Yargıtay · 11. Ceza Dairesi
Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2021/39726 E. 2025/4001 K.
Konu: Nitelikli Dolandırıcılık
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/39726
- Karar No
- 2025/4001
- Karar Tarihi
- Konu
- Nitelikli Dolandırıcılık
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SUÇ : Nitelikli dolandırıcılık HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Esastan reddi ile hükmün onanması Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. İzmir 11.Ağır Ceza Mahkemesi'nin 24.01.2019 tarihli, 2018/345 Esas, 2019/17 Karar sayılı kararıyla sanık hakkında nitelikli dolandırıcılık suçundan; 5237 sayılı TCK'nin 158/1-L, 43, 62, 52/2-4, 53 maddeleri uyarınca 5 yıl 2 ay 15 gün hapis ve 12.500TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına karar verilmiştir. 2. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesinin, 14.06.2019 tarihli ve 2019/787 Esas 2019/1475 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280/1-a. maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanığın temyiz talebi; katılanı tanımadığına, böyle bir suçu işlemediğine, tek taraflı verilen bir karar olduğuna ve bozulması gerektiğine ilişkindir. III. GEREKÇE Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanı kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği, 5237 sayılı Kanun'un cezanın belirlenmesi başlıklı 61/1. maddesinde belirtilen kriterler ile aynı Kanun'un 3/1. maddesinde ifade edilen cezada orantılılık ilkesi nazara alındığında temel cezanın alt sınırdan uzaklaşılarak belirlenmesinin ve dosya kapsamıyla örtüşen gerekçelerle takdiri indirim hükmünün uygulama dışı bırakılmasının isabetli olduğu anlaşıldığından, sanığın temyiz istemleri yerinde görülmemiş, Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır. IV. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesinin kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca İzmir 11. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 08.04.2025 tarihinde karar verildi.