Yargıtay · 11. Ceza Dairesi
Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2021/35518 E. 2023/8487 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/35518
- Karar No
- 2023/8487
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ:Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2013/49 E., 2015/497 K. SUÇLAR :Dolandırıcılık, nitelikli dolandırıcılık, güveni kötüye kullanma HÜKÜMLER: Mahkûmiyet, beraat TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Kısmi ret, kısmi onama, kısmi bozma Sanık ... hakkında, yargılama sırasında vefat ettiği belirlenerek 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası uyarınca kurulan düşme hükümlerine yönelik yapılan ön inceleme neticesinde, katılanlar ..., ..., ......Bilişim Şirketi vekilinin temyiz dilekçesinde her ne kadar sanığın adı yazılmış ise de dilekçe içeriği itibariyle temyiz bulunmadığı belirlenmiş olmakla, bu hükümler inceleme dışı bırakılmıştır. Diğer sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Kanun’un 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin gerekçe bölümünün (A) sırasında belirtilenler dışındaki hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ A. ... 5. Ağır Ceza Mahkemesinin 27.11.2015 Tarihli ve 2013/49 Esas, 2015/497 Karar Sayılı Kararı ile 1. Sanık ... Hakkında; a.Suç işlemek amacıyla örgüt kurma suçundan 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraat, b.Katılanlar ..., ... ve ...'e karşı güveni kötüye kullanma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 155 nci maddesinin birinci fıkrası 52 inci ve 53 üncü maddeleri uyarınca 3 kez 1 yıl 3 ay hapis ve 2.400,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, c.Katılanlar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... (...Bilişim), ..., ...'a karşı dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 157 nci maddesinin birinci fıkrası, 52 nci ve 53 üncü maddeleri uyarınca 15 kez , 2 yıl hapis ve 2.400,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, d.Katılanlar, ..., ... ve ...'a karşı dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 157 nci maddesinin birinci fıkrası, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 52 nci ve 53 üncü maddeleri uyarınca 3 kez, 2 yıl 6 ay hapis ve 3.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, e.Katılanlar, ... ve ...'e karşı nitelikli dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 52 nci ve 53 üncü maddeleri uyarınca 2 kez, 3 yıl 9 ay hapis ve 3.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, 2. Sanık ... Hakkında; a.Suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma suçundan 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraat, b.Katılanlar ..., ..., ...'a yönelik dolandırıcılık suçundan 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca ayrı ayrı 3 kez beraat, c.Katılanlar ..., ... ve ...'e karşı güveni kötüye kullanma suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 155 inci maddesinin birinci fıkrası 52 nci ve 53 üncü maddeleri uyarınca 3 kez 1 yıl 3 ay hapis ve 2.400,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, c.Katılanlar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... (...Bilişim), ...'e karşı dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 157 nci maddesinin birinci fıkrası, 52 nci ve 53 üncü maddeleri uyarınca 11 kez, 2 yıl hapis ve 2.400,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, d.Katılan, ...'e karşı dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 157 nci maddesinin birinci fıkrası, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 52 nci ve 53 üncü maddeleri uyarınca 1 kez, 2 yıl 6 ay hapis ve 3.