Yargıtay · 11. Ceza Dairesi
Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2021/33524 E. 2026/4551 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/33524
- Karar No
- 2026/4551
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2014/208 E., 2016/112 K. SUÇLAR : Bilişim sistemlerinin banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik HÜKÜMLER : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Kısmî düşme, kısmî onama
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. Resmi Belgede Sahtecilik Suçundan Kurulan Hükme Yönelik Temyiz İstemi Yönünden: Sanığa yüklenen “resmi belgede sahtecilik” suçunun, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 204/1. maddesindeki cezasının türü ve üst sınırına göre, aynı Kanun'un 66/1-e ve 67/4. maddelerinde öngörülen olağanüstü dava zamanaşımının, suç tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği ve bu itibarla sanığın temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden, diğer yönleri incelenmeyen hükmün, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA; ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta, aynı Kanun’un 322. maddesindeki yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan, sanık hakkındaki kamu davasının gerçekleşen olağanüstü dava zamanaşımı nedeniyle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 223/8. maddesi uyarınca tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE, II. Bilişim Sistemlerinin Banka veya Kredi Kurumlarının Araç Olarak Kullanılması Suretiyle Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Hükme Yönelik Temyiz İstemi Yönünden: 1. Sanığın aralarındaki ticari ilişki kapsamında başlangıçtan itibaren çekle ödeme yapılması hususunda anlaştığı katılan ...'e, katılan ...'ın yetkilisi olarak göründüğü ... İnşaat Nakliyecilik Gıda ve Ticaret Ltd. Şti. adına temyiz dışı sanık ... namına sahte imzalı olarak keşide edilmiş 15.05.2007 keşide tarihli 15.750,00 TL bedelli çeki vermek suretiyle nitelikli dolandırıcılık suçunu işlediğinin iddia ve kabul olunduğu olayda; aşamalarda alınan savunmalarında, önceden tanıdığı katılan ...'i satış kotasını doldurması amacıyla ... isimli bir müşterisi ile tanıştırdığını, aralarındaki alışverişe karşılık bu kişinin suça konu çeki katılana verilmek üzere iş yerine bıraktığını, kendisinin de teslim ettiğini, çekle bir ilgisinin bulunmadığını beyan etmesi ile bu savunmanın katılan ...'in 13.11.2014 tarihli celsede alınan beyanında doğrulanması, 03.03.2014 tarihli bilirkişi raporuna göre çek üzerindeki keşideci imza ve yazılarının sanığın elinden çıktığına dair bir tespit bulunmamakla birlikte, çekin arkasındaki ... adına atılı ciranta imzasıyla sanığın imzaları arasında benzerlik bulunduğunun belirtilmesi karşısında, maddi gerçeğin kuşkuya yer bırakmayacak şekilde tespiti bakımından; çekin üzerinde yer alan yazı ve imzaların sanığın eli ürünü olup olmadığı yönünden T.C. Adalet Bakanlığı Adli Tıp Kurumu Başkanlığı Fizik İhtisas Dairesinden rapor aldırılması, çeke konu alışverişe dair fatura, makbuz..vs bilgi ve belgelerin katılandan da sorulmak suretiyle temin edilerek dosya arasına celp edilmesinden sonra sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken, eksik araştırma ve inceleme neticesinde sanık hakkında mahkûmiyet hükmü kurulması, 2. Kabule göre; a) Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 19.06.2007 tarihli ve 2007/10-108 Esas, 2007/152 Karar sayılı ilamında da belirtildiği üzere, yasa koyucunun ayrıca adli para cezası öngördüğü suçlarda, hapis cezasının alt sınırdan tayini halinde mutlak surette adli para cezasının da alt sınırdan tayini gerektiği yönünde bir zorunluluk bulunmamakta ise de, yeterli ve yasal gerekçe gösterilmeksizin, adli para cezası yönünden alt sınırdan uzaklaşılarak sanığa fazla ceza tayin edilmesi,
b) Sanık hakkında hükmolunan adli para cezasının ödenmemesi halinde uygulanacak olan 5275 sayılı Kanun’un 106/3. maddesinde, 28.06.2014 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanan 6545 sayılı Kanun'un 81. maddesiyle yapılan değişiklik gözetilmeden, ödenmeyen adli para cezasının hapse çevrilmesine karar verilmesi, Yasaya aykırı sanığın temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı Kanun'un 321. maddesi uyarınca hükmün, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 27.04.2026 tarihinde karar verildi.