlem yapılır.” şeklindeki ve 11/04/2012 tarihinde Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6290 sayılı Adli Sicil Kanunu ile Sporda Şiddet ve Düzensizliğin Önlenmesine Dair Kanun'da Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun'un 3. maddesi ile değişik 2. fıkrasında yer alan “Bu Kanunun yayımı tarihinde, Anayasanın 76 ncı maddesi ile bazı özel kanunlarda yer alan ve bir hak yoksunluğuna neden olan mahkûmiyetler bakımından, arşive alınan veya şartları oluştuğu halde ya da henüz şartları oluşmadığı için arşive alınmayan kayıtlar hakkında 12 nci maddenin birinci fıkrası hükmü uygulanır.” şeklindeki ve 6290 sayılı Kanun'un 3. maddesi ile eklenen 3. fıkrasında “ İkinci fıkrada sayılanlar dışında, birinci fıkra gereğince işlem yapılarak arşive alınan kayıtlar 3682 sayılı Kanunun 8 inci maddesinde öngörülen sürelerin dolduğu veya ertelenmiş olan mahkûmiyetin esasen vaki olmamış sayıldığı hallerde bu tarih esas alınarak Adli Sicil ve İstatistik Genel Müdürlüğünce silinir.” şeklindeki düzenlemeler nazara alındığında; sanığın işlediği sahte pasaport kullanmak suretiyle sahtecilik suçunun 765 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun altınca bap dördüncü faslında zikredilen sahtekarlık suçlarından olduğu ve bu suçun özel kanunlarda sayılan suçlardan olması nedeniyle adli sicil kaydından çıkartılarak arşiv kaydına alınması gerektiği, 6290 sayılı Kanun'un 3. maddesi ile değişik 5352 sayılı Kanun'un geçici 2/2. maddesi uyarınca da ancak aynı Kanun'un 12/1-b maddesindeki şartların gerçekleşmesi halinde arşiv kaydından silinmesinin mümkün olduğu anlaşılmakla; 6290 sayılı Kanun'un 3. maddesi ile eklenen 5352 sayılı Kanun'un geçici 2/3. maddesi gereğince 6290 sayılı Kanun'un yürürlüğe girdiği 11/04/2012 tarihinden itibaren şartları oluştuğu taktirde Adalet Bakanlığı Adli Sicil ve İstatistik Genel Müdürlüğü tarafından arşiv kayıtlarının silinebileceği hususunun gözetilmemesi nedeniyle, Kabule göre de, adı geçen sanığın sahte pasaport kullanmak suretiyle sahtecilik suçundan almış olduğu cezanın ertelenmesi nedeniyle oluşturulan kaydın, atılı suçun niteliği gereği sanık hakkında hak yoksunluğuna sebebiyet verdiği, 5352 sayılı Kanun'un geçici 2. maddesinin 2. fıkrası yollamasıyla, aynı Kanun'un 12/1-b maddesi gereğince, arşive alınma koşullarının oluştuğu tarihten itibaren, anılan Kanun'un 13/A-1-a-b maddesindeki koşullar yerine gelmek suretiyle yasaklanmış hakların geri verilmesi kararı alınması koşulu ile 15 yıl, yasaklanmış hakların geri verilmesi kararı alınmaksızın 30 yıl geçmesiyle arşivden silinebileceği, somut olayda; 30/04/1993 tarihinde işlenen ve karar tarihinden (08/11/1993) itibaren 5 yıllık sürenin dolmasını takiben 19/03/2004 tarihli karar ile bahse konu adli sicil kaydının silinerek, istenildiğinde verilmek üzere arşiv kaydına alındığı, dosya kapsamında sanık hakkında verilmiş yasaklanmış hakların geri verilmesine dair bir kararın bulunmadığı da dikkate alındığında, arşive alınma tarihi üzerinden geçmesi gereken yasal sürelerin henüz tamamlanmamış olması nedeniyle, Talebin reddi yerine yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir.” Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE 1.765 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (765 sayılı Kanun) 95 inci maddesinin ikinci fıkrası; "Cürüm ile mahkûm olan kimse hüküm tarihinden itibaren beş sene içinde işlediği diğer bir cürümden dolayı evvelce verilen ceza cinsinden bir cezaya yahut hapis veya ağır hapis cezasına mahkûm olmazsa, cezası tecil edilmiş olan mahkûmiyeti esasen vaki olmamış sayılır. Aksi takdirde her iki ceza ayrı ayrı tenfiz olunur." şeklinde düzenlenmiştir. 2.Karar tarihinde yürürlükte bulunan 5560 sayılı Kanun ile değişik 5352 sayılı Adli Sicil Kanunu'nun 12 nci maddesinde; "(1) Arşiv bilgileri, ilgilinin ölümü üzerine ve her halde kaydın girildiği tarihten itibaren seksen yılın geçmesiyle tamamen silinir. (2) Fiilin kanunla suç olmaktan çıkarılması halinde, bu suçtan mahkûmiyete ilişkin adlî sicil ve arşiv kayıtları, talep aranmaksızın tamamen silinir. (3) Kanun yararına bozma veya yargılamanın yenilenmesi sonucunda verilen beraat veya ceza verilmesine yer olmadığı kararının kesinleşmesi halinde, önceki mahkûmiyet kararına ilişkin adlî sicil ve arşiv kaydı tamamen silinir." ve geçici 2 nci maddesi ise; (1) Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihte, Adalet Bakanlığı Adlî Sicil ve İstatistik Genel Müdürlüğünce toplanmış olsun veya olmasın, suç tarihi itibarıyla bu Kanunun yürürlük tarihinden önceki kayıtlar hakkında, 3682 sayılı Kanuna göre süre yönünden silinme koşulu oluşanlar silinir; diğer kayıtlar için bu Kanun hükümlerine göre işlem yapılır. Anayasanın 76 ncı maddesi ile özel kanun hükümleri saklıdır. (2) Birinci fıkra gereğince işlem yapılarak arşive alınan kayıtlar hakkında, 3682 sayılı Kanunun 8 inci maddesinde öngörülen sürelerin dolduğu veya ertelenmiş olan hükmün esasen vâki olmamış sayıldığı hallerde bu tarih esas alınarak, Anayasanın 76 ncı maddesi ve özel kanunlarda sayılan suç ve mahkûmiyetler dışındaki kayıtlar için ilgilinin, Cumhuriyet Başsavcılığının veya Adlî Sicil ve İstatistik Genel Müdürlüğünün talebi üzerine hükmü veren mahkemece veya talep edenin bulunduğu yer asliye ceza mahkemesince arşiv kaydının silinmesine karar verilir." hükümleri yer almaktadır. 3. 6290 sayılı Kanun ile değişik 5352 sayılı Adli Sicil Kanunu'nun 9 uncu maddesinin birinci fıkrasının; "Adlî sicildeki bilgiler; a) Cezanın veya güvenlik tedbirinin infazının tamamlanması, b) Ceza mahkûmiyetini bütün sonuçlarıyla ortadan kaldıran şikayetten vazgeçme veya etkin pişmanlık, c) Ceza zamanaşımının dolması, d) Genel af, Halinde Adlî Sicil ve İstatistik Genel Müdürlüğünce silinerek, arşiv kaydına alınır.", aynı Kanun'un 12 nci maddesinin birinci fıkrasının; "Arşiv bilgileri; a) İlgilinin ölümü üzerine, b) Anayasanın 76 ncı maddesi ile Türk Ceza Kanunu dışındaki kanunlarda bir hak yoksunluğuna neden olan mahkûmiyetler bakımından kaydın arşive alınma koşullarının oluştuğu tarihten itibaren; 1. Yasaklanmış hakların geri verilmesi kararı alınması koşuluyla onbeş yıl geçmesiyle, 2. Yasaklanmış hakların geri verilmesi kararı alınması koşulu aranmaksızın otuz yıl geçmesiyle, c) Diğer mahkûmiyetler bakımından kaydın arşive alınma koşullarının oluştuğu tarihten itibaren beş yıl geçmesiyle, tamamen silinir" ve geçici 2 nci maddesinin ise; "(1) Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihte, Adalet Bakanlığı Adlî Sicil ve İstatistik Genel Müdürlüğünce toplanmış olsun veya olmasın, suç tarihi itibarıyla bu Kanunun yürürlük tarihinden önceki kayıtlar hakkında, 3682 sayılı Kanuna göre süre yönünden silinme koşulu oluşanlar silinir; diğer kayıtlar için bu Kanun hükümlerine göre işlem yapılır. (Mülga ikinci cümle: 5/4/2012-6290/3 md.)