Yargıtay · 11. Ceza Dairesi
Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2021/32739 E. 2025/4544 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/32739
- Karar No
- 2025/4544
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi KARAR TARİHİ : 07.06.2016 SAYISI : 2015/117 E., 2016/362 K. SUÇ : Basın ve yayın araçlarının sağladığı kolaylıktan yararlanmak suretiyle dolandırıcılık HÜKÜM : Beraat TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu kararının temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde gereği düşünüldü: A. Sanık Müdafiinin Temyizi Yönünden
Sanığın yokluğunda ancak sanık müdafinin yüzüne karşı usûlüne uygun tefhim edilen karara karşı, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’un 310/1. maddesinde belirlenen bir haftalık kanunî süre geçtikten sonra 01.08.2016 tarihinde temyiz isteğinde bulunulduğu, hükmün, 1412 sayılı CMUK'un 305/1. maddesi gereği re’sen temyize de tabi olmadığı anlaşılmakla, sanık müdafinin temyiz isteğinin, 1412 sayılı CMUK’un 317. maddesi uyarınca Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE
B. Katılanın Temyizi Yönünden Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
1-Sanığın gazetede verdiği iş ilanını gördükten sonra tarafların yüz yüze geldikleri ve hileli hareketlerin yüz yüze yapılan 12.01.2013 tarihli görüşmede komisyon bedeli adı altında,16.01.2013 tarihinde de teminat bedeli olarak katılandan para ve başvuru belgeleri aldığı ,ancak katılanın vaad edildiği üzere işe yerleştirilmediği , parasının iade edilmediği ve hileli hareketin gerçekleştiği hususunun anlaşılması karşısında, eylemlerin 5237 sayılı Kanun'un 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendinde düzenlenen basın ve yayın araçlarının sağladığı kolaylıktan yararlanmak suretiyle dolandırıcılık suçunu oluşturmadığı; sanığın işe girmek isteyen katılandan menfaat temin etmesi şeklinde gerçekleşen eylemlerine yönelik suç vasfının belirlenebilmesi için; 5237 sayılı Kanun'un 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (h) bendinde düzenlenen “Tacir veya şirket yöneticisi olan ya da şirket adına hareket eden kişilerin ticari faaliyetleri sırasında; kooperatif yöneticilerinin kooperatifin faaliyeti kapsamında” şeklindeki hükmünde şüphelinin tacir sıfatını haiz olması yeterli olup, tacir sıfatının kazanılması bakımından da tüzel kişiliğin bulunmasının şart olmadığı, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 12. maddesinde yer alan, "(1) Bir ticari işletmeyi, kısmen de olsa, kendi adına işleten kişiye tacir denir. (2) Bir ticari işletmeyi kurup açtığını, ..., gazete, radyo, televizyon ve diğer ilan araçlarıyla halka bildirmiş veya işletmesini ticaret siciline tescil ettirerek durumu ilan etmiş olan kimse, fiilen işletmeye başlamamış olsa bile tacir sayılır." şeklindeki hükümlere göre, Ticaret Sicil Müdürlüğünden “... Aracılık ve Danışmanlık Hizmetleri" ticaret ünvanı ile ticaret siciline kayıtlı şirket bulunup bulunmadığının araştırılması, sicil kaydı bulunduğunun anlaşılması halinde, eylemin 5237 sayılı Kanun'un 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (h) bendinde düzenlenen "Tacir veya şirket yöneticisi olan ya da şirket adına hareket eden kişilerin ticari faaliyetleri sırasında; kooperatif yöneticilerinin kooperatifin faaliyeti kapsamında dolandırıcılık", sicil kaydının bulunmadığının anlaşılması halinde ise, eylemin 5237 sayılı Kanun'un 157 nci maddesinin birinci fıkrasındaki uzlaştırma kapsamındaki dolandırıcılık suçunu oluşturacağı gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması,
2-Yargılama aşamasında sanıktan şikâyetçi olan ve usulüne uygun katılma talebi kabul edilerek hakkında katılma kararı verilen ...'in gerekçeli karar başlığında ''katılan'' yerine hatalı şekilde ''müşteki'' sıfatıyla gösterilmesi,
Yasaya aykırı, katılanın temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 15.04.2025 tarihinde karar verildi.