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, 3.Sanık ... Hakkında; a.Suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma suçundan 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraat, b.Katılanlar ..., ..., ...'a yönelik dolandırıcılık suçundan 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca ayrı ayrı 3 kez beraat, c.Katılanlar ..., ... ve ...'e karşı güveni kötüye kullanma suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 155 inci maddesinin birinci fıkrası 52 nci ve 53 üncü maddeleri uyarınca 3 kez 1 yıl 3 ay hapis ve 2.400,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, d.Katılanlar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... (...Bilişim), ...'e karşı dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 157 nci maddesinin birinci fıkrası, 52 inci ve 53 üncü maddeleri uyarınca 8 kez, 2 yıl hapis ve 2.400,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına, e.Katılan, ...'a karşı nitelikli dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 52 nci ve 53 üncü maddeleri uyarınca 3 yıl 9 ay hapis ve 3.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, 4.Katılan sanık ... Hakkında; a.Suç işlemek amacıyla kurulan örgüte yardım etme suçundan 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraat, b.Katılanlar ..., ...'a yönelik dolandırıcılık suçundan 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca ayrı ayrı 2 kez beraat, 5.Sanıklar ... ve ... Hakkında a.Suç işlemek amacıyla kurulan örgüte yardım etme suçundan 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraat, b.Katılan ...'a yönelik dolandırıcılık suçundan 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca ayrı ayrı 1 kez beraat, Kararları verilmiştir. B. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca özetle 1. Tüm sanıklar hakkında örgüt kurma, üye olma ve yardım etme suçlarından kurulan beraat hükümlerine karşı katılanlar ..., ..., ..., ..., ... ve ...Ltd.Şti.vekilleri tarafından yapılan temyiz istekleri yönünden; temyiz isteklerinin reddi, 2. Sanıklar ..., ... ve ... hakkında dolandırıcılık, sanıklar ... ve ... hakkında katılanlar Akın ve ...'e yönelik dolandırıcılık suçlarından kurulan hükümlere yönelik fiilleri ile ilgili verilen hükme karşı katılanlar ..., ..., ..., ..., ... ve ...Ltd.Şti.vekilleri tarafından yapılan temyiz istekleri ve sanıklar ... ve ...hakkında katılanlar ... ve ...'a yönelik nitelikli dolandırıcılık fiilleri ile ilgili verilen hükümlere karşı sanık ... müdafii ve sanık ... tarafından yapılan temyiz istekleri yönünden: hükümlerin onanması, 3.Sanıklar Ekrem Hakan, Mert ve Ufuk hakkında basit dolandırıcılık suçundan kurulan mahkumiyet hükümleri yönünden sanık ... müdafii ve sanıklar Mert tarafından yapılan temyiz istekleri yönünden: hükümlerin bozulması, Görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ A. Katılanlar ..., ..., ......Bilişim Şirketi Vekilinin, 1. Tüm sanıklar hakkında örgüt kurma, örgüte üye olma ve örgüte yardım suçlarından ve vekili olmadığı diğer katılanlara karşı eylemlere ilişkin olarak tüm sanıklar hakkında kurulan beraat hükümlerine ve sanıklar ... ve ... hakkında ...'e karşı dolandırıcılık suçundan kurulan beraat hükmüne yönelik temyiz isteği; sanıkların cezalandırılmaları talebine, 2. Sanıklar ... ve ... hakkında katılanlar ..., ..., ...' ye yönelik, sanık ... hakkında ... ve ...'ye yönelik dolandırıcılık suçundan kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik (dilekçede hangi hükmün ne şekilde temyiz edildiği açık olmamakla birlikte vekilin temsil ettiği katılanlara yönelik kurulan tüm hükümleri temyiz ettiği kabul edilmiştir) temyiz isteği, sanıkların eylemlerinin algılama yeteneğinin zayıflığından faydalanmak suretiyle dolandırıcılık suçunu oluşturduğuna, alt sınırdan ceza verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğuna, anılan nedenlerle hükümlerin bozulması talebine, B. Katılanlar ... ve ... Vekilinin Tüm sanıklar hakkında örgüt kurma, örgüte üye olma ve