Yargıtay · 11. Ceza Dairesi
Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2022/6526 E. 2023/8768 K. – Hizmet Nedeniyle
Konu: Hizmet Nedeniyle Güveni Kötüye Kullanma
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2022/6526
- Karar No
- 2023/8768
- Karar Tarihi
- Konu
- Hizmet Nedeniyle Güveni Kötüye Kullanma
K A N U N Y A R A R I N A B O Z M A MAHKEMESİ :Sulh Ceza Hakimliği SAYISI : 2021/1159 Değişik iş SUÇ : Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma İNCELEME KONUSU KARAR : Kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itirazın reddi KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: İlgili kararın kanun yararına bozulması Büyükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığının 10.11.2020 tarihli ve 2019/35935 Soruşturma, 2020/24666 Karar sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair kararına karşı yapılan itirazın reddine ilişkin mercii Bakırköy 2. Sulh Ceza Hakimliğinin 17.02.2021 tarihli ve 2021/1159 Değişik İş sayılı kararının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 271 inci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca kesin nitelikte olması sebebiyle karar tarihi olan 17.02.2021’de kesinleştiği belirlenmiştir. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 08.06.2022 tarihli ve 2021/23310 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 01.07.2022 tarihli ve KYB-2022/86708 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 01.07.2022 tarihli ve KYB-2022/86708 sayılı kanun yararına bozma isteminin; “Dosya kapsamına göre, somut olayda müşteki vekilinin Büyükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığına vermiş olduğu şikâyet dilekçesinde, şüphelinin, ... Petrol Turizm A.Ş.'nin D 100 karayolu üzerindeki akaryakıt istasyonunda, akaryakıt satış elamanı olarak çalışmakta iken firmalara ait yakıt kartları (ağırlıklı olarak BORUSAN ve ALTUR isimli şirketlere ait) nakit ve kredi kartıyla ödeme yapan özel araçlardan alınan ödemeleri değiştirerek müşteki şirkete, satılmayan yakıt kartlarını nakde dönüştürüp kendisine menfaat sağladığı, böylece yüksek tutarda yakıt kart komisyonu ödeterek ve nakit parayı vadeliye dönüştürerek müşteki şirketi maddi zarara uğrattığı iddiasıyla şikayetçi olması üzerine yapılan soruşturma neticesinde, şüphelinin üzerine atılı suçu işlediğine dair müştekinin beyanları dışında kamu davası açmaya yeter delil elde edilemediğinden bahisle takipsizlik kararı verilmiş ise de, Normalde bir plakaya ve bir şirkete OPET merkez tarafından tanımlı olan kartla 10-20 farklı plakalı araca yakıt verildiği, 7 kartta 7 araca satış yapılması gerekirken 86 araca satış yapıldığı, yine normalde 1 plakaya tanımlı kartla bir yakıt türü satın alınması gerekirken, üç farklı tür yakıt alındığı, motorin kullanan bir şirket aracı için düzenlenen kartla, şirkete ait olmayan benzinli araca yakıt alındığı, kartın sahibi şirketin plakasına düzenlenmesi gereken yazar kasa fişi başka kişi yada şahsa kesilerek devletten vergi kaçırılmasına sebep olunduğu, nakit kartın T ile başlayan ticari araçlarda kullanılmak üzere verilirken, alınan yakıtların özel plakalı araçlara kullandırıldığının iddia edilmesi karşısında, soruşturma dosyasındaki detaylı satış raporlarında tespit edilen yakıt kart satışı ve bahse konu akaryakıt istasyonuna ait kamera kayıtlarından tespit edilen nakit ya da kredi kartı tahsilatları ile eşleştirilerek nakit ödeme alınmadan yapılması gereken yakıt kart işlemlerindeki harcamalar ile uyumlu olup olmadığı hususunda bilirkişi incelemesi yaptırılıp, yine bu hususta da müşteki vekilinin sunduğu tanık listesindeki tanıkların beyanları alınıp, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 155/2. maddesinde düzenlenen "hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma" suçu açısından bir değerlendirme yapılması gerektiği gözetilmeksizin, eksik soruşturmaya ve değerlendirmeye dayalı verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair karara yönelik itirazın kabulü yerine, yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir.“ Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE 1. 5271 sayılı Kanun‘un 160 ıncı maddesinin birinci ve ikinci fıkralarında; Cumhuriyet savcısının, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlayacağı, maddî gerçeğin araştırılması ve adil bir yargılamanın yapılabilmesi için, emrindeki adlî kolluk görevlileri marifetiyle, şüphelinin lehine ve aleyhine olan delilleri toplayarak muhafaza altına almakla ve şüphelinin haklarını korumakla yükümlü olduğu belirlenmiştir. 2. 