Yargıtay · 11. Ceza Dairesi

Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2022/2837 E. 2024/4328 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
11. Ceza Dairesi
Esas No
2022/2837
Karar No
2024/4328
Karar Tarihi

MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2015/291 E., 2016/134 K. SUÇLAR : Resmi belgede sahtecilik, başkalarına ait kimlik veya kimlik bilgilerini kullanma HÜKÜMLER: Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞLERİ: Onama, bozma

Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ Yunak Asliye Ceza Mahkemesinin, 07.04.2016 tarihli ve 2015/291 Esas, 2016/134 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci, 53 üncü ve 58 inci maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve tekerrür hükümlerinin uygulanmasına; başkalarına ait kimlik veya kimlik bilgilerini kullanma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 267 inci maddesinin birinci ve üçüncü fıkrası, 62 nci, 53 üncü ve 58 inci maddeleri uyarınca 1 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve tekerrür hükümlerinin uygulanmasına, Karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanığın temyiz istemi; tekerrür hükümleri yönünden ek savunması alınmadan ve lehine hükümler uygulanmadan verilen mahkumiyet hükümlerinin bozulması talebine ilişkindir.

III. GEREKÇE Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 15.11.2018 tarihli ve 2018/339 Esas, 2018/536 Karar sayılı kararı uyarınca farklı yargı çevresindeki ceza infaz kurumunda başka bir suçtan hükümlü olarak bulunan, asıl mahkemesince yapılan sorgusu sırasında duruşmadan bağışık tutulma isteğinde bulunmayan sanığın hükmün açıklandığı son oturumda hazır bulundurulmayıp yokluğunda yargılama yapılarak mâhkumiyetine karar verilmesinin savunma hakkının sınırlandırılması niteliğinde olduğu belirtildiğinden; UYAP sisteminden yapılan sorgulamaya göre sanığın hüküm tarihinde Konya Açık Ceza İnfaz Kurumunda bulunduğunun anlaşılması karşısında; savunmasında duruşmalardan vareste tutulmak isteyip istemediği sorulmadan ve bu hususta bir karar alınmadan, kısa kararın okunduğu oturumda hazır edilmeksizin ya da ses ve görüntü bilişim sistemi (SEGBİS) aracılığı ile savunması alınmaksızın hükümlülüğüne karar verilmesi suretiyle, 5271 sayılı Kanun'un 196 ncı maddesine aykırı olarak savunma hakkının kısıtlanması hukuka aykırı bulunmuştur.

IV. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Yunak Asliye Ceza Mahkemesinin, 07.04.2016 tarihli ve 2015/291 Esas, 2016/134 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden başkaca yönleri incelenmeyen hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

27.03.2024 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2022/2837, K. 2024/4328, T. 27.03.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-11-ceza-dairesi-2022-2837-e-2024-4328-k-2cbaec31f126