örgüte yardım suçlarından kurulan beraat hükümleri ile katılanlar ... ve ...'a yönelik eylemleri yönünden, sanıklar ..., ..., ..., ..., ... hakkında kurulan beraat hükümleri ve sanık ... hakkında kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz isteği; beraat hükümleri yönünden yüklenen suçlardan sanıkların cezalandırılması gerektiğine ve sanık ... hakkında ise alt sınırdan ceza verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğuna, anılan nedenlerle hükümlerin bozulması talebine, C. Sanık ... Müdafiinin Sanık hakkında kurulan tüm mahkumiyet hükümlerine yönelik temyiz isteği; süre tutum talebi ile birlikte hükümleri temyiz talebine, D.Sanık ...'nun ve Ek Temyiz Dilekçesi ile Müdafiinin Sanık hakkında kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik temyiz isteği, sanığın yüklenen güveni kötüye kullanma ve dolandırıcılık suçları yönünden bir eyleminin olmadığına, diğer sanık ... tarafından eylemlerin organize edildiğine, sanığın da Ekrem'in mağduru olduğuna, suçun mağdurları ile ilgisi olmadığına, kiralama sözleşmelerinde imzasının olmadığına, bir kısım katılanların sanık hakkındaki beyanlarının soyut olduğuna, bir kısım katılanlar yönünden ise sanığın irtibatının olmadığının açık olduğuna, eksik araştırma ve inceleme ile hüküm kurulduğuna, sanığın, diğer sanık ... ile fikir ve eylem birliği içerisinde bulunduğu veya yüklenen suçları işlediği yönünde delil bulunmadığına, lehe hükümlerin uygulanması gerektiğine, anılan nedenlerle hükümlerin bozulması ve duruşmalı inceleme talebine, E.Sanık ...'nun Hakkında kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik temyiz isteği, süre tutum talebi ile birlikte hükümleri temyiz talebine, İlişkindir. III. OLAY VE OLGULAR A.Dava konusu olay; sanık ...' nun gerçekte avukat olmadığı, avukat yanında yardımcı eleman olarak çalıştığı halde kendisini çevrede avukat olarak tanıttığı, bu kapsamda Sancakoğlu Hukuk Bürosu adıyla Avukat ... yazılı olarak bastırdığı kartviziti kullanarak bir kısım katılanlarla Kadıköy'de bulunan Av. Tuncay Sancakoğlu'na ait ofisin bir odasında görüşmeler yaptığı, sanıklar ... ve ...'nun ise sanık ...'in yanında çalışanları olarak çevrede tanıtıldığı, bu şekilde sanık ...'nun, gerçekte avukat olduğu yönünde toplumda yarattığı güvenden yararlanarak bir kısım katılanlara karşı çeşitli eylemlerle menfaat temin etmek suretiyle dolandırıcılık ve bir kısım katılanlara karşı ise güveni kötüye kullanma suçlarını işlediği, sanıklar ..., ..., ..., ... ve ...'nun da bir kısım katılanlar yönünden fikir ve eylem birliği içerisinde hareket etmek suretiyle sanık ...'in eylemlerine iştirak ettikleri iddiasına ilişkindir. B.Bu kapsamda; 1.Sanıklar Ekrem, Ufuk ve Mert'in fikir ve eylem birliği içerisinde, araç kiralama işi yapan katılanlar ..., ... ve ...'dan, müvekkil ve iş yaptığı çevrelerin araç ihtiyacını sağlamaya yönelik olarak kiraladıkları araçları, zilyetliğin devir amacına aykırı olarak satışa çıkardıkları ve üçüncü kişilere teslim ettikleri belirlenmiştir. 2.Sanık ...'in, müşteki ... ve katılanlar, ..., ... ve ...'dan müvekkil çevresine hizmet vermek amacıyla kiralamış olduğu araçları, vergi indirimli, hacizden satışlı ve filo fazlası araç gibi söylentiler ile piyasada uygun fiyata satışa çıkardığı, kendisini avukat olarak tanıtmış olmasından kaynaklı çevrede oluşturduğu güven izlenimiyle ortalama 30.000,00 TL -35.000,00 TL olarak belirlediği araç bedellerinin çoğunu, araçların tesliminden bir süre sonra resmi devrin yapılacağına dair yapmış olduğu ön satış (satış vaadi) sözleşmelerine istinaden katılanlardan temin ettiği halde süresinde devir işlemlerini gerçekleştirmediği gibi katılanları oyalayarak paralarını da iade etmediği, sanık ...'in elemanları olarak çalışan ... ile ...'nun da bir kısım katılanlar yönünden, hukuki konularda yardım etme, satış vaadi sözleşmelerini düzenleme, araçların temin ve teslimi, uygun araç satışı için kişilerle iletişime geçme, kişileri sanığın avukatlık ofisine yönlendirme, kişilerde sanık ...'in avukat olduğu izlenimini kuvvetlendirme şeklindeki eylemleriyle sanık ...'in fiillerine iştirak ettikleri belirlenmiştir. Buna göre, a.Sanık ...'in, katılanlar ...'in 16.000,00 TL, Mesut Hacisalihoğlu'nun 29.250,00 TL, ...'un24.500,00 TL, ...'