Yargıtay · 11. Ceza Dairesi

Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2021/28739 E. 2025/14651 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
11. Ceza Dairesi
Esas No
2021/28739
Karar No
2025/14651
Karar Tarihi

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2015/178 E., 2015/330 K. SUÇLAR : Kamu kurum ve kuruluşları, vb.tüzel kişiliklerin araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik SUÇ TARİHLERİ : 04.09.2012 HÜKÜMLER : Beraat TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma

Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumunun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü;

1-Kamu kurum ve kuruluşları, vb.tüzel kişiliklerin araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçundan kurulan hükmün incelenmesinde; Sanık hakkında katılan ...'in bilgisi dışında, katılanı borçlu göstererek bono tanzim ettiği, suça konu bononun resmi belge mahiyetinde unsurları tam ve aldatma kabiliyetine haiz nitelikte olduğu, sanığın bonoyu Nevşehir 1. İcra Müdürlüğü'nde icra takibine koyarak kamu kurum ve kuruluşları, vb.tüzel kişiliklerin araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçu işlediği iddiasıyla açılan kamu davasında sanığın, 2000 yılında daha önceden almış olduğu ve sadece imza kısmı dolu olan senedi doldurarak ve doldurtarak icra takibine koyduğunu beyanla suçlamayı kabul etmediği, katılanın kardeşi tanık ...'in tanık sıfatıyla alınan beyanı ve dosyaya sunulan yazılı dilekçesine göre, katılan tarafından icra takibine konulan borcun kendisine ait olduğunu, ticari işlerinin bozulmasından dolayı borcunu ödeyemediğini, sanığın, ortaklıklarının devam ettiğini zannederek kardeşine karşı icra takibi başlattığını beyan ettiği olayda; alınan uzmanlık raporunda senetteki imzanın katılana ve sanığa ait olduğunun tespit edilemediği, sanığın senedi sahte olarak tanzim ederek dolandırıcılık ve sahtecilik kastı ile hareket ettiğinin sabit olmadığı anlaşılmakla 5271 sayılı CMK'nın 217 nci maddesi uyarınca duruşmadan edindiği kanaate göre delilleri değerlendirip vicdani kanıya ulaşan mahkemenin takdir ve kabulünde bir isabetsizlik görülmediğinden Tebliğnamedeki bozma isteyen düşünceye iştirak edilmemiştir. Yapılan yargılamaya, toplanıp gerekçeli kararda gösterilen ve değerlendirilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonucunda oluşan kanaat ve takdirine, hukuka uygun, yasal ve yeterli olarak dosya içeriğine uygun şekilde açıklanan gerekçeye göre; yüklenen suç açısından sanığın kastının bulunmadığı ve ve yüklenen suçun sanık tarafından işlenmediğinin sabit olduğu mahkemece kabul ve takdir kılınmış olmakla, katılan vekilinin temyiz nedenleri yerinde görülmediğinden hükmün Tebliğname'ye aykırı olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

2- Resmi Belgede Sahtecilik Suçundan kurulan hükmün incelenmesinde; Sanığa yüklenen "Resmi belgede sahtecilik" suçunun Kanundaki cezasının türü ve üst sınırına göre, 5237 sayılı TCK’nın 66/1-e maddesinde öngörülen olağan dava zamanaşımının, kesen son sebep olan sanığın sorgusunun yapıldığı 17.09.2015 tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği ve bu itibarla katılan vekilinin temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden, diğer yönleri incelenmeyen hükmün 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta aynı Kanun’un 322. maddesindeki yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan, sanık hakkındaki kamu davasının gerçekleşen dava zamanaşımı nedeniyle 5271 sayılı CMK’nın 223/8. maddesi uyarınca Tebliğname'ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE, 18.11.2025 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2021/28739, K. 2025/14651, T. 18.11.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-11-ceza-dairesi-2021-28739-e-2025-14651-k-260607765b21