Yargıtay · 11. Ceza Dairesi
Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2021/40567 E. 2025/4436 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/40567
- Karar No
- 2025/4436
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2018/2013 E. 2019/1115 K. SUÇ : Banka veya kredi kurumlarınca tahsis edilmemesi gereken krediyi sağlamak amacıyla dolandırıcılık HÜKÜM : Beraat TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Esastan ret Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ A. İlk Derece Bakırköy 5. Ağır Ceza Mahkemesinin, 12.04.2018 tarih, 2016/364 Esas, 2018/87 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında; 1.Nitelikli dolandırıcılık suçundan , 5237 sayılı Kanun'un 158/1-j-son, 62, 52, 53. maddeleri gereğince 2 yıl 6 ay hapis ve 250.000,00 Tl adli para cezası ile cezalandırılmasına, 2.Resmi belgede sahtecilik suçundan CMK 223/2-a maddesi uyarınca beraatine, karar verilmiştir. B. İstinaf İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 21. Ceza Dairesinin, 10/10/2019 tarihli, 2018/2013 Esas, 2019/1115 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında, İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanığın istinaf başvurusunun kabulü ile, duruşma açılmaksızın yapılan inceleme neticesinde, nitelikli dolandırıcılık suçu yönünden 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi delaletiyle aynı Kanun'un 303 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilerek sanık hakkında; nitelikli dolandırıcılık suçundan, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca beraat kararı verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Katılan vekilinin temyiz talebi ; Katılan vekilinin, suçun yasal unsurlarının oluştuğu, sübuta erdiği, dosya kapsamındaki delillerin değerlendirilmesi ve takdirinde hataya düşüldüğü hususlarına ilişkin olarak sanığın üzerine atılı suçtan dolayı hakkında mahkumiyet kararı verilmesi gerekirken usul ve yasaya aykırı olarak beraat kararı verilmiş olması nedeniyle beraat hükmünün bozulması talebine ilişkindir. III. GEREKÇE Kabul edilebilir bir temyiz başvurusu üzerine yapılan inceleme neticesinde; 1. Sanık hakkında, İlk Derece Mahkemesince nitelikli dolandırıcılık suçundan kurulan mahkûmiyet hükmüne yönelik istinaf başvurusu üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince duruşma açılmaksızın 5271 sayılı Kanun'un 280/1-a. maddesi delâletiyle aynı Kanun’un 303/1-a. maddesi uyarınca beraat kararı verilmiş ise de; mevcut delillerin yeniden değerlendirilmesi suretiyle yeni bir hüküm kurulup İlk Derece Mahkemesinin olaya ilişkin kabulünden farklı olarak beraat kararı verilmesinin, 5271 sayılı Kanun'un 303/1-a. maddesi kapsamına girmediği ve bu hususa ilişkin değerlendirmenin aynı Kanun'un 280/1-g. maddesine göre duruşma açılarak ve taraflar da çağrılarak delillerin değerlendirilmesi sonucunda anılan Kanun maddesinin ikinci fıkrasına göre yeniden hüküm kurulması suretiyle yapılabileceği gözetilmeden, duruşma açılmaksızın dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda sanığın beraatine karar verilmesi, hukuka aykırı bulunmuştur. IV. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle, başkaca yönleri incelenmeyen, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 21. Ceza Dairesinin kararının, 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi uyarınca Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 21. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 14.04.2025 tarihinde karar verildi.