Yargıtay · 11. Ceza Dairesi
Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2022/11392 E. 2023/8332 K. – Hizmet Nedeniyl
Konu: Hizmet Nedeniyle Güveni Kötüye Kullanma
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2022/11392
- Karar No
- 2023/8332
- Karar Tarihi
- Konu
- Hizmet Nedeniyle Güveni Kötüye Kullanma
K A N U N Y A R A R I N A B O Z M A MAHKEMESİ :Sulh Ceza Hakimliği SAYISI : 2019/3211 Değişik iş SUÇ : Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma İNCELEME KONUSU KARAR : Kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itirazın reddi KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığ TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: İlgili kararın kanun yararına bozulması
Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığının 10.04.2019 tarihli ve 2019/35333 Soruşturma, 2019/18801 Karar sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair kararına karşı yapılan itirazın reddine ilişkin mercii Bakırköy 1. Sulh Ceza Hakimliğinin 18.08.2019 tarihli ve 2019/3211 Değişik İş sayılı kararının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 271 inci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca kesin nitelikte olması sebebiyle karar tarihi olan 18.08.2019 tarihinde kesinleştiği belirlenmiştir.
Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Kanun'un 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 24.10.2022 tarihli ve 2021/23427 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 09.12.2022 tarihli ve KYB-2022/135836 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 09.12.2022 tarihli ve KYB-2022/135836 sayılı kanun yararına bozma isteminin; “5271 sayılı Kanun’un 160. maddesi uyarınca, Cumhuriyet savcısının, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlaması gerektiği, aynı Kanun’un 170/2. maddesi gereğince yapacağı değerlendirme sonucunda, toplanan delillerin suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturduğu kanısına ulaştığında iddianame düzenleyerek kamu davası açacağı, aksi halde ise anılan Kanun’un 172. maddesi gereği kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar vereceği, buna karşın Cumhuriyet savcısının 5271 sayılı Kanun’un kendisine yüklediği soruşturma görevini yerine getirmediği, ortada yasaya uygun bir soruşturmanın bulunmadığı durumda, anılan Kanun’un 173/3. maddesindeki koşullar oluşmadığından, itirazı inceleyen merciin Cumhuriyet savcısının soruşturma yapmasını sağlamak maksadıyla itirazın kabulüne karar verebileceği yönündeki açıklamalar nazara alındığında, Dosya kapsamına göre, müşteki vekilinin şikayet dilekçesinde müvekkilinin...A.Ş. şirketine ortak oldukları dönemde, şüpheli Hakkı Uçal’ın sahibi olduğu Uçal Kağıt San. ve Tic. A.Ş ile ön sözleşme yaparak ortaklık sözleşmesi akdettiklerini ancak sözleşmenin ölü doğduğunu, müştekinin şüpheli Hakkı Uçal'a 1.386.000,00 Türk lirası gönderdiği halde sözleşmeye aykırı hareket edildiği, aykırılıkların giderilmesi için ... 13. Noterliği vasıtasıyla ihtar çekildiği, ancak sonrasında
Durak A.Ş'nın diğer ortağı olan şüpheli ... hesabına şahsi para ödenmiş gibi bu şüpheliye ödeme yaptıklarını, şüpheli Hakkı Uçal'a yeniden ihtar çekilmesine rağmen Hakkı Uçal'ın sözleşme gereği kendilerine şahsi olarak yapmış olduğu ödemeleri sözleşmenin geçersiz olması nedeniyle kendilerine ödemesi gerekirken aralarında anlaşarak o dönemdeki şirket ortağı ...'ya ödediklerini ve kendilerini zarara uğrattıklarını beyanla güveni kötüye kullanma suçunun işlendiğinin iddia edildiği somut olayda, Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığınca şüphelilerden ... ile müştekinin ortak oldukları...A.Ş. Olarak Uçal Kağıt'a ortak oldukları, taraflar arasında şirkete ortaklık için verilen paraların ödenmemesi ile ilgili hukuki anlaşmazlık olup taraflar arasındaki sorunun hukuk mahkemelerinden halli gereken bir durum olduğu, ceza hukuku anlamında olayda suç ve suç unsuruna rastlanılmadığından bahisle kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiş ise de; söz konusu sözleşme kapsamında kim tarafından kime ödeme yapıldığı, ödemelerin kime yapılması gerektiğinin tespiti adına sözleşme sonrası döneme ilişkin makbuzlar ile banka hesap dokümanlarının ve şirkete ait defter ve belgelerin celbi ile bilirkişi incelemesi yaptırılıp, toplanacak diğer deliller ve yapılacak etkin soruşturma sonucuna göre şüphelinin hukukî durumunun tayin ve takdir edilmesi gerektiği gözetilmeden, eksik soruşturma ile kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmesi nedeniyle, soruşturmanın genişletilmesine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde itirazın reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir." Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