ın 23.000,00 TL, ...'in 23.000 TL, ...'ın 19.000,00 TL, ...'nın 20.000,00 TL, ...'un 25.000,00 TL, ...'ın 21.000,00 TL, ...'ün yaklaşık 20-25.000,00 TL, ...'in 30.000,00 TL, ...'nin 25.000,00 TL, ...'ın 42.050,00 TL, ...'in 72.500,00 TL, ...'in ise farklı zamanlarda 93.500,00 TL ve ...'ın 33.250,00 TL parasını aldığı, araçları devretmediği gibi paralarını da iade etmediği anlaşılmıştır. b.Sanık ...'nun, katılanlar Veli, Mesut, Mustafa Osman, Suat, Hakan A., Harun, Mustafa K., Serdar, Muharrem, Zafer, Mahmut ve Erdem'e yönelik eylemlerde; sanık ...'nun katılanlar Mesut, Mustafa Osman, Hakan A., Serdar, ..., Muharrem, Zafer, Mahmut'a yönelik eylemlerde yukarıda açıklandığı şekliyle sanık ... ile fikir ve eylem birliği içerisinde hareket ettikleri belirlenmiştir. 3.Sanık ...'in, yine kendisini avukat olarak tanıtmış olmasından kaynaklı çevrede oluşturduğu güven izlenimiyle hukuki konularda yardım etme, uygun fiyata arazi satma, arazilerin bir kısmının milli emlaka ait olduğunu belirterek Çekmeköy Milli Emlak Şefliğinde çalışan katılan-sanık ...'nın adıyla ve aracılığıyla, eşi ...'nu milli emlakta çalıştığı söylemleriyle de katılanlarda yarattığı güvene dayanarak bir kısım katılanlardan menfaat temin ettiği belirlenmiştir. Buna göre, a.Sanık ...'in, şikayetçi ...'a uygun arazi satışı vaadinde bulunduğu, bu kapsamda annesi adına kayıtlı hisseli araziyi ...'a sattığı, bu satışın sorunsuz gerçekleştiği, daha sonra teyzesine ait hisseli başka bir arazi için satış vaadi üzerine katılandan 5.500,00 TL aldığı ancak satışı gerçekleştirmediği gibi parayı da iade etmediği anlaşılmıştır. b.Sanık ...'in, katılan ... ile tanıştığı sırada kendisini avukat olarak tanıtarak kartvizitini vermesi üzerine katılanın Üsküdar/Bulgurlu'da oturduğu milli emlak arazisi ile ilgili hukuki sorununu anlattığı, sanık ...'in de yardımcı olacağı ve dava açıp işi takip edeceği vaadiyle katılandan 10.000,00 TL menfaat temin ettiği halde herhangi bir işlemde bulunmadığı gibi katılanı oyalayarak parasını da iade etmediği anlaşılmıştır. c.Sanık ...'in, kendisini avukat olarak tanıttığı katılan ...'ın Milli Emlak Müdürlüğü adına kayıtlı Sancaktepe ilçesi Samandra bölgesindeki arsayı satın alma niyetini öğrenmesi üzerine bu arsayı alması konusunda yardımcı olacağı vaadiyle katılanı Milli Emlak Müdürlüğü'nde görev yapan ...'nın yanına götürdüğü, anılan arsanın ihaleyle uygun fiyata satışının gerçekleşeceğine ilişkin evraklar göstererek katılana bu konuda başvuru evrakı düzenlettiği, katılandan başvuru sırasında 12.750,00 TL, daha sonra ihaleyi kazandığını belirterek kalan arsa bedeli olarak 74,750,00 TL, sonrasında da benzer şekilde milli emlak arsaları olduğunu ve uygun fiyata yardımcı olacağını söyleyerek Şile'de de olduğunu söylediği arsalar için 375.000,00 TL, Üsküdar/Libadiye'de olduğunu söylediği arsalar için 187.500,00 TL olmak üzere toplam 650.000,00 TL para aldığı, katılan tarafından bu paraların farklı zamanlarda sanıklar ... ve ...'na teslim edildiği anlaşılmıştır. Bu eylemler sırasında katılanı inandırmak amacıyla Kadıköy 5. İcra Müdürlüğüne sunulan başka bir olaya ilişkin ödeme planı dilekçe örneği, katılan adına oluşturulan sahte tapu senet çıktıları ve Milli Emlak Daire Başkanlığı'na ait evrak suretinin kullanıldığına dair katılan tarafından sunulan belgeler dosya arasına eklenmiştir. d.Sanık ...'in, arkadaşları