Yargıtay · 11. Ceza Dairesi
Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2021/37814 E. 2025/758 K. – Dolandırıcılık
Konu: Dolandırıcılık
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/37814
- Karar No
- 2025/758
- Karar Tarihi
- Konu
- Dolandırıcılık
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2018/1800 E., 2018/2129 K. SUÇ : Dolandırıcılık HÜKÜM : Beraat TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKİ SÜREÇ 1.İstanbul 53. Asliye Ceza Mahkemesinin, 03.03.2018 tarihli ve 2016/247 Esas, 2018/172 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında, dolandırıcılık suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 157/1, 51, 52 ve 53. maddeleri uyarınca 1 yıl 3 ay hapis ve 500,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir. 2. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 22. Ceza Dairesinin, 06.09.2018 tarihli ve 2018/1800 Esas, 2018/2129 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında, İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanığın istinaf başvurusunun kabulü ile, sanığın mahkûmiyetine ilişkin gerekçe kısmı ile hüküm fıkrasında atılı suçtan mahkûmiyetine ilişkin hüküm fıkralarının tamamen çıkartılarak, hüküm fıkrasına yerine: "Sanık ...'nun katılana yönelik fiilinin kanunda suç olarak tanımlanmamış olduğundan CMK'nın 223/2-e maddesi uyarınca BERAATİNE, Yargılama giderlerinin kamu üzerinde bırakılmasına" ibarelerinin eklenmesi suretiyle 5271 sayılı Kanun'un 280/1-a ve 303/1-a maddeleri gereğince düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Katılan vekilinin temyiz istemi, kararın hukuka aykırı olduğuna, suçun oluştuğuna, sanığın cezalandırılması gerektiğine, ilişkindir. III. GEREKÇE Sanık hakkında, İlk Derece Mahkemesince dolandırıcılık suçundan kurulan mahkûmiyet hükmüne yönelik istinaf başvurusu üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince duruşma açılmaksızın 5271 sayılı Kanun'un 280/1-a. maddesi delâletiyle aynı Kanun’un 303/1-a. maddesi uyarınca beraat kararı verilmiş ise de; mevcut delillerin yeniden değerlendirilmesi suretiyle yeni bir hüküm kurulup İlk Derece Mahkemesinin olaya ilişkin kabulünden farklı olarak beraat kararı verilmesinin, 5271 sayılı Kanun'un 303/1-a. maddesi kapsamına girmediği ve bu hususa ilişkin değerlendirmenin aynı Kanun'un 280/1-g. maddesine göre duruşma açılarak ve taraflar da çağrılarak delillerin değerlendirilmesi sonucunda anılan Kanun maddesinin ikinci fıkrasına göre yeniden hüküm kurulması suretiyle yapılabileceği gözetilmeden, duruşma açılmaksızın dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda sanığın beraatine karar verilmesi, hukuka aykırı bulunmuştur. III. KARAR Başkaca yönleri incelenmeyen İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 22. Ceza Dairesinin, 06.09.2018 tarihli ve 2018/1800 Esas, 2018/2129 Karar sayılı kararının, gerekçe bölümünde açıklanan nedenle, 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/2-b maddesi uyarınca takdîren İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 22. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 15.01.2025 tarihinde karar verildi.