Yargıtay · 11. Ceza Dairesi
Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2021/41842 E. 2026/5478 K. – Hizmet Nedeniyl
Konu: Hizmet Nedeniyle Güveni Kötüye Kullanma
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/41842
- Karar No
- 2026/5478
- Karar Tarihi
- Konu
- Hizmet Nedeniyle Güveni Kötüye Kullanma
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2020/1718 E., 2020/1819 K. SUÇ : Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün yapılan ön inceleme neticesinde temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ A. Bozma 1. Temyizin kapsamına göre İnegöl 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 14.03.2017 tarihli kararı ile hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçundan, sanığın beraatine karar verilmiştir. 2.İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 21. Ceza Dairesinin, duruşma açılarak yapılan yargılama neticesinde sanığın mahkumiyetine karar verilmiş olup bu kararın temyizi üzerine Yargıtay 15. Ceza Dairesinin 23.06.2020 tarihli, 2020/2125 Esas, 2020/6352 Karar sayılı kararı ile bozulmasına ve dava dosyasının Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
B. Bozma Sonrasındaki Yargılama Süreci Bozma üzerine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 21. Ceza Dairesinin, 30.12.2020 tarihli kararı ile sanık hakkında hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçundan 6 yıl hapis ve 30.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık Müdafinin Temyiz İstemi Sanığa atılı suçun yasal unsurlarının oluşmadığı, eksik soruşturma ile hüküm kurulduğu, zincirleme suç hükümlerinin uygulanmaması gerektiğine ilişkindir.
III. GEREKÇE 1. Sanığın üzerine atılı hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçunun 7188 sayılı Kanun’un 26. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK'nin 253. ve 254. maddeleri gereğince uzlaşma kapsamında olması nedeniyle, dosyanın uzlaştırma bürosuna tevdi edildiği ancak uzlaşmanın sağlanamadığı belirlenmiştir. 2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanı kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafinin temyiz istemi yerinde görülmemiş, Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararda, hukuka aykırılık bulunmamıştır.
IV. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 21. Ceza Dairesinin yukarıda tarih ve sayısı yazılı kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca İnegöl 2. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 21. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 13.05.2026 tarihinde karar verildi.