aracılığıyla tanıştığı ve kendisini avukat olarak tanıttığı katılan ...'dan, ilk olarak "Olay ve Olgular " başlığı altında 2-a sırasında anlatıldığı üzere araç satışı vaadiyle yaklaşık 33.250,00 TL menfaat temin ettikten sonra eşi ...'nu Milli Emlak Müdürlüğü çalışanı olarak tanıştırdığı, aynı zamanda gerçekte Milli Emlak Müdürlüğü Çekmeköy Şefliğinde çalışan ... ile tanıştırarak ve Milli Emlak Müdürlüğüne ait bir takım evraklar göstererek milli emlaktan uygun fiyatlı arazi satışı vaadiyle katılandan 28.000,00 TL para daha aldığı, daha sonra ise katılanın Gölcük depremi kapsamında idareden olan alacağına yönelik hukuki yardım vaadiyle katılanın kendisi tarafından yönlendirdiği avukatlar ... ve ...'a vekaletname vermesini sağlayarak takip işlemleri için katılandan 21.950,00 TL para daha aldığı, katılanın deprem nedeniyle olan alacağına ilişkin işlemlerin daha seri yürütülmesi gerektiği konusunda katılanı ikna ederek katılan tarafından 133.000,00 TL alacağının Av. ...'ın kuzeni olarak tanıştırdığı sanık ...'a temlikini sağladığı, bu amaçla ...'ın da notere giderek temliki kabul ettiği, bu şekilde katılanın toplamda 227.000,00 TL zarara uğratıldığı, katılan ...'ın sanık ...'in kaçmasından sonra idareden olan 133.000,00 TL alacağına ilişkin Av. ... ile görüştüğünde sanık ...'ın ...'ın kardeşi olduğunu ve sanık ... tarafından anılan temlikin daha önceden ...'a olan borcuna istinaden yapıldığını öğrendiği anlaşılmıştır. Bu eylemler sırasında sanık ...'nun araç alım ve teslim, arsa gösterimi gibi eylemlerde sanık ... ile birlikte hareket ettiği belirlenmiştir. e.Sanık ...'in, katılan ... aracılığıyla tanıştığı katılan ...'tan kendisini avukat olarak tanıtmak suretiyle katılanın hukuki bir davası ile ilgili olarak işlem yapmak ve daha sonra geri vermek üzere teminat masrafı adı altında 40.000,00 TL para aldığı, ayrıca katılan ...'ı da, sanık ... ile tanıştırarak uygun fiyata gayrimenkul satış vaadiyle masraf adı altında katılandan 180.000,00 TL para daha alarak katılanın toplamda 220.000,00 TL zarara uğratıldığı anlaşılmıştır. Bu eylemler sırasında katılanı inandırmak amacıyla Milli Emlak Daire Başkanlığı'na ait evrak suretinin kullanıldığına dair katılan vekili tarafından sunulan belgeler dosya arasına eklenmiştir. C.Mahkemenin kabul ve uygulamasına göre; 1.Sanıklar Ekrem, Mert ve Ufuk hakkında B-1 sırasında yazılı şekilde sabit görülen eylemleri nedeniyle katılanlara karşı ayrı ayrı üçer kez güveni kötüye kullanma suçlarından cezalandırılmalarına, 2. Sanıklar Ekrem, Mert ve Ufuk hakkında hakkında B-2 sırasında yazılı şekilde sabit görülen eylemleri nedeniyle sanık ...'in B-2,a sırasında yazılı katılanlara ve 3-a sırasında yazılı katılan ...'a karşı, sanıklar Mert ve Ufuk'un B-2,b sırasında yazılı katılanlara karşı ayrı ayrı basit dolandırıcılık suçlarından cezalandırılmalarına, 3. Sanık ... ve ... hakkında, katılan ...'e yönelik B-2 sırasında yazılı eylemleri farklı zamanlarda birden fazla kez gerçekleştirdikleri sabit görülerek, zincirleme şekilde basit dolandırıcılık suçundan cezalandırılmalarına, 4. Sanık ...'in katılanlar ... ve ...' a yönelik 3-d-e sıralarında yazılı şekilde sabit görülen eylemlerine ilişkin olarak farklı zamanlarda birden fazla kez menfaat temin edilmesi nedeniyle zincirleme şekilde basit dolandırıcılık suçundan cezalandırılmalasına, 5. Sanık ...'in katılan ...'e karşı 3-b sırasında yazılı şekilde sabit görülen eylemleri ve sanıklar Ekrem ve Mert'in katılan ...'a karşı 3-c sırasında yazılı şekilde sabit görülen eylemlerine ilişkin olarak eylemlerin gerçekleştirilmesi sırasında kamu kurum ve kuruluşlarına ilişkin evrakların kullanıldığı kabulüyle kamu kurum ve kuruluşlarının araç olarak kullanılması suretiyle nitelikli dolandırıcılık suçundan cezalandırılmalarına, 6. Sanıklar ..., ..., ... ..., ... ve ... hakkında suç işlemek amacıyla örgüt kurma ve bu örgüte üye olmak ve örgüte yardım etmek suçlarından, suçun yasal unsurları itibariyle oluşmadığı kabulüyle beraatlerine, 7. Sanıklar ..., ... ve ... hakkında dosya kapsamındaki beyanlar itibariyle sanıkların üzerlerine atılı ...'a yönelik olaya ve dolandırıcılık suçlarına iştiraklerine dair mahkumiyetlerine yeter delil bulunmadığı kabulüyle beraatlerine, 8. Sanıklar ... ve ... hakkında temyiz kapsamı dışında kaldığı belirlenen bir kısım katılanlar ile birlikte temyiz kapsamında olduğu anlaşılan ..., ..., ...'a yönelik basit dolandırıcılık suçlarını işlediklerinin sabit olmadığı kabulüyle beraatlerine, İlişkin temyize konu hükümler kurulmuştur. IV. GEREKÇE ... Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 15/11/2012 tarihli ve 2012/13147 Esas sayılı iddianamesi ile sanık ... hakkında katılanlar ..., ..., ..., ... ve ...'e yönelik dolandırıcılık suçlarından kamu davası açıldığı halde herhangi bir hüküm kurulmadığı anlaşılmakla, mahallinde hüküm kurulması mümkün görülmüştür. A.Sanıklar ..., ..., ... ..., ... ve ... Hakkında Suç İşlemek Amacıyla Örgüt Kurma, Üye Olma ve Yardım Etme Suçlarından Kurulan Beraat Hükümlerine ve Sanıklar Hakkında Bir Kısım Katılan ... Müştekilere Karşı Beraat Hükümlerine Yönelik Katılanlar ..., ..., ..., ... ve ... Vekillerinin Temyizlerinin İncelenmesinde Sanıklar hakkında suç işlemek amacıyla örgüt kurma, bu örgüte üye olma ve yardım etme suçlarından kurulan hükümler yönünden suçtan doğrudan zarar görmeyen ve bir kısım katılanlara yönelik dolandırıcılık suçlarından kurulan hükümler yönünden ise anılan katılanlara ilişkin vekaleti bulunmayan katılanlar ..., ..., ... vekili ve ... ve ... vekilinin, aynı Kanun’un 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği anılan hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunmadığı, hükümlerin, karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305 inci maddesinin birinci fıkrası gereği re’sen temyize de tabi olmadığı anlaşılmıştır. B. Sanıklar ... ve ... Hakkında Katılan ...'a Karşı Dolandırıcılık Suçundan, Sanık ... Hakkında Katılanlar ..., ... ve ... 'e Yönelik Hakkında Kurulan Beraat Hükümleri Yönünden Dosya kapsamındaki delil ve belgeler ile aşamalardaki katılan beyanları ve sanık savunmalarının değerlendirilmesi neticesinde, yüklenen suçların sanıklar tarafından işlendiği veya işlenmesi sırasında diğer sanıkların eylemlerine iştirak ettiği yönünde cezalandırılmalarına yeter, her türlü şüpheden uzak kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı anlaşılmakla, Mahkemenin kabul ve uygulamasında isabetsizlik görülmemesi nedeniyle, hukuka aykırılık görülmemiştir. 2.Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, katılan ..., ... vekili ve katılan ... vekilinin yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır. C.Sanık ... Hakkında ... ve ...'a Karşı Nitelikli Dolandırıcılık Suçlarından Kurulan Mahkumiyet Hükümleri Yönünden 1. Dosya kapsamındaki delil ve belgeler ile aşamalardaki katılan beyanları ve sanık savunmalarının değerlendirilmesi neticesinde, yüklenen suçun sanık tarafından işlendiği ve unsurları itibariyle oluştuğu yönünde Mahkemenin kabul ve uygulamasında bir isabetsizlik görülmemiş, sanık ...'nun gerçekte avukat olmadığı halde, dosyada sureti bulunan ... amblemi basılı avukat kartviziti ve ...'na kayıtlı avukat olarak çalışan Av. Tuncay Sancakoğlu'nun avukatlık ofisini kullanmak suretiyle katılanlar nezdinde kamu meslek kuruluşuna bağlı olarak görev yapan avukat kimliğinin yarattığı güvenden yararlanmak suretiyle menfaat temin etmek şeklindeki eylemlerinin kamu meslek kuruluşlarının araç olarak kullanılması suretiyle nitelikli dolandırıcılık suçunu oluşturduğu, aynı zamanda katılan ... yönünden menfaat teminine yönelik Milli Emlak