Yargıtay · 11. Ceza Dairesi
Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2021/28740 E. 2024/9012 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/28740
- Karar No
- 2024/9012
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2011/264 E. 2015/334 K. SUÇLAR : Tacir veya şirket yöneticileri ile kooperatif yöneticilerinin dolandırıcılığı, resmi belgede sahtecilik HÜKÜMLER : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama, düşme Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle ve sanığın duruşmalı inceleme isteminin hükmolunan cezanın süresine göre koşulları bulunmadığından 1412 sayılı Kanun'un 318 inci maddesi uyarınca reddine oy birliğiyle karar verildikten sonra gereği düşünüldü; I. HUKUKÎ SÜREÇ Bakırköy 4. Ağır Ceza Mahkemesi'nin, 03.12.2015 tarihli ve 2011/264 Esas 2015/334 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında; 1. Nitelikli dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi,52 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 3 yıl hapis ve 40.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına, 2. Resmi belgede sahtecilik suçundan 5237 sayılı Kanun'un 204 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddeleri uyarınca 2 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına hükmedilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafiinin temyiz isteği; yüklenen suçun maddi ve manevi unsurlarının oluşmadığına ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR 1.Sanığın ekonomik sıkıntıya girdiği bir dönemde Denizbank'a ait 15.08.2008 keşide tarihli, 8.000,00 TL bedelli, B 5567971 numaralı ve Finansbank'a ait 14.05.2008 keşide tarihli,12.000,00 TL bedelli 0306933 numaralı unsurları tam olan iki adet çeki, kendisi keşide etmeye münferiden yetkili olduğu halde; 09.06.2008 tarihli Ticaret Sicil Gazetesine göre müdürlük yetkisi alınan yeğeni ...'e bilgisi dahilinde keşide ettirerek katılana verdiği; dava konusu çeklerden 14.05.2008 keşide tarihli çekin ...'in müdür olduğu dönemde keşide edilerek imzalandığı ve katılana verildiği; 15.08.2008 keşide tarihli çekin ise keşide edildiği tarihte sanık ...'in yetkili olduğu dönemde sanığın bilgisi dahilinde ... tarafından keşide edilerek katılana verildiği; akabinde sanık tarafından 20.08.2008 tarihinde muhattap bankalara çeklerin rızası dışında elinden çıktığına dair dilekçe verilmesi üzerine, çeklerin bankaya ibrazlarında çekler hakkında ödemeden men talimatı bulunduğu gerekçesiyle ödenmemesine sebebiyet vermesi şeklindeki eylemleri ile sanığın sahte imzalanan çeki kullanarak resmi belgede sahtecilik ve nitelikli dolandırıcılık suçlarını işlediği iddia olunmuş; mahkeme tarafından oluşun iddia gibi olduğu kanaatiyle sanık hakkında temyize konu hükümler kurulmuştur. 2.Sanık atılı suçlamayı kabul etmemiştir. IV. GEREKÇE A. Resmi Belgede Sahtecilik Suçu Yönünden Sanığın yargılama konusu eylemi için, 5237 sayılı Kanun’un 204 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre aynı Kanun'un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi ve 67 inci maddesinin dördüncü fıkrası gereği 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin öngörüldüğü ve suç tarihinden temyiz incelemesi tarihine kadar bu sürenin gerçekleşmiş olduğu anlaşılmıştır. B.Nitelikli Dolandırıcılık Suçu Yönünden Suça konu çeklerin sanık ... tarafından ...'a verildiğinin anlaşılması karşısında, ...'ın suçun mağduru sıfatıyla beyanına başvurulması ve suça konu çeklerin hangi hukuki ilişki içerisinde verildiğinin araştırılması gerektiği, ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 03.03.1988 tarih ve 6/8-69 sayılı Kararında açıkladığı üzere, önceden doğmuş bir borç için hileli davranışlarda bulunulması halinde, borç hileli davranışlar sonucu doğmayacağından dolandırıcılık suçunun oluşmayacağı da nazara alınarak belirtilen hususların açıklığa kavuşturulduktan sonra sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken eksik incelemeyle mahkumiyet hükmü kurulması hukuka aykırı bulunmuştur. V. KARAR A. Resmi Belgede Sahtecilik Suçu Yönünden Gerekçe bölümünün (A) bendinde açıklanan nedenle Bakırköy 4. Ağır Ceza Mahkemesinin, 03.12.2015 tarihli ve 2011/264 Esas, 2015/334 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE, B.Nitelikli Dolandırıcılık Suçu Yönünden Gerekçe bölümünün (B) bendinde açıklanan nedenlerle, Bakırköy 4. Ağır Ceza Mahkemesinin, 03.12.2015 tarihli ve 2011/264 Esas, 2015/334 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 02.07.2024 tarihinde karar verildi.