Yargıtay · 11. Ceza Dairesi
Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2021/28546 E. 2026/3464 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/28546
- Karar No
- 2026/3464
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2013/125 E., 2015/265 K. SUÇLAR : Resmi belgede sahtecilik, nitelikli dolandırıcılık HÜKÜMLER : Mahkumiyet, beraat TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Düşme, bozma
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
1- Resmi belgede sahtecilik suçundan kurulan mahkûmiyet ve beraat hükümleri yönünden yapılan inceleme sonucunda; Sanığa yüklenen "resmi belgede sahtecilik" suçunun Kanundaki cezasının türü ve üst sınırına göre, 5237 sayılı TCK’nın 66/1-e ve 67/4. maddelerinde öngörülen olağanüstü dava zamanaşımının, 24.07.2007 suç tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği ve bu itibarla sanık ve katılan vekilinin temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden, diğer yönleri incelenmeyen hükmün 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta, aynı Kanun’un 322. maddesindeki yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan, sanık hakkındaki kamu davalarının gerçekleşen dava zamanaşımı nedeniyle 5271 sayılı CMK’nın 223/8. maddesi uyarınca Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,
2- Nitelikli dolandırıcılık suçundan kurulan beraat hükümleri yönünden yapılan inceleme sonucunda; Sanığın katılan .... A.Ş. Şirketinden aldığı yağlı balya teli karşılığında davaya konu edilen ... Kapalı Çarşı şubesine ait çeki verdiği, verilen çekin katılan şirket tarafından ibraz edilmesi üzerine sahte olduğunun anlaşıldığı, aradan yaklaşık bir aylık geçen süreden sonra sanığın katılan şirket ile yeniden iletişime geçerek tekrar sipariş verdiği ve bu sefer de davaya konu ... A.Ş. ... şubesine ait sahte çeki nakliyeci vasıtasıyla katılan şirkete verdiği, karşılığında malların kamyona yüklenip yola çıkarıldığı, yolda bir benzin istasyonunda kamyonun durduğu ve içinden sanık ve iki hamalın inerek malları kamyondan indirdikleri, bu esnada katılan şirket yetkilileri tarafından takip edildikleri, malların kamyondan indirildiği esnada Jandarma tarafından olay yerine intikal edildiğinde sanığın kaçmak maksadıyla dinlenme tesisinde bulunan bir otobüse binmeye çalıştığı ancak kolluk görevlileri tarafından engellendiği olayda, sanığın atılı suçu inkar etmekle birlikte olay mahalline arkadaşının isteği üzerine yardım etmek amacıyla geldiğini berlitmesine karşılık, sanığın kendisinden yardım isteyen arkadaşının ismi noktasında çelişkili savunmaları, kendisinden yardım talep eden arkadaşının açık kimlik veya iletişim bilgilerine dair herhangi bir açıklama yapamamış olması, katılan tarafından sanığın kullandığı iddia edilen cep telefonu numarasının nakliyeci ... ve yine nakliyeci ... tarafından da sanığın kullandığı cep telefonu numarası olarak bildirilmesi, kolluk kuvvetlerince olay mahalline gelindiğinde sanığın panikleyerek kaçmaya çalışması ve tüm dosya kapsamı göz önüne alınarak; sanığın katılanı hileli davranışlarıyla aldatarak haksız menfaat temin ettiği olayda, sübut bulan eyleminin TCK'nin 158/1-f ve 43 maddesi kapsamında zincirleme biçimde bilişim sistemleri, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçunu oluşturduğu gözetilmeden dosya içeriğine uygun düşmeyen gerekçe ile sanığın mahkumiyeti yerine beraatine karar verilmesi, Yasaya aykırı, katılan vekilinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükümlerin 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 30.03.2026 tarihinde karar verildi.