Yargıtay · 11. Ceza Dairesi
Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2020/6759 E. 2023/7623 K. – Resmi Belgede
Konu: Resmi Belgede Sahtecilik
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2020/6759
- Karar No
- 2023/7623
- Karar Tarihi
- Konu
- Resmi Belgede Sahtecilik
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2015/704 E., 2015/934 K. SUÇ : Resmi belgede sahtecilik HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ ... 8. Asliye Ceza Mahkemesinin, 19.11.2015 tarihli ve 2015/704 Esas, 2015/934 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 43, 62 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 2 yıl 1 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafiinin temyiz isteği; sanığın suç işleme kastının bulunmadığına, diplomanın sahte olduğunu bilmediğine, lehe hükümlerin uygulanması gerektiğine, kararın hukuka aykırı olduğuna, ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR 1. Sanığın...Halk Eğitim Merkezine gitmediği halde sahte 24.06.2000 tarih ve 3750 sayılı Yetişkinler II. Kademe Eğitim Başarı Belgesi düzenlediği, bu belgeye dayanarak 04.05.2023 tarihli motorlu taşıt sürücü sertifikası düzenlettirerek sürücü belgesi almak amacıyla ... Emniyet Müdürlüğü'ne müracaat ettiği, bu şekilde sanığın sahte belgeler düzenleyip kullanmak suretiyle resmi belgede sahtecilik suçunu işlediği iddiasıyla kamu davası açıldığı anlaşılmıştır. 2. Sanık savunmasında, suçlamayı kabul etmediğini, diplomanın sahte olduğunu bilmediğini ifade etmiştir. 3. Suça konu 24.06.2000 tarih ve 3750 sayılı belgenin farklı bir isme ve kursa ait olduğuna ilişkin cevabi yazının dosya içerisinde olduğu anlaşılmıştır. 4.Yargılama sonucunda, sanığın üzerine atılı zincirleme resmi belgede sahtecilik suçunu işlediği kabul edilerek temyize konu mahkumiyet kararı verilmiştir. IV. GEREKÇE A. Tebliğname Yönünden Suça konu "aslı gibidir" onaylı 24.06.2000 tarih ve 3750 sayılı Yetişkinler II. Kademe Eğitim Başarı Belgesi ile bu belgeye istinaden düzenlenen dosyada asılları mevcut 25.07.2013 tarihli sürücü belgesi müracaat formu, motorlu taşıt sürücüleri kursuna müracaat formu ve 04.05.2013 tarihli motorlu taşıt sürücü sertifikası asılları üzerinde Heyetimizce yapılan gözlemde belgelerin aldatıcılık niteliğini haiz olduğu kabul edildiğinden, tebliğnamedeki bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir. B. Resmi Belgede Sahtecilik Suçundan Verilen Hüküm Yönünden 1. Sübuta ilişkin temyiz isteği yönünden; ,sanık her ne kadar savunmasında, okur yazar olduğunu, bu yüzden kursa katılmasına gerek olmadığının söylendiğini ve ilgili kurumda görevli Ahmet isimli şahsın kursun bitimi ile vermiş olduğu diplomanın sahte olduğunu bilmediğini ifade etmiş ise de, sanığın ... 50. Noterliğinde Av. ... ve Av. ...'ü vekil olarak tayin ettiği 27.07.2015 tarih ve 10224 yevmiye numaralı vekaletname düzenlenirken okur yazar olmadığını beyan ettiği ve noter tarafından da bu hususun teyit edilerek tanıklar huzurunda işlem yapıldığının anlaşılması ve tüm dosya kapsamından okur yazar olmadığı tespit edilen sanığın sahte olarak düzenlediği/ düzenlettirdiği Yetişkinler II. Kademe Eğitim Başarı Belgesi ile sürücü belgesi almak amacıyla motorlu taşıtlar sürücü kursuna başvurup motorlu taşıt sürücü sertifikası aldığı ve müracaat formları düzenleyip kullandığının belirlenmesi karşısında, mahkemenin suçun sübutuna ve eylemin zincirleme şekilde gerçekleştiğine dair kabul ve uygulamasında bir isabetsizlik görülmediğinden hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır. 2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir. 3. Sanık hakkında kasıtlı suçtan hapis cezasına mahkûmiyetin kanunî sonucu olarak uygulanmasına karar verilen hak yoksunlukları yönünden, Anayasa Mahkemesinin, 24.11.2015 tarihli ve 29542 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren, 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararı ile 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesindeki bazı hükümlerin iptal edilmesi ve hükümden sonra, 15.04.2020 tarihinde, yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun’un 10 uncu maddesi ile 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesinin üçüncü fıkrasının birinci cümlesine; “... ertelenen veya” ibaresinden sonra gelmek üzere eklenen “... denetimli serbestlik tedbiri uygulanarak cezası infaz edilen ...” ibarelerinin infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görüldüğünden bu husus bozma nedeni yapılmamıştır. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle ... 8. Asliye Ceza Mahkemesinin, 19.11.2015 tarihli ve 2015/704 Esas, 2015/934 Karar sayılı kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 26.10.2023 tarihinde karar verildi.