Yargıtay · 11. Ceza Dairesi
Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2021/7949 E. 2025/1852 K. – Mühür Bozma
Konu: Mühür Bozma
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/7949
- Karar No
- 2025/1852
- Karar Tarihi
- Konu
- Mühür Bozma
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2015/384 E., 2016/213 K. SUÇ : Mühür bozma HÜKÜM : Davanın reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: 5271 sayılı Kanun'un 223/7. maddesi uyarınca sadece aynı fiil nedeniyle aynı sanık için önceden verilmiş bir hüküm veya açılmış bir dava bulunması halinde davanın reddine karar verilebileceği, mühür bozma suçunda farklı tarihlerde düzenlenen mühür bozma tutanaklarının, iddianame tarihlerine göre, zincirleme suç ya da ayrı suçları oluşturacağı, zincirleme suç ilişkisi içindeki eylemlerden bazılarının kesinleşmiş mahkumiyet hükmüne konu olmasının diğer eylemlerin dava konusu yapılmasına engel teşkil etmeyeceği nazara alındığında; dosyadaki mevcut bilgi ve belgelere göre, sanık hakkında mükerrer dava nedeniyle ret kararına dayanak olarak kabul edilen Bakırköy 12. Asliye Ceza Mahkemesinin 20.01.2015 tarihli ve 2014/443 Esas, 2015/19 Karar sayılı davası ile temyize konu işbu dava arasında mükerrerlik bulunmadığı anlaşılmakla, davanın esası hakkında bir karar verilmesi gerekirken yanlış değerlendirme ile davanın reddine karar verilmesi yasaya aykırı ise de, zamanaşımının olumsuz bir muhakeme şartı olarak kovuşturmaya engel olduğunun anlaşılması karşısında; Sanığa yüklenen mühür bozma suçunun Kanundaki cezasının türü ve üst sınırına göre, 5237 sayılı TCK’nin 66/1-e maddesinde öngörülen olağan dava zamanaşımının, kesen son sebep olan sanığın sorgusunun yapıldığı 11.11.2015 tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği ve bu itibarla katılan vekilinin temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden, diğer yönleri incelenmeyen hükmün 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nin 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA; ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta aynı Kanun’un 322. maddesindeki yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan, sanık hakkındaki kamu davasının gerçekleşen olağan dava zamanaşımı nedeniyle 5271 sayılı CMK’nin 223/8. maddesi uyarınca Tebliğnameye aykırı olarak oy birliğiyle DÜŞMESİNE, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 12.02.2025 tarihinde karar verildi.