Yargıtay · 11. Ceza Dairesi
Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2021/31490 E. 2025/12108 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/31490
- Karar No
- 2025/12108
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2015/249 E., 2016/143 K. SUÇ : Kamu kurum ve kuruluşları, vb.tüzel kişiliklerin araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık HÜKÜMLER : Mahkûmiyet, beraat TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama, bozma
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanıklar hakkında kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
A. Sanıklar ..., ... Ve ... Hakkında Nitelikli Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Beraat Hükümlerine Yönelik Katılan Vekilinin, Sanık ... Hakkında Nitelikli Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Beraat Hükmüne Yönelik Cumhuriyet Savcısının, Nitelikli Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Mahkumiyet Hükmüne Yönelik sanık ...'ın Temyizi Yönünden Sanık ... hakkında tekerrüre esas alınan ilama konu olan ve 5237 sayılı TCK'nın 155/2. maddesinde düzenlenen hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçunun uzlaştırma kapsamına alındığı anlaşılmakla, uyarlama yargılaması yapılıp yapılmadığı araştırılarak, anılan ilama konu hüküm yönünden uzlaştırma işleminin olumlu sonuçlanmış olması durumunda, adli sicil kaydındaki diğer ilamlar esas alınarak tekerrür hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağı hususunun infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür. Sanık ...'a yüklenen "nitelikli dolandırıcılık" suçu yönünden, yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği; sanıklar ..., ... Ve ...'a yüklenen "nitelikli dolandırıcılık" yönünden ise, yüklenen suçun sanıklar tarafından işlendiğinin sabit olmadığı dosya içeriğine uygun şekilde gerekçeleri gösterilerek Mahkemece kabul ve takdir kılınmış olmakla katılan vekili, Cumhuriyet savcısı ve sanık ...'ın temyiz nedenleri yerinde görülmediğinden mahkûmiyet ve beraate ilişkin hükümlerin Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
B. Sanık ...'ın Temyizi Yönünden Sanığın UYAP aracılığıyla MERNİS üzerinden ulaşılan nüfus kaydına göre hükümden sonra 03.03.2020 tarihinde öldüğü anlaşılmakla, kamu davasının 5237 sayılı TCK'nın 64/1. maddesi uyarınca düşürülmesinde zorunluluk bulunduğu, bu itibarla sanığın temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden hükmün 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta aynı Kanun’un 322. maddesindeki yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan, sanık hakkındaki kamu davasının ölüm nedeniyle 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddesi uyarınca Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE, 24.09.2025 tarihinde karar verildi.