Yargıtay · 11. Ceza Dairesi

Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2021/29285 E. 2024/10016 K. – Dini İnanç Ve

Konu: Dini İnanç Ve Duyguların İstismarı Suretiyle Dolandırıcılık

Mahkeme
Yargıtay
Daire
11. Ceza Dairesi
Esas No
2021/29285
Karar No
2024/10016
Karar Tarihi
Konu
Dini İnanç Ve Duyguların İstismarı Suretiyle Dolandırıcılık

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2015/116 E., 2015/425 K. SUÇ : Dini inanç ve duyguların istismarı suretiyle dolandırıcılık HÜKÜMLER : Mahkûmiyet, beraat TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Yapılan ön inceleme neticesinde; sanıklar hakkında kurulan hükümlerin temyiz edilebilir oldukları, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: 1-Sanık ... hakkında kurulan hüküm yönünden;şikâyetçi ...'ın Ankara Cumhuriyet Başsavcılığına hitaben verdiği 15.02.2013 havale tarihli dilekçesi ile sanık hakkında şikâyette bulunması üzerine Ankara Cumhuriyet Başsavcılığınca sanık hakkında 17.07.2013 tarih ve 2013/41970 karar numaralı kararıyla kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği, bu karara şikâyetçi vekili tarafından itiraz edilmesi üzerine Sincan 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 02.09.2013 tarihli ve 2013/258 değişik iş numaralı kararıyla itirazın reddine karar verildiği, Şikâyetçinin 26.06.2014 tarihli ve aynı konu ile ilgili benzer mahiyetteki dilekçesini yeni deliller sunduğunu belirterek Ankara Cumhuriyet Başsavcılığına verip sanık hakkında şikâyetçi olması nedeniyle başlatılan soruşturma neticesinde sanık hakkında 11.03.2015 tarih ve 2015/665 numaralı iddianamesiyle kamu davası açıldığı anlaşılmakta ise de; iddianame tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı CMK’nın 173/6. maddesinde “İtirazın reddedilmesi halinde; Cumhuriyet savcısının, yeni delil varlığı nedeniyle kamu davasını açabilmesi, önceden verilen dilekçe hakkında karar vermiş olan ağır ceza mahkemesine en yakın ağır ceza mahkemesinin bu hususta karar vermesine bağlıdır.” şeklinde düzenleme bulunması, 06/01/2017 tarih ve 29940 (Mükerrer) sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 02.01.2017 tarih ve 680 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile CMK’nın 172/2. maddesinin “Kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildikten sonra kamu davasının açılması için yeterli şüphe oluşturacak yeni delil elde edilmedikçe ve bu hususta sulh ceza hâkimliğince bir karar verilmedikçe, aynı fiilden dolayı kamu davası açılamaz.” şeklinde ve CMK’nın 173/6. maddesinin “ İtirazın reddedilmesi halinde aynı fiilden dolayı kamu davası açılabilmesi için 172 nci maddenin ikinci fıkrası uygulanır.” şeklinde değiştirilmesi, ceza yargılamasında usul hükümleri bakımından "derhal uygulama ilkesinin" geçerli olması ve somut olayda karar tarihi itibarıyla CMK'nın 173/6. maddesi gereğince alınmış herhangi bir karar bulunmaması karşısında; öncelikle CMK’nın 223/8. maddesi uyarınca durma kararı verilerek Ankara Sulh Ceza Hakimliğinden yeni delil nedeniyle sanık hakkında kamu davası açılıp açılmayacağına yönelik karar alınıp bunun sonucuna göre sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi gerekirken, anılan usul hükümlerine aykırı olarak açılan kamu davasında yargılamaya devamla mahkûmiyet hükmü kurulması, 2-Sanık ... hakkında kurulan hüküm yönünden; sanığın diğer sanık ... ile birlikte fikir ve eylem birliği içinde katılanın dini inanç ve duygularını istismar ederek muhtelif zamanlarda 350.000,00 TL haksız menfaat temin ettikleri iddiasıyla açılan kamu davası neticesinde; sanık ...'nın üzerine atılı suçu işlediğine dair her türlü şüpheden uzak, somut ve yeterli delil bulunmadığı gerekçesiyle beraat hükmü kurulmuş ise de; istikrarlı katılan ve tanık beyanları ile dosyadaki ses kayıt metinleri gözetildiğinde sanığın katılandan hileli hareketlerle haksız menfaat ettiği sabit olduğundan zincirleme nitelikli dolandırıcılık suçundan mahkûmiyeti yerine beraatine hükmedilmesi, Yasaya aykırı, katılan vekili ve sanık ... müdafiinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca hükümlerin Tebliğname'ye aykırı olarak BOZULMASINA, 16.09.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2021/29285, K. 2024/10016, T. 16.09.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-11-ceza-dairesi-2021-29285-e-2024-10016-k-58aae99f851d