Genel Müdürlüğü yazışma evrakı ve tapu suretlerinin kullanılması nedeniyle kamu kurum ve kuruluşlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçunun da oluştuğu anlaşılmakla, Mahkemece sanık hakkında kamu meslek kuruluşlarının araç olarak kullanılması suretiyle nitelikli dolandırıcılık suçuna yönelik bir kabul bulunmamakta ise de sanığın eylemleri ile Kanun'un aynı maddesinin ihlal edilmiş olması nedeniyle sonucu itibarıyla doğru olduğu belirlendiğinden, 5237 sayılı Kanun'un 158 inci maddesinin d bendi uyarınca kurulan hükümlerde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır. 2.Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç vasıfları ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından sanık ... müdafiinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir. D. Sanıklar ..., ... ve ... Hakkında Güveni Kötüye Kullanma ve Basit Dolandırıcılık Suçlarından Kurulan Mahkumiyet Hükümleri, sanık ... Hakkında Katılan ...'a Karşı Nitelikli Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Mahkumiyet ve Beraat Hükümleri, Katılanlar ..., ... ve ...'e Karşı Dolandırıcılık Suçlarından Kurulan Beraat Hükümleri ve Katılan Sanık ... Hakkında Kurulan Hükümler Yönünden 1.Sanıklar hakkında iştirak halinde basit dolandırıcılık suçundan kurulan mahkumiyet hükümleri yönünden ( Bkz. sanık ... hakkında katılan ...'e yönelik mahkumiyet hükmü için ayrıca 2 numaralı bent); dosya kapsamındaki delil ve belgeler ile aşamalardaki katılan beyanları ve sanık savunmalarının değerlendirilmesi neticesinde, yüklenen suçun sanıklar tarafından işlendiği ve unsurları itibariyle oluştuğu yönünde Mahkemenin kabul ve uygulamasında bir isabetsizlik görülmemiş, ancak sanık ...'nun gerçekte avukat olmadığı halde, dosyada sureti bulunan ... amblemi basılı avukat kartviziti ve ...'na kayıtlı avukat olarak çalışan Av. Tuncay Sancakoğlu'nun avukatlık ofisini kullanmak suretiyle katılanlar nezdinde kamu meslek kuruluşuna bağlı olarak görev yapan avukat kimliğinin yarattığı güvenden yararlanmak suretiyle menfaat temin etmek şeklindeki eylemlerinin kamu meslek kuruluşlarının araç olarak kullanılması suretiyle nitelikli dolandırıcılık suçunu ve aynı zamanda katılanlar ... ve ... yönünden menfaat teminine yönelik Milli Emlak Genel Müdürlüğü yazışma evrakının kullanılması nedeniyle kamu kurum ve kuruluşlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçunun da oluşacağı gözetilmeden delillerin takdiri ve suç vasfında hataya düşülerek basit dolandırıcılık suçlarından hükümler kurulması, 2.Sanık ... hakkında katılan ...'a karşı nitelikli dolandırıcılık suçundan kurulan beraat ve mahkumiyet; katılan ...'e karşı basit dolandırıcılık suçundan kurulan beraat ve mahkumiyet hükümleri yönünden; Sanık hakkında hükmün 6 ncı fıkrasında katılanlar ... ve ...'a karşı dolandırıcılık suçlarından beraat hükmü kurulduğu halde, hükmün 47 inci ve 51 inci fıkralarında aynı katılanlara karşı dolandırıcılık suçundan mahkumiyet hükümleri kurulduğu anlaşılmakla, aynı katılanlara karşı aynı eylemleri nedeniyle hem mahkumiyet hem beraat hükümleri kurulması suretiyle hükümlerde çelişki yaratılması, 3.Sanık ... hakkında katılanlar ... ve ...'a karşı dolandırıcılık suçundan kurulan beraat hükümleri yönünden; dosya kapsamındaki delil ve belgeler ile aşamalardaki katılan beyanları ve sanık savunmalarının değerlendirilmesi neticesinde, sanık ...'nun hileli hareketlerle katılanlar ..., ...'dan değişik zamanlarda birden fazla kez menfaat temin etmesi eylemlerine sanık ...'nun fikir ve eylem birliği içerisinde iştirak ettiğinin anlaşılması nedeniyle sanığın yüklenen suçlardan mahkumiyeti yerine delillerin takdirinde hataya düşülerek basit dolandırıcılık suçlarından hükümler kurulması, 4.Sanıklar hakkında iştirak halinde güveni kötüye kullanma suçundan kurulan mahkumiyet