Yargıtay · 11. Ceza Dairesi
Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2021/39420 E. 2026/3806 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/39420
- Karar No
- 2026/3806
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2021/151 E., 2021/342 K. SUÇ : Bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu, temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: 1. Katılan ile sanığın kardeş oldukları, ceza sorumluluğunu etkileyen şahsi sebepleri düzenleyen 5237 sayılı TCK'nın 167/2 fıkrasında tanımı yapılan aynı konutta beraber yaşamayan kardeşe karşı nitelikli dolandırıcılık suçunda sanık hakkında hükmolunan cezadan indirim yapılması gerekliliğinin yanı sıra takibinin şikâyete tabi olduğu gözetilerek, hükümden sonra 02.12.2016 tarihinde 29906 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun'un 34. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK'nın 253/3 maddesinde yer alan; ''etkin pişmanlık hükümlerine yer verilen suçlar ile'' ibaresinin madde metninden çıkarılması sebebiyle soruşturma ve kovuşturulması şikâyete bağlı olan 5237 sayılı TCK'nın 167/2 maddesi yollamasıyla 158/1-(d) maddesinde düzenlenen nitelikli dolandırıcılık suçunun uzlaşma kapsamına alındığının anlaşılması karşısında; katılanın şikâyetinin devam edip etmediği de belirlenerek taraflar arasında usulüne uygun şekilde uzlaştırma işlemlerinin yerine getirilmesi ve sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tespit ve tayininde zorunluluk bulunduğunun gözetilmemesi,
2. Kabul ve uygulamaya göre de; sanık hakkında kasıtlı suçtan hapis cezasına mahkûmiyetin kanunî sonucu olarak uygulanmasına karar verilen hak yoksunlukları yönünden, 15.04.2020 tarihinde yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun’un 10. maddesi ile 5237 sayılı Kanun'un 53/3 maddesinin birinci cümlesine; “... ertelenen veya” ibaresinden sonra gelmek üzere eklenen; “... denetimli serbestlik tedbiri uygulanarak cezası infaz edilen ...” ibarelerinin gözetilmesinde zorunluluk bulunması,
Yasaya aykırı, sanığın temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca hükmün, Tebliğname'ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 13.04.2026 tarihinde karar verildi.