Yargıtay · 11. Ceza Dairesi
Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2021/38612 E. 2026/4941 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/38612
- Karar No
- 2026/4941
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2020/35 E. 2021/113 K. SUÇ : 5411 sayılı Kanun'a aykırılık HÜKÜMLER : Düşme TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Yargıtay Ceza Daireleri Başkanlar Kurulu’nun 29.12.2011 tarihli ve 2011/Bşk-42-42 Esas-Karar sayılı kararında belirlendiği gibi 2797 Sayılı Yargıtay Kanunu’nun görevlerini düzenleyen 14.maddesinin 3.fıkrasının (a) bendinde; “Daireler arasında işbölümünün belirlenmesinde dava açılan belgedeki nitelendirme esas alınır. Açıklama ile sevk maddelerinin uyumsuz olduğu durumlarda, açıklamaya itibar edilir, ” (b) bendinde de; “Çeşitli suçlara ait davalarda, suçların en ağırını incelemeye yetkili olan daire görevlidir” hükmüne yer verilmiştir. Çeşitli suçlara ilişkin açılan davalardan en ağırı saptanırken, hapis cezasının üst sınırı daha fazla olan suça ilişkin dava daha ağır kabul edilmeli, üst sınırların eşit olması halinde bu kez alt sınırı daha fazla hapsi gerektiren suça ilişkin davanın daha ağır olduğu sonucuna varılmalıdır. Hapis cezası ile birlikte öngörülen adli para cezaları ise, her iki suça ilişkin hapis cezalarının alt ve üst sınırlarının eşit olması halinde dikkate alınmalıdır, hükmüne amirdir.
İncelenen dosya içeriğine göre; Zonguldak Cumhuriyet Başsavcılığının 21.08.2007 tarih ve 2007/2413-155 Esas sayılı iddianamesinde, 23.11.2005 günü .. Bankası .. şubesinin krediler bölümünde memur olarak çalışan sanık ...’ın, diğer sanık ... ile birlikte anlaşarak, 2000 TL kredi çekmek için bankaya gelen katılanı kandırıp, 5500 TL. kredi çekmesini sağladıkları, 2000 TL’sini şikayetçiye verip, 1500 TL’sini sanık ...’in hesabına havale ettiği, geri kalanını ise kendisine almak suretiyle menfaat temin ettiğinin iddia olunması nedeniyle, açılan dava ile 5411 sayılı Kanun’un 160.maddesindeki bankacılık zimmetinin tavsif edilmiş olması karşısında, İddianamede anlatılan bankacılık zimmetinin suçunun cezasının, suç tarihi itibarıyla yürürlükte bulunan 5411 sayılı Kanun’un 160.maddesinde altı yıldan oniki yıla kadar hapis ve beşbin güne kadar adlî para cezası olduğu, sanıkların katılana yönelik dolandırıcılık suçunun cezasının ise, 5237 sayılı TCK'nın 158/1-f-son maddesinin 5377 sayılı kanun değişiklik öncesine göre iki yıldan yedi yıla kadar hapis cezasını gerektirdiği gözetildiğinde; iddianamedeki anlatım ve nitelendirmeye göre, Yargıtay Kanunu’nun değişik 14.maddesi gereğince temyiz incelemesinin Yüksek 7. Ceza Dairesi’nin görevi dahilinde olduğundan Dairemizin GÖREVSİZLİĞİNE, dosyanın görevli daireye gönderilmesine,
04.05.2026 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.