Yargıtay · 11. Ceza Dairesi
Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2021/32386 E. 2026/5026 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/32386
- Karar No
- 2026/5026
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2015/297 E., 2016/179 K. SUÇLAR : Nitelikli dolandırıcılık, sahteliği sabit oluncaya kadar geçerli resmi belgede sahtecilik HÜKÜMLER : Mahkûmiyet, beraat TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanıklar hakkında kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
A. Sanık ... hakkında nitelikli dolandırıcılık suçundan kurulan hüküm yönünden; Yapılan yargılamaya, toplanıp gerekçeli kararda gösterilen ve değerlendirilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonucunda oluşan kanaat ve takdirine, hukuka uygun, yasal ve yeterli olarak dosya içeriğine uygun şekilde açıklanan gerekçeye göre; yüklenen suçun sanık tarafından işlendiğinin sabit olmadığı Mahkemece kabul ve takdir kılınmış olmakla, Cumhuriyet savcısının temyiz nedenleri yerinde görülmediğinden hükmün Tebliğnameye uygun olarak oy birliği ile ONANMASINA, B. Sanık ... hakkında kurulan hükümler yönünden; Sanğın UYAP aracılığıyla MERNİS üzerinden ulaşılan nüfus kaydına göre hükümden sonra 24.02.2022 tarihinde öldüğünün anlaşılması karşısında, kamu davasının düşürülmesinde zorunluluk bulunduğu, bu itibarla Cumhuriyet savcısının temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden diğer yönleri incelenmeyen hükmün 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nin 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta, aynı Kanun’un 322. maddesindeki yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan, sanık hakkındaki kamu davalarının ölüm nedeniyle 5237 sayılı TCK'nin 64/1. ve 5271 sayılı CMK’nin 223/8. maddeleri uyarınca Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE, C. Sanık ... hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan kurulan hüküm yönünden; Sanığın, vefat eden ...'in babasından kalan malları alması için Kani adına gerekli işlemleri ücret karşılığında yapan noter vekaletiyle yetkili temsilcisi olduğu, Çarşamba Sulh Hukuk Mahkemesine ait gibi görünen 07/02/20 14... /5-14914 Esas ve 2013/2317 karar sayılı ilam sahte mahkeme kararıyla .. Tapu Müdürlüğü'ne gidip .. ilçesi tapu kayıtlarındaki 35,37,39,42,46,48,53, 55... sayılı parsellerin intikali ve satışının yapılmasını talep ettiği iddia olunan olayda, Ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 14.10.2003 tarih ve 232-250 sayılı, 09.10.2012 tarihli, 2011/8-335 Esas ve 2012/1804 Karar sayılı kararlarında da açıklandığı üzere, sahtecilik suçunun oluşabilmesi için belgenin nesnel olarak aldatıcılık niteliğinin bulunması ve aldatma keyfiyetinin belgeden objektif olarak anlaşılması gerektiği, muhatabın hatasından, dikkatsizlik veya özensizliğinden kaynaklanan fiili iğfalin, aldatıcılık niteliğinin varlığını göstermeyeceği; belgede sahtecilik suçlarında aldatıcılık niteliğinin bulunup bulunmadığının takdirinin mahkemeye ait olduğu, Tapu Müdürlüğü'nün 02.06.2015 tarihli cevabi yazısında mahkeme ilamı ve diğer başvuru belgelerinin ilgiliye iade edildiğinin bildirildiği, belge aslının aldatma niteliği yönünden bir değerlendirme yapılamadığı bu kapsamda atılı suçun yasal unsurlarının oluşmadığı anlaşılmakla, sanık hakkında beraat kararı verilmesi gerekirken mahkumiyetine hükmedilmesi,
Yasaya aykırı, sanığın temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nin 321. maddesi uyarınca hükmün Tebliğnameye aykırı olarak oy birliği ile BOZULMASINA,
05.05.2026 tarihinde karar verildi.