hükümleri yönünden;Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç vasıfları ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği ancak sanıklara yüklenen üst sınırı iki yıl veya daha az süreli hapis cezasını gerektiren güveni kötüye kullanma suçundan dolayı kurulan hükümlerden sonra; a.02.12.2016 tarih ve 29906 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun'un 34 üncü maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun'un 253üncü ve 254 üncü madde fıkraları gereğince anılan suçun uzlaştırma kapsamına alındığının anlaşılması, b.Uzlaşmanın sağlanamaması halinde ise, 16.03.2021 tarih ve 31425 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 14.01.2021 tarihli 2020/81 Esas ve 2021/4 Karar sayılı kararı ile 5271 sayılı Kanun'a 17.10.2019 tarih ve 7188 sayılı Kanun’un 31 inci maddesiyle eklenen geçici 5 inci maddesinin (d) bendinde yer alan “hükme bağlanmış” ibaresinin basit yargılama usulü yönünden Anayasa’ya aykırı bulunarak iptal edilmiş olması, Nedenleriyle sanıkların hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması, 5.Sanık ... hakkında kurulan hükümler yönünden; Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi’nden temin olunan güncel nüfus kayıt örneğine göre hüküm tarihinden sonra 16.07.2022 tarihinde vefat ettiğinin anlaşılması karşısında, bu durumun Mahkemece araştırılarak 5237 sayılı Kanun'un 64 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca sanık hakkında açılan kamu davalarının düşürülüp düşürülmeyeceğinin karar yerinde değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması, Nedenleriyle hükümlerde hukuka aykırılık bulunmuştur. V. KARAR A.Sanıklar ..., ..., ... ..., ... ve ... Hakkında Suç İşlemek Amacıyla Örgüt Kurma, Üye Olma ve Yardım Etme Suçlarından Kurulan Beraat Hükümlerine ve Sanıklar Hakkında Bir Kısım Katılan ... Müştekilere Karşı Beraat Hükümlerine Yönelik Katılanlar ..., ..., ..., ... ve ... Vekillerinin Temyizlerinin İncelenmesi Yönünden Gerekçe bölümünde A bendinde açıklanan nedenle ... 5. Ağır Ceza Mahkemesinin 27.11.2015 Tarihli ve 2013/49 Esas, 2015/497 Karar sayılı kararına yönelik katılanlar ..., ..., ..., ... ve ... vekillerinin temyiz isteklerinin 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE, B.Sanıklar ... ve ... Hakkında Katılan ...'a Karşı Dolandırıcılık Suçundan, Sanık ... Hakkında Katılanlar ..., ... ve ...'e Yönelik Hakkında Kurulan Beraat Hükümleri ve Sanık ... Hakkında ... ve ...'a Karşı Nitelikli Dolandırıcılık Suçlarından Kurulan Mahkumiyet Hükümleri Yönünden Gerekçe bölümünde B ve C bentlerinde açıklanan nedenlerle ... 5. Ağır Ceza Mahkemesinin 27.11.2015 Tarihli ve 2013/49 Esas, 2015/497 Karar sayılı kararında katılanlar vekili ve sanık ... müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılanlar vekili ve sanık ... müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, C. Sanıklar ..., ... ve ... Hakkında Güveni Kötüye Kullanma ve Basit Dolandırıcılık Suçlarından Kurulan Mahkumiyet Hükümleri, Sanık ... Hakkında Katılan ...'a Karşı Nitelikli Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Mahkumiyet ve Beraat Hükümleri; Katılanlar ..., ... ve ...'e Karşı Dolandırıcılık Suçlarından Kurulan Beraat Hükümleri ve Katılan Sanık ... Hakkında Kurulan Hükümler Yönünden Gerekçe bölümünde D bendinde açıklanan nedenlerle ... 5. Ağır Ceza Mahkemesinin 27.11.2015 Tarihli ve 2013/49 Esas, 2015/497 Karar sayılı kararına yönelik katılanlar vekili, sanık ... müdafii, sanık ... ve sanık ...'nun temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye kısmen uygun kısmen aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, aleyhe temyiz bulunmayan hükümler yönünden sanıkların kazanılmış haklarının saklı tutulmasına, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 21.11.2023 tarihinde karar verildi.