Yargıtay · 11. Ceza Dairesi
Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2021/30456 E. 2026/5072 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/30456
- Karar No
- 2026/5072
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2014/157 E. 2015/162 K. SUÇ :Tacir veya şirket yöneticileri ile ... yöneticilerinin dolandırıcılığı HÜKÜMLER : Beraat TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanıklar hakkında kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: 1-Sanık ... Hakkında Nitelikli Dolandırıcılık Suçundan Verilen Hüküm Yönünden; Sanığın UYAP aracılığıyla MERNİS üzerinden ulaşılan nüfus kaydına göre hükümden sonra 08/09/2022 tarihinde öldüğü anlaşılmakla, kamu davasının 5237 sayılı TCK'nın 64/1. maddesi uyarınca düşürülmesinde zorunluluk bulunduğu, bu itibarla Cumhuriyet savcısının temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden hükmün 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta aynı Kanun’un 322. maddesindeki yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan, sanık hakkındaki kamu davasının ölüm nedeniyle 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddesi uyarınca Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,
2-Sanıklar ..., ..., ..., .. .. .. ve ... Hakkında Nitelikli Dolandırıcılık Suçundan Verilen Hükümler Yönünden; Sanıkların fikir ve eylem birliği içerisinde hareket ederek, sanık ... adına ".. .. .. isimli iş yerini açarak sanık ... adına çek karnesi aldıkları, gerçekte işletmeyi sanık ...'in işlettiği ve bu hususta ...'ndan temsil ve ilzam yetkisi içeren vekaletname aldıkları, gerek sanık ... adına alınan çek karnesi ve gerekse ticari işleri nedeniyle ellerine geçen çekleri gerçek bir hukuki ilişki karşılığı gibi piyasaya sürüp, mal almak ve karşılığını ödememek suretiyle, olayı hukuki bir ihtilaf gibi göstererek dolandırıcılık suçu işlemek üzere faaliyette bulundukları ve bu kapsamda katılandan önceleri küçük miktarlı alışveriş yapıp güven oluşturduktan sonra peyder pey 100.000 TL bedelle çek alıp iki adet keşidecisi ... görünen .. bankası hesabından 30.000 TL bedelli ve bir adat keşidecisi ... olan ... Bankası'na ait 33.500 TL bedelli çekleri verdikleri ve çeklerin karşılıksız çıktığı somut olayda; Sanıkların savunmalarında atılı suçlamaları reddetmekle birlikte ifadelerinin kendi aralarında ve birbiri ile çelişkili olduğu, sanıklar hakkında benzer eylemler ile ilgili açılan davalar bulunduğu, katılanın sanıkları teşhis edip, sanık ...'nin kendisini ... olarak tanıttığını, sanıklardan ...'ın da çekleri ciro ettiği ve hatta ... Bankası'na ait çeki, ".. Toptan Gıda" kaşesi altına işletmeye atfen yaptığı, sanık ... çekleri kendisinin imzaladığını beyan etmesine rağmen alınan bilirkişi raporuna göre çeklerde adı geçene atfen yazı ve imza bulunmadığının belirtildiği, her ne kadar mahkemece olay alım-satım sözleşmesi sonucu oluşan borcun ödenmemesi olarak değerlendirilse de, bir kısım sanıkların alış-verişi ve çekleri dahi kabul etmeyip, hukuki ilişkiyi reddettikleri anlaşılmakla; tüm dosya kapsamı ve elde edilen deliller çerçevesinde, dava konusu eylemin nitelikli dolandırıcılık suçunu oluşturduğunun kabulü ile her bir sanık yönünde sübut ve suçun niteliği hususunda karar yerinde değerlendirme yapılması gerektiği gözetilmeden, hatalı hukuki değerlendirme sonucu sanıkların atılı suçtan ayrı ayrı beraatlerine karar verilmesi,
Yasaya aykırı, Cumhuriyet savcısının temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükümlerin 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
05.05.2026 tarihinde karar verildi.