Yargıtay · 11. Ceza Dairesi

Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2021/34820 E. 2025/12268 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
11. Ceza Dairesi
Esas No
2021/34820
Karar No
2025/12268
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2015/167 E., 2015/295 K. SUÇLAR : Kamu kurum ve kuruluşlarının vb. tüzel kişiliklerinin araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık, Özel belgede sahtecilik, (dönüşen vasıfla) 5809 sayılı yasaya aykırılık HÜKÜMLER : Düşme, Beraat TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama, düzeltilerek onama

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu kararının temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde gereği düşünüldü:

A.Sanık ... ... hakkında 5809 Sayılı Yasaya Aykırılık Suçundan Kurulan Hükme Yönelik Müşteki Şirket Vekilinin Temyizi Yönünden; Sanık hakkında hükmolunan netice cezanın türü ve miktarı gözetildiğinde 14.04.2011 tarihinde yürürlüğe giren 31.03.2011 tarihli ve 6217 sayılı Kanun’un 26 ncı maddesi ile 5320 sayılı Kanun’a eklenen geçici 2 nci maddesi uyarınca sanık hakkında doğrudan hükmedilen 1.020 TL adli para cezasına ilişkin hüküm kesin nitelikte bulunduğu anlaşılmakla, müşteki şirket vekilinin temyiz isteğinin,5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nin 317. maddesi uyarınca Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle REDDİNE,

B.Sanık ... hakkında Kamu Kurum ve Kuruluşlarının Vb. Tüzel Kişiliklerinin Araç Olarak Kullanılması Suretiyle Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Hükme Yönelik Katılan Şirket Vekilinin ve Sanık ... Müdafinin Temyizi Yönünden; Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, suçtan doğrudan zarar gören ve katılma talebi hakkında karar verilmeyen temyiz eden müşteki ... İletişim Hizmetleri A.Ş'nin katılan olarak kabulü ile müşteki vekilinin sanık hakkındaki beraat hükmü yönünden 5271 sayılı CMK’nun 260/1. maddesi gereğince ve sanık müdafinin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı, sanık ... müdafiinin temyiz isteminin vekalet ücretiyle sınırlı olduğu tespit edilmekle, gereği düşünüldü: Yapılan yargılamaya, toplanıp gerekçeli kararda gösterilerek tartışılan delillere, Mahkemenin oluşa uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre, aynı davada yargılandığı özel belgede sahtecilik (dönüşen vasıfla 5809 sayılı yasaya aykırılık) suçundan düşme kararı verilmesi ve müdafii tarafından sunulan avukatlık hizmetinin bölünmesinin mümkün olmaması karşısında katılan vekilinin ve sanık müdafiinin diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir, ancak; Yapılan yargılamaya, toplanıp gerekçeli kararda gösterilen ve değerlendirilen delillere, Mahkemenin kovuşturma sonucunda oluşan kanaat ve takdirine, hukuka uygun, yasal ve yeterli olarak dosya içeriğine uygun şekilde açıklanan gerekçeye göre; aynı davada yargılandığı özel belgede sahtecilik (dönüşen vasıfla 5809 sayılı yasaya aykırılık) suçundan düşme kararı verilmesi ve müdafii tarafından sunulan avukatlık hizmetinin bölünmesinin mümkün olmaması karşısında yüklenen suçun sanık tarafından işlendiğinin sabit olmadığı Mahkemece kabul ve takdir kılınmış olmakla, katılan şirket vekili ve sanık müdafiinin temyiz nedenleri yerinde görülmediğinden hükmün Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

C.Sanık ... hakkında Özel Belgede Sahtecilik Suçundan Kurulan Hükme Yönelik Katılan Şirket Vekilinin ve Sanık ... Müdafinin Temyizi Yönünden; Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, suçtan doğrudan zarar gören ve katılma talebi hakkında karar verilmeyen temyiz eden müşteki ... İletişim Hizmetleri A.Ş'nin katılan olarak kabulü ile müşteki vekilinin sanık hakkındaki beraat hükmü yönünden 5271 sayılı CMK’nun 260/1. maddesi gereğince ve sanık müdafinin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı, sanık ... müdafiinin temyiz isteminin vekalet ücretiyle sınırlı olduğu tespit edilmekle, gereği düşünüldü: Sanığın, katılan ... ...'nın kimlik bilgileri ve nüfus cüzdanı fotokopisini kullanmak suretiyle 9 adet katılan adına cep telefonu hattı almak için abonelik sözleşmelerini sahte düzenlediğinin iddia edilmesi karşısında, sanığın sübut bulan eyleminin hükümden önce 19.02.2014 tarih ve 28918 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 6518 sayılı Kanunun 1 04... . maddeleri ile değişik 5809 sayılı Elektronik Haberleşme Kanunu'nun 63. maddesinin 10. fıkrası ile yaptırıma bağlanan 56. maddesinin 2. fıkrasındaki "İşletmeci veya adına iş yapan temsilcisine abonelik kaydı sırasında abonelik bilgileri konusunda gerçek dışı belge ve bilgi verilemez" ve 5. fıkrasındaki "Gerçeğe aykırı evrak düzenlemek veya değiştirmek suretiyle kişinin bilgi ve rızası dışında tesis edilmiş olan abonelikler kullanılamaz" hükmü karşısında; özel hüküm niteliğinde bulunan ve lehe olan 5809 sayılı Elektronik Haberleşme Kanunu'nun 56. maddesindeki suça temas ettiği belirlenerek yapılan incelemede; Sanığa yüklenen "5809 sayılı yasaya aykırılık" suçunun Kanundaki cezasının türü ve üst sınırına göre, 5237 sayılı TCK’nın 66/1-e ve 67/4. maddelerinde öngörülen olağanüstü dava zamanaşımının, 03.12.2009 suç tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği ve bu itibarla katılan şirket vekili ve sanık ...'nın müdafiinin temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden, diğer yönleri incelenmeyen hükmün 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta, aynı Kanun’un 322. maddesindeki yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan, sanık hakkındaki kamu davasının gerçekleşen dava zamanaşımı nedeniyle 5271 sayılı CMK’nın 223/8. maddesi uyarınca Tebliğname'ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE, 25.09.2025 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2021/34820, K. 2025/12268, T. 25.09.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-11-ceza-dairesi-2021-34820-e-2025-12268-k-e201f7c908da