Yargıtay · 11. Ceza Dairesi
Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2021/8332 E. 2024/6722 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/8332
- Karar No
- 2024/6722
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2014/494 E., 2016/757 K. SUÇ : Resmi belgede sahtecilik, 5490 sayılı Nüfus Hizmetleri Kanunu'na Muhalefet HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Büyükçekmece 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 25.05.2016 Tarihli ve 2014/494 Esas, 2016/757 Karar Sayılı Kararı ile Sanık Hakkında 1. Resmi belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına, 2. Gerçek dışı beyan suçundan, 5490 sayılı Nüfus Hizmetleri Kanunu'nun 67 nci maddesi, 5237 sayılı Kanun'un 35 inci maddesinin ikinci fıkrası, 62 nci ve 53 üncü maddeleri uyarınca 3 ay 22 gün hapis cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına, Karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık temyiz dilekçesinde özetle; atılı suçların şikayete tabi olduğu, şikayet bulunmadığı, koşulları olmasına rağmen cezasının ertelenmediği, kısa süreli hapis cezasının adli para cezasına veya diğer seçenek yaptırımlara çevrilmediği, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasının değerlendirilmediği, takdiri indirim uygulanmadığı, tek suç olmasına rağmen zincirleme suç hükümlerinin uygulandığı, atılı suçların tamamlanmadığı, teşebbüs aşamasında kaldığı, sanığa iddianame ve eklerinin okunmayarak savunma hakkının kısıtlandığı, ek savunma hakkı verilmediği, sanığa son sözün verilmediği gerekçeleri ile ve saptanacak sair sebeplerle kararın bozulması istenmiştir. III. OLAY VE OLGULAR 1. İddianamede özetle; sanık ...'ın, diğer sanıklardan ...'in oğlu olduğu, ...'ın 10.09.2012 tarihinde yaşı küçük kardeşi Ö.F. adına düzenlenen nüfus cüzdan talep belgesine kendi resmini yapıştırarak imzalayıp, bu sahte belge ile mahalle muhtarlığına başvurarak nüfus cüzdanı talep belgesini onaylattığı, muhtar sanık ...'in gerekli incelemeyi yeterince yapmayarak belgeyi onayladığı, akabinde sanık ...'in, nüfus müdürlüğüne başvurarak Ö.F. adına nüfus cüzdanını aldığı, yine sanık ...'ın, kardeşi Ö.F.nin resmini kullanarak ve kendi nüfus bilgilerini yazarak yine mahalle muhtarlığına 17.10.2012 tarihinde başvurarak nüfus cüzdan talep belgesini onaylattığı, akabinde sahte olarak düzenlenen bu belge ile nüfus müdürlüğüne kendisi başvurarak nüfus cüzdanı talebinde bulunduğu, görevlilerce şahısla ilgili önceki başvurularındaki resimlerin farklı olması nedeniyle başvurusunun kabul edilmeyerek suç ihbarında bulunulduğu , suça sürüklenen çocuk Ö.F. yönünden Bakırköy 3 Çocuk Mahkemesinin 2013/402 Esas sayılı dosyasında resmi belgede sahtecilik suçundan kamu davası açıldığı,yargılama sonunda beraat kararı verildiğinden bahisle, sanık ...'ın 2 kere resmi belgede sahtecilik ve Nüfus Hizmetleri Kanunu'nun 67 nci maddesi, sanık ...'in resmi belgede sahtecilik ve Nüfus Hizmetleri Kanunu'nun 67 nci maddesi, sanık ...'in görevi kötüye kullanma suçlarından cezalandırılması istenmiştir. 2. Sanık ... savunmasında, futbol oynadığını, yaşı ilerlediği için kendisinden küçük kardeşinin nüfus cüzdanına kendi resmimi yapıştırarak kullandığını, mahkeme sorgusunda kabul ettiği, Savcılıktaki ifadesinde de, kardeşi Ö.F.nin işe girebilmesi için kardeşi için sahte kimlik talep belgesi düzenlediklerini ancak, Ö.F.nin nüfus müdürlüğünde yakalandığını belirtmiştir. 3. Bilirkişi raporunda özetle, 10.09.2012 tarihli suça sürüklenen çocuk Ö.F. adına düzenlenmiş nüfus cüzdanı talep belgesindeki fotoğrafın üst kesimindeki imza ve alt kesimindeki telefon numarası ile ve “babası” kelimesinin sanık ...'ın eli ürünü olabileceği, alt kısımdaki “nüfus cüzdanını alan” imzasının sanık ...’in eli ürünü olabileceği, tarihli sanık ... adına düzenlenmiş nüfus cüzdanı talep belgesindeki imzaların suça sürüklenen çocuk Ö.F.nin eli ürünü olduğunun kabulü gerektiği belirtilmiştir. 4. Mahkemece, temyiz dışı sanık ... hakkında beraat, diğer temyiz dışı sanık ... hakkında resmi belgede sahtecilik ve 5490 sayılı Kanun'un 67 nci maddesi uyarınca mahkumiyetine, sanık ...'ın ise yukarıda yazılı olduğu şekilde mahkumiyetine karar verilmiştir. IV. GEREKÇE Ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 18.11.2014 tarihli 2013/830 Esas ve 2014/502 Karar sayılı ilamında belirtildiği üzere; 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesinin on birinci fıkrasına göre hükmün açıklanmasına dair kararda, Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın 141 inci maddesinin üçüncü fıkrası 5271 sayılı Kanun'un 34 ve 230 uncu maddeleri uyarınca mahkeme kararlarının Yargıtay denetimine imkan sağlayacak biçimde açık ve gerekçeli olması, gerekçe bölümünde iddia ve savunmada ileri sürülen görüşlerin belirtilmesi, mevcut delillerin tartışılması ve değerlendirilmesi, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterilmesi, bu delillere göre ulaşılan sonuçların, iddia, savunma ve dosyadaki diğer belgelere ilişkin değerlendirmeler ile sanığın eyleminin ve yüklenen suçun unsurlarının nelerden ibaret olduğunun, hangi delillere üstünlük tanındığının açık olarak gerekçeye yansıtılması, delillerle sonuç arasında bağ kurulması gerekirken; somut olayda iddianamede sanık hakkında iki kez 5237 sayılı Kanun'un 204 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca cezalandırma talep edilmesine rağmen bu madde sevki ile sadece bir kez cezalandırılmasının sebebinin açıklanmaması, 5490 sayılı Kanun'un 67 nci maddesi ile 5237 satılı Kanun'un 204 üncü maddesinin birinci fıkrası sevki ile kurulan mahkumiyet hükümleri yönünden "resmi belgede sahtecilik ve Nüfus Hizmetleri kanunu'na muhalefet suçlarını işlediği anlaşılmakla" biçiminde gerekçesiz şekilde karar verilmesi, sanığın sabit kabul edilen eylemlerinin neler olduğu belirtilip buna dayanak olan deliller gösterilip tartışılmadan gerekçesiz hükümler kurulması, hukuka aykırı bulunmuştur. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Büyükçekmece 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 25.05.2016 Tarihli ve 2014/494 Esas, 2016/757 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden diğer yönleri incelenmeyen hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ayrı ayrı BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 15.05.2024 tarihinde karar verildi.