Yargıtay · 11. Ceza Dairesi
Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2021/29931 E. 2024/3991 K. – Dolandırıcılık
Konu: Dolandırıcılık
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/29931
- Karar No
- 2024/3991
- Karar Tarihi
- Konu
- Dolandırıcılık
MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2015/419 E., 2016/139 K. ŞİKÂYETÇİ : ... SUÇ : Dolandırıcılık HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Bozma
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ İstanbul Anadolu 23. Asliye Ceza Mahkemesinin, 17.03.2016 tarihli ve 2015/419 Esas, 2016/139 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında dolandırıcılık suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 157 nci maddesinin birinci fıkrası, 62 ve 52 nci maddeleri uyarınca 10 ay hapis cezasından çevrilen 6.000,00 TL adli para cezası ve 4 gün adli para cezası karşılığı 80,00 TL adli para cezasıyla cezalandırılmasına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanığın temyiz talebi özetle; delillerin takdirinde hataya düşülerek karar verildiğine, lehe hükümlerin uygulanması gerektiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR Suç tarihinde sanığın yetkilisi olduğu Gerçek Danışmanlık Aracılık Hizmetleri Tic. Ltd. Şti.ne tahsis edilen telefon numarası ile aranıp kendisine "kullanılan kredilere ilişkin dosya masrafları ve kredi kartı aidatlarının geri ödeneceği, bunun için kredi kartı bilgilerinin gerektiği" söylenerek iradesi fesada uğratılan şikâyetçiden temin edilen kredi kartı bilgileri kullanılarak "CVS Sağlık" isimli iş yerinin kullanımında olan POS cihazından e-ticaret yöntemiyle 500,00 TL çekim yapıldığı, bu şekilde gerçekleşen olayda sanığın, başkasına ait banka veya kredi kartının izinsiz kullanılması suretiyle yarar sağlama suçunu işlediği iddiasıyla açılan kamu davasında; tüm dosya kapsamı itibarıyla yüklenen eylemin dolandırıcılık suçunu oluşturduğu kabul edilerek temyize konu mahkûmiyet hükmü kurulmuştur.
IV. GEREKÇE Yapılan yargılamaya, toplanıp gerekçeli kararda gösterilerek tartışılan delillere, Mahkemenin oluşa uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre, sanığın diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir. Ancak; 1. "Olay ve Olgular" bölümünde anlatılan olayda, şikâyetçiye ait kredi kartı bilgilerinin ele geçiriliş biçimi hileye dayandığından gerçek anlamda verilen bir rızadan bahsedilemeyeceği nazara alındığında, sanığa yüklenen ve sübutu kabul edilen eylemin 5237 sayılı Kanun'un 245 inci maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen başkasına ait banka veya kredi kartının izinsiz kullanılması suretiyle yarar sağlama suçunu oluşturduğu gözetilmeden, suç vasfında hataya düşülerek dolandırıcılık suçundan hüküm kurulması, 2. Kabule göre de; a. 2001 yılından beri bankalara kredi kartı, iş yeri ve ATM operasyonları konularında hizmet verdiğini beyan eden ... Bilişim Hizmetleri A.Ş.'nin 16.04.2015 tarihli yazısında, işleme ilişkin mal veya hizmetin kart hamiline teslim edildiğini gösteren geçerli bilgi ve belgeler iş yeri tarafından ibraz edilmediği için söz konusu işlem tutarının CVS Sağlık isimli iş yerinin hesabından alınarak kart hamilinin kredi kartına iade edildiğinin belirtilmiş olması karşısında; söz konusu kredi kartını şikâyetçiye veren Türkiye Vakıflar Bankası T.A.O.'dan, söz konusu işlem tutarının şikâyetçinin kredi kartına iade edilip edilmediğinin sorulması ve şikâyetçiden, zararının bulunup bulunmadığı, varsa zararının giderilip giderilmediğinin sorulmasından sonra sanık hakkında teşebbüs veya etkin pişmanlık hükümlerinin uygulama koşullarının oluşup oluşmadığı değerlendirilip sonucuna göre sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerekirken, eksik inceleme ve araştırmayla karar verilmesi, Hukuka aykırı bulunmuştur. b. Sübutu kabul edilen dolandırıcılık suçu nedeniyle, hükümden sonra 02.12.2016 tarih ve 29906 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun'un 34 üncü maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun'un 253 ve 254 üncü maddeleri gereğince uzlaştırma işlemleri için gereği yapılarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tayin ve takdirinde zorunluluk bulunması, bozmayı gerektirmiştir.
V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İstanbul Anadolu 23. Asliye Ceza Mahkemesinin, 17.03.2016 tarihli ve 2015/419 Esas, 2016/139 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
21.03.2024 tarihinde karar verildi.