Yargıtay · 11. Ceza Dairesi

Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2021/33262 E. 2024/3893 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
11. Ceza Dairesi
Esas No
2021/33262
Karar No
2024/3893
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2015/24 E., 2016/75 K. SUÇLAR : Banka veya kredi kurumlarınca tahsis edilmemesi gereken krediyi sağlamak amacıyla dolandırıcılık, özel belgede sahtecilik HÜKÜMLER : Mahkûmiyet, hükmün açıklanmasının geri bırakılması TEMYİZ EDENLER : Sanıklar Y...ve ..., sanıklar müdafileri TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İade, onama Sanıklar ... ve Y...hakkında özel belgede sahtecilik suçundan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 231 inci maddesinin beşinci fıkrası uyarınca verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının; Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 03.02.2009 tarihli ve 2008/11-250 Esas, 2009/13 Karar sayılı kararı ile 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin onikinci fıkrası gereği itiraz yoluna tabi olduğu, anlaşılmıştır. Sanıklar hakkında kurulan diğer hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Bakırköy 7. Ağır Ceza Mahkemesinin 30.03.2016 Tarihli ve 2015/24 Esas, 2016/75 Karar Sayılı Kararı ile; 1.Sanıklar ... ve Y...hakkında özel belgede sahtecilik suçundan hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına, 2.Sanık ... hakkında özel belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 207 nci maddesinin birinci fıkrası, 62, 58 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, tekerrür hükümlerinin uygulanmasına ve hak yoksunluklarına, 3.Sanıklar hakkında nitelikli dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (j) ve (son) bentleri, 62, 52 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 2 yıl 6 ay hapis ve 33.320,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına, ayrıca sanık ... hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanmasına, Karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ 1. Sanık ... ... ve müdafinin temyiz isteği; özel belgede sahtecilik suçunun unsurlarının oluşmadığına, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasının uygulanmasına muvafakatı olup olmadığının sorulmadığına, nitelikli dolandırıcılık suçunda eksik araştırma ile hüküm kurulduğuna, etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerektiğine, çekilen kredi miktarının gerekçeli kararda fazla yazıldığına, bu nedenle verilen hükümlerin usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir. 2. Sanık ... ve sanıklar ... ile ... müdafinin temyiz isteği; özel belgede sahtecilik suçunun unsurlarının oluşmadığına, gerekçeli kararda çekilen kredi miktarının fazla yazıldığına, eksik inceleme ile hüküm kurulduğuna, etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerektiğine, bu nedenle kurulan mahkumiyet hükümlerinin usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Sanık ... ...'ın bankadan kredi çekmek istediği ancak kredi kullanma koşullarını sağlamadığı için arkadaşı aracılığı ile sanık ... ile tanıştığı, sanık ...'ın eşi olan sanık ...'ın ... Lojistik isimli şirketin yetkilisi olduğu, sanık ... ve ...'ın, sanık ... ...'ın bankadan kredi çekebilmesini sağlamak amacıyla, şirketlerinde çalışmamasına karşın kendi şirketlerinde depo ve sevkiyat sorumlusu olarak çalışıyormuş gibi evrak düzenledikleri ve işe giriş bildirimi hazırlayarak sigortalı olarak gösterdikleri, sanık ... ...'ın da bu belgeleri kullanarak katılan ...'ndan 9.980,00 TL kredi kullandığı olayla ilgili olarak sanıklar hakkında açılan kamu davasında; sanık ... ... soruşturma aşamasında verdiği ifadesinde, bu şirkette hiç çalışmadığını, kredi çekebilmesi için diğer sanıklar tarafından evrakın kendisine verildiğini, pişman olduğu için durumu banka görevlilerine anlattığını beyan etmiş, yargılama aşamasında ise, söz konusu şirkette sigortalı olarak çalıştığını, maaşını ödemedikleri için soruşturma aşamasında bu şekilde ifade verdiğini, bankaya olan kredi taksitlerini ödemeye devam ettiğini beyan etmiş, diğer sanıklar ise suçlamaları kabul etmemiş ve kendi yanlarında çalıştığı için bu evrakı düzenleyerek ona verdiklerini beyan etmişlerdir. Mahkemece sanıkların savunmaları, bankadan gelen evrak ve tüm dosya kapsamı ile sanıkların atılı suçları işledikleri kabulü ile haklarında temyize konu mahkumiyet hükümleri kurulmuştur. IV. GEREKÇE A. Sanıklar ... ve Y... Hakkında Özel Belgede Sahtecilik Suçundan Verilen Kararlar Yönünden 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesinin beşinci fıkrası