Yargıtay · 11. Ceza Dairesi
Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2022/10333 E. 2025/14765 K.
Konu: Atatürk'ün Hatırasına Alanen Hakaret
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2022/10333
- Karar No
- 2025/14765
- Karar Tarihi
- Konu
- Atatürk'ün Hatırasına Alanen Hakaret
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2022/214 E., 2022/2394 K. SUÇ : Atatürk'ün hatırasına alanen hakaret HÜKÜM : Beraat TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ 1.İzmir 16. Asliye Ceza Mahkemesinin, 23.11.2021 tarihli ve 2021/459 Esas, 2021/747 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında Atatürk'ün hatırasına alenen hakaret suçundan 1 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
2.İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesinin, 06.07.2022 tarihli ve 2022/214 Esas, 2022/2394 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında, İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanığın istinaf başvurusu üzerine, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) Kanun'un 280/1-a ve 303/1-a maddeleri gereğince duruşma açılmaksızın sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm kaldırılarak aynı Kanun'un 223/2-a maddesi uyarınca beraat kararı verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ Cumhuriyet savcısının temyiz istemi, kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, mahkumiyet kararı verilmesi gerektiğine, ilişkindir.
III. GEREKÇE Hakaret fiilinin cezalandırılmasıyla korunan hukuki değer, kişilerin onur, şeref ve saygınlığı olup, bu suçun oluşabilmesi için, davranışın kişiyi küçük düşürmeye matuf olarak gerçekleşmesi gerekmektedir. Bir hareketin tahkir edici olup olmadığı bazı durumlarda nispi olup, zamana, yere ve duruma göre değişebilmektedir. Kişilere yönelik her türlü ağır eleştiri veya rahatsız edici sözlerin hakaret suçu bağlamında değerlendirilmemesi, sözlerin açıkça, onur, şeref, ve saygınlığı rencide edebilecek nitelikte somut bir fiil veya olgu isnadını veya sövme fiilini oluşturması gerekmektedir.
Kanun koyucu, Atatürk’ün hatırasına hakareti 5816 sayılı Atatürk Aleyhine İşlenen Suçlar Hakkındaki Kanun ile özel olarak düzenlemiştir. 5816 sayılı Kanun’un 1. maddesinde “Atatürk’ün hatırasına alenen hakaret eden veya söven kimse bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır” hükmü yer almaktadır. Hakaret suçunda genel olarak bireylerin şeref varlığı ve değeri korunmaktayken, bu Kanun ile Atatürk’ün Türk toplumu nezdindeki manevi şahsiyeti koruma altına alınmıştır. Nitekim Kanun'un gerekçeleri; “Milli Mücadelenin kahramanı ve memleketin kurtarıcısı Atatürk‟ün Cumhuriyetin ve inkılaplar rejiminin sembolü olması hasebiyle hatırasına, eserlerine ve onu ifade eden varlıklara vakı olacak tecavüzlerin, bilvasıta Cumhuriyete ve inkılaplar rejimine tevcih edilmiş bir mahiyet ifade edeceği”, “Bunlara karşı işlenen ve amme efkarında derin akisler yaratmakta olan suçların failleri hakkında mavzuatımızın hususi hüküm ve müeyyideleri ihtiva etmemesi ve cumhuriyet savcılarının resen takibata girişmelerine müsait bulunmaması” şeklinde belirtilmiştir.
Somut olayda, sanığın paylaşımları herkese açık olan ve herkes tarafından görüntülenen facebook sosyal paylaşım sitesinde yer alan "Abdülhamit Han Evlad-ı Osman Derneği" grubunda "Adalet mülkün temelidir" / Hz. Ömer Radiyallahu Anh, "Hayatta en hakiki mürşit ilimdir" / Hz. Ali Radiyallahu Anh, "Köylü milletin efendisidir" / Kanunu Sultan Süleyman, "Ya istiklal ya ölüm" / Şeyh Şamil biçimindeki paylaşım üzerine herkes tarafından görülebilecek şekilde kamu oyunda Ulu Önder Gazi Mustafa Kemal Atatürk'e atfen bilinen bu sözlerden bahis ile "hani bunların hepsi İngiliz Kemal deyişleriydi, bunda da sizleri uyuttular" şeklinde yorum yaptığı, Türkiye Cumhuriyetinin kurucusu ve Milli Mücadele kahramanı Gazi Mustafa Kemal Atatürk'e yönelik "İngiliz Kemal" şeklindeki sözlerinin ağır eleştiri sınırını aşarak Mustafa Kemal Atatürk’ün onur, şeref ve saygınlığını rencide edici boyuta ulaştığı, böylece sanığa atılı suçun sübuta ulaştığı ve mahkumiyet kararına yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekirken , hakaret kastının bulunmadığından bahisle duruşma açılmaksızın beraat kararı verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.
IV. KARAR İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesinin kararının, gerekçe bölümünde açıklanan nedenle, 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/2-b maddesi uyarınca takdîren İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 19.11.2025 tarihinde karar verildi.