5271 sayılı Kanun’un, “Kovuşturmaya yer olmadığına dair karar” başlıklı 172 nci maddesinin birinci fıkrası; “(1) Cumhuriyet savcısı, soruşturma evresi sonunda, kamu davasının açılması için yeterli şüphe oluşturacak delil elde edilememesi veya kovuşturma olanağının bulunmaması hâllerinde kovuşturmaya yer olmadığına karar verir. Bu karar, suçtan zarar gören ile önceden ifadesi alınmış veya sorguya çekilmiş şüpheliye bildirilir. Kararda itiraz hakkı, süresi ve mercii gösterilir. ...“ Şeklinde düzenlenmiştir. 3. 5271 sayılı Kanun’un, “Cumhuriyet savcısının kararına itiraz” başlıklı 173 üncü maddesinin inceleme konusu ile ilgili olan birinci, ikinci, üçüncü ve dördüncü fıkralarında; “(1) Suçtan zarar gören, kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın kendisine tebliğ edildiği tarihten itibaren onbeş gün içinde, bu kararı veren Cumhuriyet savcısının yargı çevresinde görev yaptığı ağır ceza mahkemesinin bulunduğu yerdeki sulh ceza hâkimliğine itiraz edebilir. (2) İtiraz dilekçesinde, kamu davasının açılmasını gerektirebilecek olaylar ve deliller belirtilir. (3)(Değişik: 18/6/2014-6545/71 md.) Sulh ceza hâkimliği, kararını vermek için soruşturmanın genişletilmesine gerek görür ise bu hususu açıkça belirtmek suretiyle, o yer Cumhuriyet başsavcılığından talepte bulunabilir; kamu davasının açılması için yeterli nedenler bulunmazsa, istemi gerekçeli olarak reddeder; itiraz edeni giderlere mahkûm eder ve dosyayı Cumhuriyet savcısına gönderir. Cumhuriyet savcısı, kararı itiraz edene ve şüpheliye bildirir. (4) (Değişik: 25/5/2005 - 5353/26 md.) Sulh ceza hâkimliği istemi yerinde bulursa, Cumhuriyet savcısı iddianame düzenleyerek mahkemeye verir. ...“ Hükümleri yer almaktadır. 4. Kanun‘da yer alan düzenlemelerden de görüleceği üzere; Cumhuriyet savcısı, suçun işlenip işlenmediğinin tespiti bakımından hemen işin gerçeğini araştırmaya başlamalı, toplanan delillerin suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturduğu kanısına ulaştığında iddianame düzenleyerek kamu davası açmalı, aksi halde 5271 sayılı Kanun’un 172 nci maddesi gereğince kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar vermelidir. 5. Kovuşturmaya yer olmadığına dair kararı itiraz üzerine inceleyen Sulh Ceza Hakimliği, kamu davası açılması için yeterli delil bulunmaması durumunda itirazın reddine, yeterli delil bulunması durumunda itirazın kabulüne veya eksik soruşturma nedeniyle soruşturmanın genişletilmesine karar verebilecektir. 6. Bu kapsamda inceleme konusu soruşturma dosyası değerlendirildiğinde; şüphelinin, şikâyetçi ... Petrol Turizm A.Ş. bünyesinde faaliyet gösteren akaryakıt istasyonunda satış elamanı olarak çalıştığı, 22.08.2019 tarihinde yapılan denetimlerde, nakit veya kredi kartıyla ödeme yapan özel araçlara ait bu ödemelerin, şüpheli tarafından verildiği şekliyle alınıp doğrudan kasaya koyulması gerekirken, OPET tarafından firmalara verilen ve kullanılmayan yakıt kartlarını bir miktar düşük fiyatla bu kişilerden alarak, akaryakıt istasyonunda nakit veya kredi kartıyla yapılan ödemeleri akıt kartla ödenmiş gibi gösterdiğinin, böylece nakit parayı vadeliye çevirmek ve yakıt kart alınırken firmaya verilen indirim nedeniyle yüzde 3-3,5 oranında finansman maliyetine neden olmak suretiyle şirketi zarara uğrattığının, şüphelinin bu şekilde hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçunu işlediğinin iddia olunması ve şüphelinin de alınan beyanında suçlamayı kabul etmeyerek, haksız yere işten çıkarıldığı için İş Mahkemesinde dava açtığını, bu yüzden şikâyetçinin asılsız iddialarda bulunduğunu söylemesi karşısında; şirkete ait defter, belge ve kayıtların getirtilerek konusunda uzman bilirkişiden rapor alınması, şirketin zarara uğrayıp uğramadığının, uğramış ise miktarının kuşkuya yer bırakmayacak bir biçimde tespit edilmesi, dilekçede belirtilen tanıkların beyanlarına başvurulması, dosyaya ibraz edilen CD'nin çözümünün yaptırılması, İş Mahkemesinde görülen dava dosyasının getirtilerek incelenmesi, onaylı bir suretinin dosya arasına alınması, benzer soruşturma ya da kovuşturma dosyalarının bulunup bulunmadığının araştırılması, sonucuna göre somut olayda hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçunun unsurlarının oluşup oluşmayacağının tayin ve takdiri gerekirken, eksik soruşturma neticesinde verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itiraz üzerine soruşturmanın genişletilmesine karar verilmesi yerine itirazın reddine karar verilmesi Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür. III. KARAR 1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, 2. Bakırköy 2. Sulh Ceza Hakimliğinin 17.02.2021 tarihli ve 2021/1159 Değişik İş sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (a) bendi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 27.11.2023 tarihinde karar verildi.