Yargıtay · 11. Ceza Dairesi

Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2021/32 E. 2023/8102 K. – Resmi Belgede

Konu: Resmi Belgede Sahtecilik

Mahkeme
Yargıtay
Daire
11. Ceza Dairesi
Esas No
2021/32
Karar No
2023/8102
Karar Tarihi
Konu
Resmi Belgede Sahtecilik

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2015/664 E., 2015/994 K. SUÇ : Resmi belgede sahtecilik HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. ... 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 17.11.2015 tarihli ve 2015/664 Esas, 2015/994 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci, 51 inci maddeleri uyarınca cezalandırılmasına ve cezasının ertelenmesine karar verilmiştir. 2. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca onama görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ 1. Katılan vekilinin temyiz isteği; cezanın alt sınırdan tayin edilmesinin ve ertelenmesinin hukuka aykırı olduğuna ilişkindir. 2. Sanığın temyiz isteği; cezanın belirlenmesi ve takdirinde hukuka aykırılık bulunduğuna ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR 1. Sanık hakkında, Ekat eğitimine katılmak için gerekli olan ustalık belgesini sahte olarak düzenleterek katılan kuruma ibraz etmek suretiyle resmi belgede sahtecilik suçunu işlediği iddiasıyla kamu davası açıldığı anlaşılmıştır. 2. Sanık sorgusunda; belgenin sahte olduğunu bilmediğini beyan etmiştir. 3. Adli emanete alınan, noter onaylı suretleri bulunan ve hükme dayanak alınan Emniyet Kriminal uzmanlık raporuna konu olan belgelerin haklarında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilen sanıklara ait ustalık belgeleri olduğu, sanık ...'a ait suça konu ustalık belgesinin ise onaysız fotokopi niteliğinde olduğu, sanığın soruşturma aşamasında belgeyi yırtarak attığını beyan ettiği görülmüştür. 4. Mahkemece; yüklenen suçun sübut bulduğu kabul edilerek mahkûmiyet hükmü kurulmuştur. IV. GEREKÇE A. Tebliğname Yönünden (B) bendinde açıklanan nedenlerle Tebliğnamenin onama görüşüne iştirak olunmamıştır. B. Temyiz Sebepleri Yönünden 1. Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 14.10.2003 tarih ve 232/250 sayılı kararında açıklandığı üzere, onaysız fotokopi niteliğinde olup suret belge özelliği taşımayan belgenin hukuki sonuç doğurmaya elverişli nitelikte olmadığı ve aldatıcılık niteliği bulunmadığının gözetilerek sanığın beraatine karar verilmesi gerekirken mahkumiyet hükmü kurulması hukuka aykırı bulunmuştur. 2. Kabule göre de; a. 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesinin sekizinci fıkrasına 28.06.2014 tarihli ve 29044 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun’un 72 nci maddesi ile eklenen "Denetim süresi içinde, kişi hakkında kasıtlı bir suç nedeniyle bir daha hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilemez." şeklindeki hükmün ancak yürürlük tarihinden sonra işlenen suçlar bakımından uygulanabileceği gözetildiğinde, adli sicil kaydına göre suç tarihi itibariyle engel sabıkası bulunmayan, takdiri indirim nedeni uygulanarak cezası ertelenen sanık hakkında "denetim süresi içinde suç işlemesi nedeniyle yasal şart oluşmadığından" şeklindeki gerekçeyle hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi, b. Ertelenen hapis cezasının uzun süreli olduğu gözetilmeden 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesindeki hak yoksunluklarının uygulanmasına yer olmadığına karar verilmesi, 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesinin birinci fıkrasındaki hak yoksunluklarına hükmedilmesinin zorunlu olduğunun gözetilmemesi, hukuka aykırı bulunmuştur. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle ... 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 17.11.2015 tarihli ve 2015/664 Esas, 2015/994 Karar sayılı kararına yönelik katılan vekili ile sanığın temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 08.11.2023 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2021/32, K. 2023/8102, T. 08.11.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-11-ceza-dairesi-2021-32-e-2023-8102-k-43edde96c30b