II. GEREKÇE 1. 5271 sayılı Kanun‘un 160 ıncı maddesinin birinci ve ikinci fıkralarında; Cumhuriyet savcısının, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlayacağı, maddî gerçeğin araştırılması ve adil bir yargılamanın yapılabilmesi için, emrindeki adlî kolluk görevlileri marifetiyle, şüphelinin lehine ve aleyhine olan delilleri toplayarak muhafaza altına almakla ve şüphelinin haklarını korumakla yükümlü olduğu belirlenmiştir. 2. 5271 sayılı Kanun’un, “Kovuşturmaya yer olmadığına dair karar” başlıklı 172 nci maddesinin birinci fıkrası; “(1) Cumhuriyet savcısı, soruşturma evresi sonunda, kamu davasının açılması için yeterli şüphe oluşturacak delil elde edilememesi veya kovuşturma olanağının bulunmaması hâllerinde kovuşturmaya yer olmadığına karar verir. Bu karar, suçtan zarar gören ile önceden ifadesi alınmış veya sorguya çekilmiş şüpheliye bildirilir. Kararda itiraz hakkı, süresi ve mercii gösterilir.
...“ Şeklinde düzenlenmiştir. 3. 5271 sayılı Kanun’un, “Cumhuriyet savcısının kararına itiraz” başlıklı 173 üncü maddesinin inceleme konusu ile ilgili olan birinci, ikinci, üçüncü ve dördüncü fıkralarında; “(1) Suçtan zarar gören, kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın kendisine tebliğ edildiği tarihten itibaren onbeş gün içinde, bu kararı veren Cumhuriyet savcısının yargı çevresinde görev yaptığı ağır ceza mahkemesinin bulunduğu yerdeki sulh ceza hâkimliğine itiraz edebilir. (2) İtiraz dilekçesinde, kamu davasının açılmasını gerektirebilecek olaylar ve deliller belirtilir. (3)(Değişik: 18/6/2014-6545/71 md.) Sulh ceza hâkimliği, kararını vermek için soruşturmanın genişletilmesine gerek görür ise bu hususu açıkça belirtmek suretiyle, o yer Cumhuriyet başsavcılığından talepte bulunabilir; kamu davasının açılması için yeterli nedenler bulunmazsa, istemi gerekçeli olarak reddeder; itiraz edeni giderlere mahkûm eder ve dosyayı Cumhuriyet savcısına gönderir. Cumhuriyet savcısı, kararı itiraz edene ve şüpheliye bildirir. (4) (Değişik: 25/5/2005 - 5353/26 md.) Sulh ceza hâkimliği istemi yerinde bulursa, Cumhuriyet savcısı iddianame düzenleyerek mahkemeye verir. ...“ Hükümleri yer almaktadır. 4. Kanun‘da yer alan düzenlemelerden de görüleceği üzere; Cumhuriyet savcısı, suçun işlenip işlenmediğinin tespiti bakımından hemen işin gerçeğini araştırmaya başlamalı, toplanan delillerin suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturduğu kanısına ulaştığında iddianame düzenleyerek kamu davası açmalı, aksi halde 5271 sayılı Kanun’un 172 nci maddesi gereğince kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar vermelidir. 5. Kovuşturmaya yer olmadığına dair kararı itiraz üzerine inceleyen Sulh Ceza Hakimliği, kamu davası açılması için yeterli delil bulunmaması durumunda itirazın reddine, yeterli delil bulunması durumunda itirazın kabulüne veya eksik soruşturma nedeniyle soruşturmanın genişletilmesine karar verebilecektir. 6. Bu kapsamda inceleme konusu soruşturma dosyası değerlendirildiğinde; şikâyetçi Fehmi Öztürk ile şüpheli ...'nun...A.Ş. isimli şirketin ortakları oldukları ve şüpheli ...'ın yetkilisi olduğu Uçal Kağıt San. ve Tic. A.Ş. ile ortak olmak amacıyla Şirket Ortaklık Ön Sözleşmesi ve Adi Ortaklık Sözleşmesi imzaladıkları, şikâyetçi tarafından farklı tarihlerde Uçal Kağıt San. ve Tic. A.Ş. adına 1.386.000 TL'lik ödeme yapılmasına karşın, şirkete ait bir takım bilgilerin gizlenmesi suretiyle ortaklık sözleşmesinin gerekleri yerine getirilmediği gibi, şikâyetçi tarafından şahsen ödenen paranın şikâyetçi yerine gönderilen ihtarnameye rağmen ...A.Ş.
