Yargıtay · 11. Ceza Dairesi
Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2021/4493 E. 2024/13810 K. – Mühür Bozma
Konu: Mühür Bozma
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/4493
- Karar No
- 2024/13810
- Karar Tarihi
- Konu
- Mühür Bozma
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2014/1088 E. 2016/319 K. SUÇ : Mühür bozma HÜKÜM : Davanın reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: Kamu davası hakkında mükerrerlik nedeniyle ret kararı verilebilmesi için "aynı fiil nedeniyle aynı sanık için önceden verilmiş bir hüküm veya açılmış bir dava varsa davanın reddine" karar verilebileceği cihetle; dosyadaki mevcut bilgi ve belgeler ışığında, Mahkemenin kabulünde olduğu üzere suç tarihinin 01.10.2014, iddianame tarihinin 02.12.2014 olduğu, Mahkemenin mükerrer dava nedeniyle ret kararına dayanak olan İzmir 20. Asliye Ceza Mahkemesinin 21.05.2015 tarihli ve 2015/25 Esas, 2015/438 Karar sayılı dosyasında ise suç tarihlerinin 25.07.2014, 25.08.2014 ve iddianame tarihlerinin ise 23.12.2014, 17.03.2015 olduğundan fiiller aralarında hukuki kesinti olmadığından zincirleme suç hükümlerinin uygulanması gerektiği, Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 15.03.2016 tarihli ve 2014/847 Esas, 2016/128 Karar sayılı kararında belirtildiği üzere, tayin olunacak cezadan kesinleşmiş önceki cezanın mahsup edilmesi gerektiği gözetilmeden kamu davasının mükerrer olması nedeniyle reddine karar verilmesi hukuka aykırı ise de, zamanaşımının olumsuz muhakeme şartı olarak kovuşturmaya engel olduğu gözetilerek yapılan incelemede; Sanığa yüklenen mühür bozma suçunun Kanundaki cezasının türü ve üst sınırına göre, 5237 sayılı TCK’nin 66/1-e maddesinde öngörülen olağan dava zamanaşımının, kesen son sebep olan sanığın sorgusunun yapıldığı 22.06.2015 tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği ve bu itibarla katılan vekilinin temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden, diğer yönleri incelenmeyen hükmün 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nin 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA; ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta aynı Kanun’un 322. maddesindeki yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan, sanık hakkındaki kamu davasının gerçekleşen olağan dava zamanaşımı nedeniyle 5271 sayılı CMK’nin 223/8. maddesi uyarınca Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNEDava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,25.11.2024 tarihinde karar verildi.