Yargıtay · 11. Ceza Dairesi
Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2021/39492 E. 2023/2881 K. – Dolandırıcılık
Konu: Dolandırıcılık
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/39492
- Karar No
- 2023/2881
- Karar Tarihi
- Konu
- Dolandırıcılık
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2018/92 E , 2020/515 K SUÇ : Dolandırıcılık HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 ... maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 ... maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Kandıra Asliye Ceza Mahkemesinin, 07.10.2013 tarihli ve 2012/208 Esas, 2013/348 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı ... Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 157 nci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci ve 53 üncü maddeleri uyarınca 10 hapis cezası ve 80,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. 2. Kandıra Asliye Ceza Mahkemesinin, 07.10.2013 tarihli ve 2012/208 Esas, 2013/348 Karar sayılı kararının sanık tarafından temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 15. Ceza Dairesinin 07/06/2017 tarihli ve 2017/7841 Esas, 2017/13755 Karar sayılı kararı ile sanığa yüklenen dolandırıcılık suçu nedeniyle, hükümden sonra 02.12.2016 tarihli ve 29906 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanunun 34 üncü maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun'un 253 ve 254 üncü maddeleri gereğince uzlaştırma işlemleri için gereği yapılarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini zorunluluğu gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir. 3. Bozma üzerine Kandıra 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 16.12.2020 tarihli ve 2018/92 Esas, 2020/515 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 157 nci maddesinin birinci fıkrası 62 nci, 52 nci ve 53 üncü maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ve 400,00 TL adli para ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanığın temyiz isteği;lehine hükümler yönünden kararın bozulması, suçlamayı kabul etmediği, zararın kuzeni tarafından ödendiği, son sözü sorulmadan hakkında hüküm kurulduğu hususlarına ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR 1. Emlakçılık yapan katılanın olay tarihinde dükkanına sanığın geldiği ve arsa almak istediğini söylediği, katılanın da sanığa bazı arsaları gösterdiği, sanığın bu sırada telefonla gümrükten araç alımı ile ilgili konuştuğu ve katılana İstanbul'da gümrük ofisinin olduğunu, kendisine ucuza araç satabileceğini, BMW 5.20 model otomobili 44.000-45.000 TL'ye verebileceğini, ancak bu tutarın %16'sına tekabül eden ücreti kendisine ödemesi gerektiğini söylediği ve katılan üzerinde gerek konuşma, gerekse yaptığı iş ile ilgili telefon görüşmeleriyle ... telkin ettiği, bunun üzerine de katılanın 6.000 TL'yi sanığa verdiği, sanığın katılanın yanından ayrıldıktan sonra aradan zaman geçmesine rağmen telefonlarına cevap vermediği iddia olunmuştur. 2. Sanık savunmasında özetle;katılanın kendilerine ait yazlığı satışı konusunda aracılık ettiğini, kendisine bildirdiği fiyatı alıcı kişiye farklı aktardığını ve bu yüzden ticari ilişkide katılanı safdışı bıraktıklarını, aralarında bundan kaynaklanan bir durum olduğunu, suçlamaları kabul etmediğini beyan etmiştir. 3. Yargılama sırasında tanık olarak bilgisine başvurulan A.A, sanığın gümrükçü olarak kendisini tanıtarak BMW marka otomobil satın almak için anlaştıklarını ve sanığa 6000,00 TL kapora verdiklerini doğrulamıştır. 4. Sanık tarafından, katılan zararlarının giderildiğine ilişkin dosyada herhangi bir bilgi veya belge bulunmamaktadır. 5. 25.09.2017 tarihli uzlaştırma raporu ile sanığın katılanın zararını gidermemesi nedeniyle uzlaşmanın sağlanamadığı tespit edilmiştir. 6. Mahkemece iddia, sanık savunması, tanık beyanı, katılanın beyanı, dosya içerisindeki tutanaklar, sanığa ait fotoğraflar, adli sicil kaydı, nüfus kaydı, Yargıtay bozma ilamı ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirilerek, sanık hakkında dolandırıcılık suçundan temyiz incelemesine konu mahkûmiyet hükmü kurulmuştur. IV. GEREKÇE A. Sanığın Temyiz Sebepleri Yönünden Dosya kapsamına göre elde edilen deliller doğrultusunda; 5271 sayılı Kanun'un 217 nci maddesi uyarınca duruşmadan edindiği kanaate göre delilleri değerlendirip sanık hakkında mahkûmiyet hükmü kuran Mahkemenin takdir ve kabulünde bir isabetsizlik görülmemiş; 25.09.2017 tarihli uzlaştırma raporuna göre, uzlaştırma işlemlerinin usûl ve yasaya uygun olarak gerçekleştirildiği, 25.03.2020 tarihli duruşmada sanığın duruşmalara katılmak istemediğini belirtiği, 5237 sayılı Kanun'un 50 ve 51 ... maddeleri ile 5271 sayılı Kanun'un 231 ... maddelerinin uygulanmamasına yönelik gerekçelerin yasal ve yeterli olduğu değerlendirildiğinden, sanığın bu hususlara yönelik yönelik temyiz sebepleri kabul edilmemiştir. B. Sair Temyiz Sebepleri Yönünden Sanığın üzerine atılı dolandırıcılık suçunun 6763 sayılı Kanun’un 34 üncü maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun'un 253 üncü ve 254 üncü maddeleri gereğince uzlaşma kapsamında olması nedeniyle, dosyanın uzlaştırma bürosuna tevdi edildiği ancak uzlaşmanın sağlanamadığı belirlenerek yapılan incelemede; 1.Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımın doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir. 2. Kandıra 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 16.12.2020 tarihli ve 2018/92 Esas, 2020/515 Karar sayılı kararında Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülen Yargıtay bozma ilamı öncesinde sanık hakkında hükmolunan 10 ay hapis ve 80,00 TL adli para cezasının sadece sanık tarafından temyiz edilmesi nedeniyle ceza miktarı itibarıyla kazanılmış hak oluşturduğu gözetilmeyerek 1412 sayılı Kanun'un 326 ncı maddesinin son cümlesine aykırı davranılması ve lehe bozma sonrası yapılan yargılama giderlerinin sanığa yükletilemeyeceğinin gözetilmemesi hususlarının dışında bir hukuka aykırılık görülmemiştir. V. KARAR Gerekçe bölümünde (B) bendinin (2) numaralı paragrafında açıklanan nedenlerle Kandıra 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 16.12.2020 tarihli ve 2018/92 Esas, 2020/515 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 ... maddesi uyarınca BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı Kanun'un 326 ncı maddesinin son cümlesi uyarınca sanığın kazanılmış ... gözetilerek sonuç ceza miktarı itibarıyla 10 ay hapis ve 80,00 TL adli para cezasıyla cezalandırılmasına” cümlesinin eklenmesi, ayrıca hüküm fıkrasından yargılama giderine ilişkin paragrafın çıkarılarak yerine "Yargıtay bozma ilamı öncesi yargılama giderlerinin sanıktan tahsili ile hazineye gelir kaydına ve bozma ilamı sanık lehine olduğundan sonrası yapılan yargılama giderlerinin Hazine üzerinde bırakılmasına'' ibaresinin eklenmesi suretiyle, hükmün, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 11.04.2023 tarihinde karar verildi.