Yargıtay · 11. Ceza Dairesi

Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2021/30749 E. 2026/5260 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
11. Ceza Dairesi
Esas No
2021/30749
Karar No
2026/5260
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2015/355 E., 2016/63 K. SUÇ :Kamu kurum ve kuruluşlarının, kamu meslek kuruluşlarının, siyasî parti, vakıf veya dernek tüzel kişiliklerinin araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık HÜKÜM : Beraat TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: Sanığın, suç tarihi itibari ile ...Mim. Müh. ve İnş. San. Ltd. Şti.'nin, katılanlar .. ile .. ise, .. ili .. ilçesinde mobilya üretim işleri yapan .. Orman Ürünleri Mob. İnş. İth. İhr.İmal.San. ve Tic. Ltd. Şti.nin yetkilileri oldukları, sanığın eşi ile birlikte katılanlara ait firmaya gelerek, isim değişikliğinden önce asıl adı ".. .." olmasına rağmen kendisini ".. .." olarak tanıtıp, o dönem ki .. .. ..'ın eniştesi olduğunu, eski .. Bakanı ..'ın kayınpederi .. .. ile birlikte Türkiye genelinde yapılmakta olan Sağlık Bakanlığına ait 112 Acil Hizmet İstasyonu inşaat projesini üstlendiğini ve bu istasyonların tefrişat işleri için malzeme alımı yapacaklarını, firmalarının bu kapasitede gördüğünü beyan ederek kendisine ait İstanbulda bulunan ofisine detayları görüşmek üzere davet ettiği, bunun üzerine İstanbul'a giden katılan ... ile yapılan görüşmelerde projenin Sağlık Bakanlığı ile yapılan protokol çerçevesinde yürütüldüğünü beyan ederek bir takım yazışma ve belgeler ile Sağlık Bakanlığı ile yapıldığı iddia edilen sahte protokolü gösterdiği ve projenin devlet destekli olduğu noktasında ikna ettiği, yapılan sözlü anlaşma uyarınca her istasyon binası için 15.000 TL nakit 35.000 TL de çek olmak üzere toplamda 50.000 TL ödeme yapılmak üzere anlaşıldığı, katılanlara ait firma tarafından sanığın bildirdiği yerlere malzeme sevkiyatının yapıldığı, faturaların ve irsaliyelerin ise .. isimli şirket üzerinden şirketlere kesildiği, ancak daha sonra kesilen fatura bedellerinin ödenmesi için verilen çeklerin ödenmemesi ve bir kısmına da imza itirazında bulunulması üzerine yapılan araştırmada sanığın bahsettiği türde sağlık bakanlığının bir projesi olmadığının anlaşıldığı, bu surette sanığın nitelikli dolandırıcılık suçunu işlediği iddia olunan olayda; her ne kadar yerel mahkemece sanığın belirttiği 112 Acil Servis inşaat projesinin gerçekte var olduğu kabul edilmiş ise de; dosyada mevcut Sağlık Bakanlığı Acil Sağlık Hizmetleri Genel Müdürlüğünün 03.06.2014 tarihli cevabi yazısında, Bakanlık bünyesinde 112 Acil Sağlık Hizmetleri istasyonlarının toplu olarak yapımına ilişkin bir projelendirme yapılmadığı, bu yönde herhangi bir karar alınmadığı, ihale yapılmadığı ve herhangi bir firmaya da bu tür bir ihale verilmediği, Bakanlık ile sanığın yetkilisi olduğu ...şirketi arasında Türkiye genelinde 112 Acil Yardım İstasyonu inşaasına yönelik yapılan herhangi bir protokol veya sözleşme bulunmadığının bildirilmiş olması, soruşturma aşamasında tanık olarak emniyette beyanları alınan müteahhitler .. .., .. ..,.. ile ..nın katılan firmadan tedarik edilen iç malzeme bedellerinin ...şirketine ödendiğinin bildirilmiş olması, dosya kapsamına ve UYAP ortamından yapılan incelemeye göre, sanık hakkında benzer eylemleri nedeniyle İstanbul Anadolu 5. Ağır Ceza Mahkemesinin 2015/202 Esas, İstanbul Anadolu 8. Ağır Ceza Mahkemesinin 2015/372 Esas, İstanbul Anadolu 10. Ağır Ceza Mahkemesinin 2014/399 Esas sayılı dava dosyalarıyla başka katılanlara yönelik nitelikli dolandırıcılık suçunu işledikleri iddiasıyla kamu davaları açıldığının ve bunlara ilişkin herhangi bir araştırma yapılmadığı anlaşılmakla; maddi gerçeğin ve sanığın suç işleme kastının bulunup bulunmadığının belirlenmesi bakımından; İstanbul Anadolu 5. Ağır Ceza Mahkemesinin 2015/202 Esas, İstanbul Anadolu 8. Ağır Ceza Mahkemesinin 2015/372 Esas, İstanbul Anadolu 10. Ağır Ceza Mahkemesinin 2014/399 Esas sayılı dosyalar üzerinden yürütülen davaların akıbeti ve sanık hakkında benzer eylemleri nedeniyle dolandırıcılık suçundan açılmış başkaca dava bulunup bulunmadığı araştırılıp dava dosyalarının getirtilip incelenmesi, bu davayı ilgilendiren delillerin onaylı örneklerinin çıkartılıp dosya arasına alınması, soruşturma aşamasında beyanına başvurulan müteahhitler .. le ..' ile bir kısım faturaların kesildiği .. isimli şirket yetkilisi .. ..'un tanık sıfatıyla duruşmaya çağrılıp CMK'nin 48. maddesi uyarınca çekinme hakkı hatırlatılarak ayrıntılı beyanlarının alınması, sonucuna göre sanığın suç işleme kastıyla hareket edip etmediğinin karar yerinde tartışılmasından sonra, suçun sübutu halinde sanığın katılanlara yönelik eylemlerinde, kamu kurumu olan Sağlık Bakanlığı ile yapıldığı iddia edilen protokolün kullanılması, aynı zamanda sanığın ...Mim. Müh. ve İnş. San. Ltd. Şti.'nin ortağı ve yetkilisi olduğu ve eylemini bu şirketin ticari faaliyeti sırasında gerçekleştirdiği anlaşıldığından, eyleminin TCK'nın 158/2, 158/1-d ve h maddelerinde düzenlenen nitelikli dolandırıcılık suçunu oluşturacağı, ayrıca katılan ...'ın kovuşturma aşamasında, zararının bir kısmının ödendiğini beyan ettiğinden, katılanlardan zararının karşılanıp karşılanmadığı, karşılanmış ise ne şekilde karşılandığı, kısmi ödeme var ise etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmasına rızalarının bulunup bulunmadıkları hususu sorulması gerektiği gözetilmeden, eksik araştırma ve yetersiz gerekçeyle beraat hükmü kurulması,

Yasaya aykırı, katılanlar vekilinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

07.05.2026 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2021/30749, K. 2026/5260, T. 07.05.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-11-ceza-dairesi-2021-30749-e-2026-5260-k-6c6899b0ef0d