Yargıtay · 11. Ceza Dairesi

Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2021/28153 E. 2025/14798 K. – Hizmet Nedeniy

Konu: Hizmet Nedeniyle Güveni Kötüye Kullanma

Mahkeme
Yargıtay
Daire
11. Ceza Dairesi
Esas No
2021/28153
Karar No
2025/14798
Karar Tarihi
Konu
Hizmet Nedeniyle Güveni Kötüye Kullanma

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2019/1384 E., 2020/530 K. SUÇ : Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma

Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, bozma kararı sonrasında yapılan yargılamada verilecek hükmün yine Yargıtay temyiz incelemesine tabi olacağı ve temyiz süresinin bir hafta olduğu gözetilmeden, mahkemenin bozma sonrası verdiği hükme yönelik 15 gün temyiz süresi belirlendiği, kanun yolu başvuru süresi bakımından sanık müdafiinin yanıltıldığı ve 15 gün içinde sanık müdafiinin dilekçesini verdiği anlaşılmakla, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: 5271 sayılı CMK'nın 253/21. maddesi ve Ceza Muhakemesinde Uzlaştırma Yönetmeliği'nin 34. maddesi gereğince şüpheli, mağdur veya suçtan zarar görenden birine ilk uzlaşma teklifinde bulunulduğu tarihten, uzlaştırma girişiminin sonuçsuz kaldığı tarihe kadar dava zamanaşımının durduğu ve uzlaşmanın sağlanamadığı gözetilerek yapılan incelemede; 1.Katılana ait şirkette, 18.08.2011-06.02.2013 tarihleri arasında muhasebe elemanı ve operatör olarak çalışan sanığın, yapılan kontrolde şirket hesabından 23.500 TL parayı kendisine almak sureti ile mal edindiği iddia ve kabul olunan olayda; sanığın aşamalarda suçlamaları kabul etmediği, dosyada mevcut ikrar içeren tutanağını olay anında baskı ve zorla imzalattırıldığını savunduğu, alınan bilirkişi raporunda "...katılana ait ticari defter kayıtlarının ana hesaplar bazında toplu olarak tutulduğu, bankalar hesabının alt detay içermediği, bu halde ticari defterlerde kayıtlı bankalar hesabındaki meblağların hangi bankaların hangi şubelerindeki hangi hesaplara ait olduğunun kontrol edilemediği, bu sebeple dosyaya sunulan icmal tablolarının geçerliliğinin kontrolünün ticari defterlerle yapılamadığı, bu halde banka hesapları ile de karşılaştırmalarının yapılamadığı, sonradan sunulan belgeler üzerinde de , banka ve şirket içi işlemlerin kimin tarafından ne şekilde yapıldığı belirlenemediğinden bir tespit yapılmasının mümkün olmadığının..." belirtilmiş olması ve katılan beyanlarından iddia olunan açığın sanığın nakit olarak yapılan satışları veresiye olarak göstermesinden kaynaklandığının beyan edilmiş olması karşısında, maddi gerçeğin kuşkuya yer bırakmayacak şekilde tespiti bakımından; sanığın çalıştığı 18.08.2011-06.02.2013 tarihleri arasında arasındaki 1 yıl 5 ay 18 gün içinde, 23.500 TL. açığın, hangi peşin satışlardan kaynaklandığının katılana açıklatılması, sanığın atılı suçu işleyip işlemediğine dair somut verilerin, katılana ait şirketin defter, belge ve kayıtları, konusunda uzman bankacı, mali müşavir ve teknik bilirkişiden oluşturulacak üç kişilik bilirkişi heyetine incelettirtilerek denetime elverişli rapor alınması, toplanacak delillere göre sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerekirken eksik araştırma ve inceleme ile sanığın mahkumiyetine hükmedilmesi,

2. Kabule göre de, a.Sanığın 5237 sayılı Kanun'un 43/1. maddesi kapsamında aynı suç işleme kararıyla Kanun'un aynı hükmünü değişik zamanlarda birden fazla kez ihlal etmeleri karşısında, hakkında zincirleme suç hükümleri uygulanmayarak eksik ceza tayini,

b.Suç tarihi, "18.08.2011-06.02.2013" olmasına rağmen gerekçeli karar başlığına "2012" olarak yanlış yazılması, c.Sanığa doğrudan hükmedilen gün para cezasının adli para cezasına çevrildiği esnada, uygulama maddesinin “TCK’nın 52/2 ” yerine “TCK'nın 50/1-a” olarak yanlış yazılması suretiyle CMK'nın 232/6. maddesine muhalefet edilmesi, Yasaya aykırı, sanık müdafii ile katılan vekilinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca Tebliğname’ye değişik gerekçe ile uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,19.11.2025 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2021/28153, K. 2025/14798, T. 19.11.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-11-ceza-dairesi-2021-28153-e-2025-14798-k-5829853c1f52