Yargıtay · 11. Ceza Dairesi
Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2021/34373 E. 2026/4360 K.
Konu: Nitelikli Dolandırıcılık
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/34373
- Karar No
- 2026/4360
- Karar Tarihi
- Konu
- Nitelikli Dolandırıcılık
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2016/88 E., 2016/220 K. SUÇ : Nitelikli dolandırıcılık HÜKÜMLER : Beraat TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanıklar hakkında kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı, sanıklar müdafinin temyiz talebinin ayrı ayrı vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğine ilişkin olduğu, katılan vekilinin temyiz talebinin ise hükmün esasına yönelik olduğu belirlenerek yapılan incelemede; Katılanın, sanık ...'ın yetkilisi olduğu ... Hurdacılık isimli işyerinde çalıştığı, sanık ...'ın, katılanı haksız yere işten çıkarak ihbar ve kıdem tazminatını ödemediği, katılanın bu durumu Çalışma Bakanlığına bildirmesi üzerine sanık ...'ın katılanı tekrar işe aldığını söyleyerek yanına çağırdığı, sanık ...'ın katılana tekrar işe başlayabilmesi ve sigortalı olarak çalışabilmesi için hesabına firma hesabından para yatıracaklarını, bu parayı katılanın kendilerine iade etmesi gerektiğini söylediği, katılanın, sanığın bu beyanına güvenerek isteğini kabul ettiği, sanık ...'ın katılanın olayı anlamasına fırsat vermemek için abisi sanık ...'ı katılanla birlikte bankaya gönderdiği, katılanın işyeri tarafından hesabına yatırılan 4.961 TL'yi çekerek yanında bulunan sanık ...'a verdiği, sanık ...'ın katılandan parayı aldığını kabul ettiği ve katılanın kendisine borcu olduğunu söylemesi karşısında sanık ...'ın katılanla aralarındaki borç ilişkisini açıklayamadığı, bu kapsamda sanıkların Çalışma ve İş Kurumu Müdürlüğünün 07.12.2015 tarihli yazısı üzerine katılana kıdem ve ihbar tazminatını ödemiş gibi göstermek maksadıyla katılanı yeniden işe alınması için gerekli olduğunu söyleyerek katılanın hesabına yatırdıkları kıdem ve ihbar tazminatını katılanı aldatıp geri alarak dolandırdıkları iddia olunan olayda; TCK’nın 158/1-h maddesinde yer alan suçun oluşabilmesi için, öncelikle bir şirketin olması, failin ise o şirketin yöneticisi veya şirket adına hareket etmeye yetkili temsilcisi, şirket müdürü olması ve suçun, şirketin faaliyeti sırasında ve yine bu faaliyetle ilgili olarak üçüncü kişilere karşı işlenmesinin gerektiği, sanıkların eylemlerinin şirket faaliyeti kapsamında kalmadığı, suçun şirketin faaliyetleri kapsamında işlenmediği, bu nedenle sanıkların eylemlerinin 5237 sayılı Kanun'un 157 nci maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen basit dolandırıcılık suçunu oluşturacağı belirlenerek yapılan incelemede;
Sanık ...'ın eylemine uyan "dolandırıcılık" suçunun, Kanundaki cezasının türü ve üst sınırına göre, 5237 sayılı TCK'nin 66/1-e, maddesinde öngörülen olağan dava zamanaşımının, 26.05.2016 tarihli sorgudan temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği, sanık ...'ın UYAP aracılığıyla MERNİS üzerinden ulaşılan nüfus kaydına göre hükümden sonra 05.11.2025 tarihinde öldüğü, bu itibarla katılan vekilinin temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden, diğer yönleri incelenmeyen hükümlerin 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nin 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA; ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta, aynı Kanun’un 322. maddesindeki yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan, sanık ... hakkındaki kamu davasının ölüm nedeniyle, sanık ... hakkındaki kamu davasının ise gerçekleşen olağan dava zamanaşımı nedeniyle Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,
21.04.2026 tarihinde karar verildi.