uyarınca verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararlarının; Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 03.02.2009 tarihli ve 2008/11-250 Esas, 2009/13 Karar sayılı kararı ile 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin onikinci fıkrası gereği itiraz yoluna tabi olduğu, temyizinin mümkün olmadığı, itiraz merciince de itirazın değerlendirildiği anlaşılmıştır. B.Sanık ... Hakkında Özel Belgede Sahtecilik Suçundan ve Tüm Sanıklar Hakkında Nitelikli Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Hükümler Yönünden 1.Sanık ... hakkında özel belgede sahtecilik suçundan kurulan hüküm yönünden; suça konu belgelerin özel belge niteliğinde olduğu, 5237 sayılı Kanun'un 207 nci maddesinde düzenlenen özel belgede sahtecilik suçunda gerçeğe aykırı belge düzenleme olarak tanımlanan içerik (fikri) sahteciliğine yer verilmediği, yalnızca, "belgeyi sahte düzenleme" hareketine yer verildiği, içerik sahteciliğinde belgeyi düzenleyen olarak görülen kişi gerçek olduğu halde, belgenin içeriğinin gerçeğe aykırı olduğu ve maddede sadece taklit suretiyle sahte belge düzenleme veya gerçek bir belgede ekleme veya çıkarma suretiyle sahtecilik, başka bir deyişle maddi sahtecilik eylemlerine yer verildiği anlaşılmakla; somut olayda belge üzerindeki imzanın sahte olduğuna dair bir iddiada bulunulmadığı yalnızca içeriğinin sahte olduğunun iddia edilmesi karşısında; sanığın eyleminin “fikri sahtecilik” olarak kabul edilmesi gerektiği, Türk Ceza Kanunu'nda özel belgede sahtecilik suçunda fikri sahteciliğin cezalandırıldığına dair düzenleme bulunmadığı, bu nedenle yüklenen suçun yasal unsurlarının oluşmadığı ve sanığın beraatine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden mahkumiyet hükmü kurulmasıi 2.Sanıklar hakkında nitelikli dolandırıcılık suçundan kurulan hükümler yönünden; a) Sanık ... ...'ın soruşturma aşamasında verdiği ifadesinde, diğer sanıkların iş yerinde çalışmadığını, belgenin sahte olduğunu savunması, sorgusunda ise bu iş yerinde çalıştığını beyan etmesi, diğer sanıkların da savunmalarında sanık ... ...'ın yanlarında çalıştığını belirtmeleri karşısında; maddi gerçeğin kuşkuya yer vermeyecek şekilde tespit edilmesi bakımından, olay tarihinde söz konusu iş yerinde çalışan kişilerin tespit edilmesi ile sanık ... ...'ın bu iş yerinde çalışıp çalışmadığının tespit edilmeye çalışılması, maaş bordrosu vs gibi belgeler var ise bunların dosyaya ibrazının sağlanması, iş yerinde çalışmadığının tespit edilmesi halinde, bu belge olmadan kredi başvurusunda bulunması halinde kredi sağlanıp sağlanmayacağının ilgili bankadan sorulması ve toplanan tüm deliller birlikte değerlendirilerek sanıkların hukuki durumlarının takdir ve tayin edilmesi gerektiği gözetilmeden eksik inceleme ile mahkumiyet hükümleri kurulması, b)Kabule göre de; sanığın bankadan 9.980,00 TL kredi kullanmasına karşın, elde ettiği haksız menfaatin 20.000,00 TL olduğu şeklindeki yanlış değerlendirme ile ve alt sınırdan uzaklaşma gerekçesi de yazılmadan adli para cezasının bu miktar üzerinden belirlenmesi ile fazla ceza tayini, c) Sanıklar hakkında hükmolunan adli para cezasının ödenmemesi halinde uygulanacak olan 5275 sayılı Kanun'un 106 ncı maddesinin üçüncü fıkrasında 28.06.2014 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanan 6545 sayılı Kanun'un 81 inci maddesiyle yapılan değişiklik gözetilmeden, ödenmeyen adli para cezasının hapse çevrileceğine karar verilmesi, d) 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesinin uygulanmasının, Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararı ile birlikte yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması, Nedenleriyle hukuka aykırı bulunmuştur. V. KARAR A. Sanıklar ... ve Y... Hakkında Özel Belgede Sahtecilik Suçundan Verilen Kararlar Yönünden Gerekçe bölümünde (A) bendinde açıklanan nedenle dava dosyasının, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle İNCELENMEKSİZİN İADESİNE, B. Sanık ... Hakkında Özel Belgede Sahtecilik Suçundan ve Tüm Sanıklar Hakkında Nitelikli Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Hükümler Yönünden Gerekçe bölümünde (B) bendinde açıklanan nedenlerle Bakırköy 7. Ağır Ceza Mahkemesinin 30.03.2016 Tarihli ve 2015/24 Esas, 2016/75 Karar sayılı kararına yönelik sanıklar Y...ve ..., sanıklar müdafilerinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 20.03.2024 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2021/33262, K. 2024/3893, T. 20.03.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-11-ceza-dairesi-2021-33262-e-2024-3893-k-508a53b769ea