(2) (Değişik: 5/4/2012-6290/3 md.) Bu Kanunun yayımı tarihinde, Anayasanın 76 ncı maddesi ile bazı özel kanunlarda yer alan ve bir hak yoksunluğuna neden olan mahkûmiyetler bakımından, arşive alınan veya şartları oluştuğu halde ya da henüz şartları oluşmadığı için arşive alınmayan kayıtlar hakkında 12 nci maddenin birinci fıkrası hükmü uygulanır. (3) (Ek: 5/4/2012-6290/3 md.) İkinci fıkrada sayılanlar dışında, birinci fıkra gereğince işlem yapılarak arşive alınan kayıtlar 3682 sayılı Kanunun 8 inci maddesinde öngörülen sürelerin dolduğu veya ertelenmiş olan mahkûmiyetin esasen vaki olmamış sayıldığı hallerde bu tarih esas alınarak Adli Sicil ve İstatistik Genel Müdürlüğünce silinir. " şeklinde düzenlendiği belirlenmiştir. 4. Bu kapsamda inceleme konusu dava dosyası değerlendirildiğinde; hükümlünün arşiv kaydının silinmesine dair Afşin Asliye Ceza Mahkemesinin, 14.03.2007 tarihli ve 2007/28 Değişik İş sayılı kararını müteakip, Adalet Bakanlığı Adli Sicil ve İstatistik Genel Müdürlüğünün 26.04.2007 tarihli ve 9113 sayılı yazısı üzerine dosyanın yeniden ele alınarak, bu kez arşiv kaydının silinmemesine ilişkin verilen 19.11.2007 tarihli kararın hukuki değerden yoksun olduğu belirlenerek yapılan incelemede; Bakırköy 7. Asliye Ceza Mahkemesinin 08.11.1993 tarihli ve 1993/475 Esas, 1993/830 Karar sayılı kararı ile hükümlü hakkında sahte pasaport kullanma suçundan 765 sayılı Kanun'un 350 nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca 1.500.000 TL ağır para cezası ile cezalandırılmasına, cezanın 647 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesi gereğince ertelenmesine ilişkin hükmün kesinleşmesi sonrası, söz konusu kaydın adli sicil kaydından çıkartılarak arşiv kaydına alındığı, hükümlünün 06.03.2007 tarihli dilekçesi ile arşiv kaydının silinmesine karar verilmesini talep ettiği ve Mahkemenin 14.03.2007 tarihli kararı ile arşiv kaydının silinmesine karar verildiği anlaşılmış ise de; hükümlünün arşiv kaydında yer alan sahte pasaport kullanma suçunun, Anayasa’nın 76 ncı maddesinde sayılan suçlardan olup, karar tarihi itibarıyla silinme koşullarının oluşmadığı, bununla birlikte karardan sonra 6290 sayılı Kanun ile değişik 5352 sayılı Adli Sicil Kanununun 13/A maddesinde yer alan düzenlemeler dikkate alınmak suretiyle, aynı Kanun'un 12 nci maddesinin birinci fıkrasındaki koşulların oluşması halinde silinmesinin olanaklı hale geldiği ancak, dosya kapsamına göre hükümlü hakkında yasaklanmış hakların geri verilmesi kararı bulunmadığı ve anılan maddede öngörülen sürelerin de dolmadığı anlaşılmakla; kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür. III. KARAR 1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, 2. Afşin Asliye Ceza Mahkemesinin, 14.03.2007 tarihli ve 2007/28 Değişik İş sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (a) bendi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 04.12.2023 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2022/7151, K. 2023/9295, T. 04.12.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-11-ceza-dairesi-2022-7151-e-2023-9295-k-845a91e38645