ortağı olması sıfatıyla diğer şüpheli ...'ya iade edildiği ve şüphelilerin iştirak halinde hareket ederek şikâyetçiyi zarara uğrattıklarının iddia olunması ile şüpheli ...'ın ödemeleri şikâyetçinin talebi üzerine düzenlenen ve icra takibine konu edilen senet aracılığıyla yaptıklarını, şüpheli ...'nun ise aralarındaki ortaklık ilişkisinden kaynaklı olarak şikâyetçinin kendisine yüklü miktarda borçlu olduğunu bildirmesi karşısında; şikâyetçi tarafından şüpheli Hakkı Oray Uçal’a gönderildiği belirtilen...13. Noterliğinin 04.06.2018 tarihli ve 06328 yevmiye sayılı ihtarnamesi ile bu ihtarnamenin tebliğine ilişkin belgelerin dosyaya getirtilmesi, şüpheli ...'ın ifadesinde belirttiği sözleşmeden kaynaklanan borcun ödenmesine ilişkin olarak düzenlendiği bildirilen senedin tahsiline yönelik İstanbul (Anadolu) 20. İcra Dairesinin 2017/6857 sayılı icra dosyasının celp edilerek incelenmesi ve onaylı bir suretinin dosyaya eklenmesi, şikâyetçi vekilinin dilekçelerinde isimleri geçen ...ve...ın tanık olarak beyanlarına başvurulması, ortaklık sözleşmesinden kaynaklanan ödemelere ilişkin dekontlar, banka hesap hareketleri ile ...A.Ş. ve Uçal Kağıt San. ve Tic. A.Ş.'ye ait ticari defter ve kayıtlar temin edilerek şüpheli ... tarafından şüpheli ... veya şikâyetçi adına herhangi bir ödeme yapılıp yapılmadığının tespiti yönünden bilirkişi incelemesi yaptırılması, şüpheli ... ile şikâyetçi arasındaki ortaklık ilişkisinden kaynaklı olarak ortaya çıkan ihtilafların çözümüne yönelik devam ettiği bildirilen hukuk davaları tespit edilerek bu dosyaların celp edilmesi ile bu soruşturmayı ilgilendiren delillerin onaylı örneklerinin dosyaya eklenmesinden sonra, sonucuna göre bir değerlendirme yapılması gerekirken; şüphelilerden ... ile şikâyetçinin ortak oldukları...A.Ş. olarak Uçal Kağıt'a ortak oldukları, taraflar arasında şirkete ortaklık için verilen paraların ödenmemesi ile ilgili hukuki anlaşmazlık olup taraflar arasındaki sorunun hukuk mahkemelerinde halli gereken bir durum olduğu, ceza hukuku anlamında olayda suç ve suç unsuruna rastlanılmadığı, şeklindeki hatalı gerekçe ve eksik soruşturma neticesinde verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itiraz üzerine soruşturmanın genişletilmesine karar verilmesi yerine itirazın reddine karar verilmesi Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür.
III. KARAR 1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,
2. Bakırköy 1. Sulh Ceza Hakimliğinin 18.08.2019 tarihli ve 2019/3211 Değişik İş sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,
5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (a) bendi uyarınca gerekli işlemlerin yapılması için soruşturma dosyasının, mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
20.11.2023 tarihinde karar verildi.