Yargıtay · 11. Ceza Dairesi

Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2021/7431 E. 2023/7622 K. – Resmi Belgede

Konu: Resmi Belgede Sahtecilik

Mahkeme
Yargıtay
Daire
11. Ceza Dairesi
Esas No
2021/7431
Karar No
2023/7622
Karar Tarihi
Konu
Resmi Belgede Sahtecilik

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2014/359 E., 2016/467 K. SUÇ : Resmi belgede sahtecilik HÜKÜMLER : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ ... 8. Asliye Ceza Mahkemesinin, 16.05.2016 tarihli ve 2014/359 Esas ve 2016/467 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 204 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddeleri uyarınca 3 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanıklar müdafii kararın temyizine ilişkin, süre tutum talepli temyiz dilekçesi sunmuş olup, gerekçeli kararın tebliğine rağmen gerekçeli temyiz dilekçesi sunmamıştır. III. OLAY VE OLGULAR 1. Sanıkların, sanık ...'e ait ...Doğrama Mobilya şirketi ile... Ticaret arasındaki ticari ilişki dolayısıyla düzenlenen sanık ... tarafından kefil bölümü imzalanan ancak borçlu imzaları sahte oluşturulan 9 adet bononun, ödenme günü geldiğinde ödenmeyerek, yapılan icra takiplerine imzaya itiraz ederek, borcun ödenmemesini sağladıkları, sanıkların bu şekilde iştirak halinde sahte imza ile bono düzenleyerek resmi belgede sahtecilik suçunu işledikleri iddiasıyla kamu davası açılmıştır. 2. Sanık ... savunmasında; senetleri kefil sıfatıyla imzaladığını, borçlu imzası olmaksızın verdiğini, şirketin kaşesinin birilerinin eline geçmiş olabileceğini, senetleri babasından habersiz imzaladığını, babasının mal alınacağından haberi olmadığını, malların bir kısmını da alamadıklarını... Ticaret yetkilisine de ulaşamadığını beyan etmiştir. 3. Sanık ... savunmasında; suça konu senetlerde imzasının olmadığını, oğlunun ucuz mal alacağını söylediğini ancak kendisinin kabul etmediğini, oğlunun senetleri kefil sıfatıyla imzaladığını, senetlere borçlu olarak imza atmadığını beyan etmiştir. 4. Tanık B. Ç. beyanında;... Ticaretin yetkilisi olduğunu, sattıkları mobilya malzemesi dolayısıyla fatura düzenleyerek, muhasebecileri İ. D. tarafından sanıkların iş yerine gittiği, söz konusu senetlerin alındığını beyan etmiştir. 5. Tanık İ. D. beyanında; tahsilat için sanıkların iş yerine gittiğini, her iki sanığın da orada bulunduğunu, 12 adet senet verildiğini, ...'in senetleri imzalayarak verdiğini, daha önce de bu şekilde senet aldığını, ...'le bizzat görüştüğünü, senetlerden haberi olduğunu beyan etmiştir. 6. 15.04.2014 ve 02.12.2013 tarihli bilirkişi raporlarına göre; 9 adet bonodaki borçlu imzalarının sanık ... eli ürünü olmadığı belirlenmiştir. 7. Tanık İ.D. malları teslim alan bölümü sanık ... tarafından imzalanmış irsaliyeli faturalar sunmuştur. 8. Mahkemece, senetlerin asıl borçlusu tarafından imzalanmadan kefil tarafından imzalanmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğu ve sanık ...'in imzalara itiraz etmiş olmasına rağmen bu konuda yapılmış bir şikayetinin olmadığı gerekçeleriyle sanıkların savunmalarına itibar edilmeyerek haklarında resmi belgede sahtecilik suçundan mahkumiyet hükümleri kurulmuştur. IV. GEREKÇE 1.5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesinin uygulanmasında, Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür. 2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanıklar müdafiinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle ... 8. Asliye Ceza Mahkemesinin, 16.05.2016 tarihli ve 2014/359 Esas ve 2016/467 Karar sayılı kararında sanıklar müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanıklar müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 26.10.2023 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2021/7431, K. 2023/7622, T. 26.10.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-11-ceza-dairesi-2021-7431-e-2023-7622-k-bec24c148e8e