Yargıtay · 11. Ceza Dairesi

Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2021/29976 E. 2026/3763 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
11. Ceza Dairesi
Esas No
2021/29976
Karar No
2026/3763
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2015/74 E., 2016/61 K. SUÇLAR : Resmi belgede sahtecilik, kamu kurum ve kuruluşlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık HÜKÜMLER : Beraat, mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma

Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı, sanık ...'ın temyiz isteminin yalnızca kamu kurum ve kuruluşlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçundan kurulan mahkûmiyet hükmüne, Cumhuriyet savcısının temyiz isteminin ise sanık hakkında kurulan tüm hükümlere yönelik olduğu tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. Sanık Hakkında Resmi Belgede Sahtecilik Suçundan Kurulan Hükme Yönelik Cumhuriyet Savcısının Temyiz İstemi Yönünden: ... Oto Kiralama isimli iş yerinin sahibi olan sanığın, kendisinden araç kiralayan katılandan imzalı olarak aldığı boş senedin, bedel kısmı dahil olmak üzere diğer bölümlerini doldurarak avukatı aracılığıyla kendi nam ve hesabına İstanbul 9. İcra Müdürlüğünün 2014/20871 Esas sayılı dosyası üzerinden icra takibine konu ettiğinin iddia ve kabul olunduğu olayda; sanığın eylemlerinin, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 209/1. maddesinde düzenlenen açığa imzanın kötüye kullanılması ile aynı Kanun'un 158/1-d maddesinde düzenlenen kamu kurum ve kuruluşlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçlarına vücut vereceği gözetilerek yapılan incelemede; Sanığa yüklenen “açığa imzanın kötüye kullanılması” suçunun, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 209/1. maddesindeki cezasının türü ve üst sınırına göre, aynı Kanun'un 66/1-e. maddesinde öngörülen olağan dava zamanaşımının, kesen son sebep olan sanığın sorgusunun yapıldığı 03.03.2015 tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği ve bu itibarla Cumhuriyet savcısının temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden, diğer yönleri incelenmeyen hükmün, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA; ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta, aynı Kanun’un 322. maddesindeki yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan, sanık hakkındaki kamu davasının gerçekleşen olağan dava zamanaşımı nedeniyle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 223/8. maddesi uyarınca tebliğnameye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,

II. Sanık Hakkında Kamu Kurum ve Kuruluşlarının Araç olarak Kullanılması Suretiyle Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Hükme Yönelik Sanık ve Cumhuriyet Savcısının Temyiz İstemleri Yönünden: ... Oto Kiralama isimli iş yerinin sahibi olan sanığın, kendisinden araç kiralayan katılandan imzalı olarak aldığı boş senedin, bedel kısmı dahil olmak üzere diğer bölümlerini doldurarak avukatı aracılığıyla kendi nam ve hesabına İstanbul 9. İcra Müdürlüğünün 2014/20871 Esas sayılı dosyası üzerinden icra takibine konu ettiğinin iddia ve kabul olunduğu olayda; sanık tarafından, katılandan alınan boş senedin farklı bahanelerle katılana iade edilmemesi eyleminin dolandırıcılık suçunun hile unsurunu oluşturduğu ve dava konusu açığa imzanın kötüye kullanılması suçuyla birlikte ayrıca bir kamu kurumu olan icra dairesini aracı kılmak suretiyle gerçekleştirdiği bu eylemine ilişkin olarak nitelikli dolandırıcılık suçundan da cezalandırılmasında herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı; bununla birlikte UYAP üzerinden yapılan incelemede, sanık hakkında tekerrüre esas alınan Erzincan 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 2009/384 Esas, 2010/33 Karar sayılı kararına konu dolandırıcılık suçu yönünden uzlaştırma işlemleri yapılarak, aynı Mahkemenin 20.04.2017 tarihli ek kararı ile uzlaşmanın sağlanamadığından bahisle infazın aynen devamına karar verildiğinin belirlenmesi karşısında, tebliğnamedeki bozma isteyen düşüncelere iştirak edilmemiştir. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımın doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, sanığın ve Cumhuriyet savcısının temyiz nedenleri yerinde görülmediğinden hükmün, Tebliğname'ye aykırı olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

13.04.2026 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2021/29976, K. 2026/3763, T. 13.04.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-11-ceza-dairesi-2021-29976-e-2026-3763-k-1af4d7d353e5