Yargıtay · 11. Ceza Dairesi
Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2022/5953 E. 2024/6910 K. – Güveni Kötüye
Konu: Güveni Kötüye Kullanma
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2022/5953
- Karar No
- 2024/6910
- Karar Tarihi
- Konu
- Güveni Kötüye Kullanma
MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2020/636 E., 2021/572 K. SUÇ : Güveni kötüye kullanma HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Ret, bozma Sanığın, şikâyetçi ...'a yönelik güveni kötüye kullanma suçundan uzlaşma neticesinde verilen düşme kararının, temyiz dilekçeleri içeriğinden temyize konu edilmediği anlaşılmakla yapılan incelemede; Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz eden katılan ... vekili ve sanık müdafinin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği katılan ... vekili ve sanık müdafinin temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı mağdurlar ... ile ...'ın hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunmadığı mağdurlar adına vekilinin temyiz isteminin reddine karar verilmesi gerektiği yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Aliağa 1.Asliye Ceza Mahkemesinin kararıyla sanık hakkında zincirleme şekilde hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçundan mahkûmiyet kararı verilmiştir. 2. Yargıtay (Kapatılan) 15.Ceza Dairesi tarafından eylemin uzlaştırma kapsamına alınan güveni kötüye kullanma suçunu oluşturduğu gerekçesi ile bozma kararı verilmiştir. 3. Aliağa 1.Asliye Ceza Mahkemesinin, 16.04.2021 tarihli ve 2020/636 Esas, 2021/572 Karar sayılı kararıyla sanık hakkında güveni kötüye kullanma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 155 inci maddesinin birinci fıkrası, 43 üncü maddesinin ikinci fıkrası delaletiyle birinci fıkrası, 62, 52, 51 inci maddeleri uyarınca 1 yıl 15 gün hapis ve 5.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Mağdurlar ... ile Kymak Döner ve katılan ... vekilinin temyiz talepleri, sanık hakkında az ceza tayin edildiği ve vekâlet ücretine hükmedilmesine ilişkindir. Sanık müdafinin temyiz talebi, şikâyetten vazgeçmeleri kabul etmesi nedeniyle düşme kararı verilmesi gerektiği, ayrıca eylemin suç olmadığına beraat etmesi gerektiğine ilişkindir. III. GEREKÇE A. Mağdurlar ... ile ... vekili sıfatıyla yapılan temyiz talepleri yönünden, Mağdur ...'ın Gaziosmanpaşa 10.Asliye Ceza Mahkemesi 10.03.2021 tarihli talimat duruşmasında sanıktan şikâyetçi olmadığını beyan ettiği, mağdur ...'ın Sivas 2.Asliye Ceza Mahkemesi 18.12.2020 tarihli talimat duruşmasında sanıktan şikâyetçi olmadığını beyan ettiği, bu itibarla 5271 sayılı Kanun'un 237 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca kamu davasında katılan sıfatlarının bulunmadığı, usule aykırı verilmiş katılmak kararının hükmü temyize hak ve yetki vermeyeceği anlaşılmıştır. B. Katılan ... vekili ve sanık müdafinin temyiz talepleri yönünden, Atılı suçun 6763 sayılı Kanun'un 34 üncü maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun’un 253 üncü ve 254 üncü maddeleri gereğince uzlaşma kapsamında olması nedeniyle, dosyanın uzlaştırma bürosuna tevdi edildiği, ancak uzlaşmanın sağlanamadığı belirlenmiştir. Mahkemece dosyanın uzaştırma bürosuna gönderilmesinden sonra ilk uzlaştırma teklifinin yapıldığı tarihten uzlaşmanın sağlanamadığına ilişkin raporun uzlaştırma bürosuna verildiği tarihe kadar 5271 sayılı Kanun'un 253 üncü maddesinin yirmibirinci fıkrası ve Ceza Muhakemesinde Uzlaştırma Yönetmeliğinin 34 üncü maddesi uyarınca zamanaşımı süresinin durduğu belirlenerek yapılan incelemede; "Sanığın yargılama konusu eyleminin, 5237 sayılı Kanun'un 155 inci maddesinin birinci fıkrası kapsamında yer alan 'Basit güveni kötüye kullanma kullanma' suçuna ilişkin olduğu, bahse konu eylem yönünden öngörülen ceza miktarının 'altı aydan iki yıla kadar hapis ve adli para cezasına' ilişkin olduğu anlaşılmakla; 17.10.2019 tarih ve 7188 sayılı Kanun’un 24 üncü maddesi ile yeniden düzenlenen 5271 sayılı Kanun'un 251 inci maddesinin birinci fıkrasına göre, 'Asliye ceza mahkemesince, iddianamenin kabulünden sonra adli para cezasını ve/veya üst sınırı iki yıl veya daha az süreli hapis cezasını gerektiren suçlarda basit yargılama usulünün uygulanmasına karar verilebilir.' şeklindeki hükme, 7188 sayılı Kanun’un 31 inci maddesinde yer alan geçici 5/1-d. maddesi ile '01.01.2020 tarihi itibariyle kovuşturma evresine geçilmiş, hükme bağlanmış veya kesinleşmiş dosyalarda seri muhakeme usulü ile basit yargılama usulü uygulanmaz.' şeklinde sınırlama getirilmiş ise de, Anayasa Mahkemesinin, 19.08.2020 tarih ve 31218 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan, 25.06.2020 tarihli, 2020/16 Esas ve 2020/33 Karar sayılı iptal kararı ile '...kovuşturma evresine geçilmiş...' ibaresine ilişkin esas incelemenin aynı bentte yer alan '..basit yargılama usulü...' yönünden Anayasaya aykırı olduğuna ve iptaline karar verildiği, böylece 'kovuşturma evresine geçilmiş basit yargılama usulü uygulanabilecek dosyalar yönünden iptal kararı' verildiği anlaşılmakla; sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesi gerektiğinin gözetilmemesi nedeniyle sanık hakkında kurulan hüküm hukuka aykırı bulunmuştur. V. KARAR A. Mağdurlar ... ve ... vekili sıfatıyla yapılan temyiz talepleri yönünden, Mağdur ...'ın Gaziosmanpaşa 10.Asliye ceza Mahkemesi 10.03.2021 tarihli talimat duruşmasında sanıktan şikayetçi olmadığını beyan ettiği, mağdur ...'ın Sivas 2.Asliye Ceza Mahkemesi 18.12.2020 tarihli talimat duruşmasında sanıktan şikayetçi olmadığını beyan ettiği, bu itibarla 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 237 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca kamu davasında katılan sıfatlarının bulunmadığı anlaşılmakla, aynı Kanun’un 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği sanık hakkındaki hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunmadığı, usule aykırı şekilde katılma kararı verilmiş olmasının hükmü temyiz hak ve yetkisi oluşturmayacağı, hükmün, karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesinin birinci fıkrası gereği re’sen temyize de tabi olmadığı anlaşılmakla, mağdurlar vekili sıfatıyla yapılan temyiz isteğinin 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE, B. Katılan ... vekili ve sanık müdafinin temyiz talepleri yönünden, Gerekçe bölümünün (B) bendinde açıklanan nedenle Aliağa 1.Asliye Ceza Mahkemesinin, 16.04.2021 tarihli ve 2020/636 Esas, 2021/572 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafii ve katılan vekili tarafından öne sürülen temyiz istekleri yerinde görüldüğünden başkaca yönleri incelenmeksizin hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 21.05.2024 tarihinde karar verildi.