Yargıtay · 11. Ceza Dairesi
Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2022/1175 E. 2026/3804 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2022/1175
- Karar No
- 2026/3804
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2015/163 E., 2021/277 K. SUÇLAR : Resmi belgede sahtecilik, nitelikli dolandırıcılık HÜKÜMLER : Düşme, mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama, bozma
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
1. Resmi belgede sahtecilik suçu yönünden yapılan inceleme sonucunda; Sanığa yüklenen "resmi belgede sahtecilik" suçunun Kanundaki cezasının türü ve üst sınırına göre, 5237 sayılı TCK’nın 66/1-e ve 67/4. maddelerinde öngörülen olağanüstü dava zamanaşımının, 11.07.2005 suç tarihinden hüküm tarihine kadar gerçekleştiği ve sanık hakkındaki kamu davasının düşmesine karar verilmesi gerektiği Mahkemece gerekçeleri gösterilerek kabul ve takdir kılınmış olmakla; sanık müdafii ve katılan vekilinin temyiz nedenleri yerinde görülmediğinden hükmün Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
2. Nitelikli dolandırıcılık suçu yönünden yapılan inceleme sonucunda; İnceleme konusu davaya ve Yargıtay (Kapatılan) 15. Ceza Dairesinin 2017/37 08... /1366 Karar sayılı kararı ile onanmak sureti ile kesinleşen İstanbul 4. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2012/ 30... /138 Karar sayılı dosyasına konu sahte çekler kullanılarak tahsis edilmemesi gereken bir kredinin açılmasının sağlandığı olayda, TCK'nin 43/1 maddesi uyarınca zincirleme suç hükümleri kapsamında yapılan değerlendirme ile takdir ve tayin olunan cezadan, İstanbul 4. Ağır Ceza Mahkemesinin anılan dosyasında hükmolunan cezanın mahsup edilmesi ile sonuç cezanın belirlendiği, mahsup edilen cezada eylemin TCK'nin 158/1-f-j maddelerindeki her iki nitelikli hali de oluşturacağından bahisle hüküm kurulmuş olup; eylemin TCK'nin 158/1-f-j bentlerindeki her iki nitelikli hali de oluşturmasına karşın mahkemece sadece TCK'nin 158/1-j maddesinin gösterilmesi sebebiyle bu hususta bozma isteyen tebliğnamedeki görüşe iştirak edilmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp gerekçeli kararda gösterilerek tartışılan delillere, Mahkemenin oluşa uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre, öne sürülen diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir, ancak;
Sanık hakkında kurulan hükmün bütünlüğü nazara alınarak CMUK'un 326/son maddesinin uygulanması gerekmesi karşısında verilen hapis cezası ile adli para cezasının birbirinden ayrı değerlendirilmesinin mümkün olmadığı, cezanın bir bütün olarak ele alınması gerektiği düşünülmeden yalnız adli para cezası yönünden kazanılmış hakkın korunmasına karar verilmesi,
Yasaya aykırı, sanık müdafii ve katılan vekilinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322. maddesi gereği, nitelikli dolandırıcılık suçundan kurulan hüküm fıkrasının 6. Bendindeki "Önceki hükmün sadece sanık müdafii tarafından temyiz edildiği ve sanığın adli para cezası yönünden kazanılmış hakkının bulunduğu gözetilerek sanığın NETİCETEN 7 AY 15 GÜN HAPİS ve 34.280,00 TL ADLİ PARA CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA," ibaresinin hükümden çıkarılması suretiyle diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 13.04.2026 tarihinde karar verildi.