Yargıtay · 11. Ceza Dairesi

Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2021/28089 E. 2024/6055 K. – Dolandırıcılık

Konu: Dolandırıcılık

Mahkeme
Yargıtay
Daire
11. Ceza Dairesi
Esas No
2021/28089
Karar No
2024/6055
Karar Tarihi
Konu
Dolandırıcılık

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2020/96 E., 2020/190 K. SUÇ : Dolandırıcılık HÜKÜMLER : Mahkûmiyet TEMYİZ EDENLER : Sanıklar TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, onama Sanıklar hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği sanık ... yönünden, temyiz isteğinin süresinde olduğu ve bu sanık yönünden aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Burdur 1.Asliye Ceza Mahkemesinin 10.04.2015 tarihli kararıyla sanıklar hakkında dolandırıcılık suçundan ayrı ayrı 2 yıl hapis ve 2.000,00TL adli para cezası ile sanık ... hakkında mükerrirlere özgü infaz rejiminin uygulanmasına karar verilmiştir. 2. Yargıtay (kapatılan) 15.Ceza Dairesinin 15.01.2020 tarihli kararıyla uzlaştırma gerekçesi ile bozma kararı verilmiştir. 3. Burdur 1.Asliye Ceza Mahkemesinin 2020/96 Esas, 2020/190 Karar sayılı kararıyla sanıklar hakkında dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 157, 52, 53 üncü maddeleri uyarınca ayrı ayrı 2 yıl hapis ve 2.000,00TL adli para cezası ile sanık ... hakkında mükerrirlere özgü infaz rejiminin uygulanmasına karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanıklar bir nedene dayanmayan dilekçeleri ile hükümleri temyiz etmişlerdir. III. OLAY VE OLGULAR 1. Sanıkların evlilik vaadi ile katılandan 5.000,00TL alarak menfaat temin edip katılanı dolandırdıkları iddia ve kabul olunmuştur. 2. Sanıkların ve katılanın beyanı, kolluk tutanakları ve tüm dosya kapsamından mahkeme, sanıkların üzerilerine atılı suçu işlediklerinin kabulü ile mahkumiyetlerine karar vermiştir. 3. Atılı suçun 6763 sayılı Kanun'un 34 üncü maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun’un 253 üncü ve 254 üncü maddeleri gereğince uzlaşma kapsamında olması nedeniyle, dosyanın uzlaştırma bürosuna tevdi edildiği, ancak uzlaşmanın sağlanamadığı belirlenmiştir. IV. GEREKÇE A. Sanık ... hakkında kurulan hüküm yönünden, Sanığın tefhim ile yüzüne karşı 24.09.2020 tarihinde verilen hükümde; yasal temyiz süresinin 7 gün olmasına karşın mahkeme tarafından 15 gün olarak temyiz süresi gösterildiği, ancak sanığın hükümde gösterilen 15 günlük süre dahi geçtikten sonra tehfim ile öğrendiği hükmü 15.10.2020 tarihli dilekçe ile temyiz ettiği anlaşılmıştır. B.Sanık ... hakkında kurulan hüküm yönünden, Mahkemece dosyanın uzlaştırma bürosuna gönderilmesinden sonra ilk uzlaştırma teklifinin yapıldığı tarihten uzlaşmanın sağlanamadığına ilişkin raporun uzlaştırma bürosuna verildiği tarihe kadar 5271 sayılı Kanun'un 253 üncü maddesinin yirmibirinci fıkrası ve Ceza Muhakemesinde Uzlaştırma Yönetmeliğinin 34 üncü maddesi uyarınca zamanaşımı süresinin durduğu belirlenerek yapılan incelemede; Sanık hakkında tekerrüre esas alınan Hendek Asliye Ceza mahkemesinin 2013/333 Esas , 2014/393 Karar sayılı ilamına konu 5237 sayılı Kanun'un 157 nci maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen dolandırıcılık suçunun 02.12.2016 tarih ve 29906 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun’un 34 üncü maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun'un 253 üncü maddesine göre uzlaştırma kapsamına alındığı anlaşılmakla, uyarlama yargılaması yapılıp yapılmadığı araştırılarak, anılan ilama konu hüküm yönünden uzlaştırma işleminin olumlu sonuçlanmış olması durumunda, adli sicil kaydındaki diğer ilamlar esas alınarak tekerrür hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağı hususunun infaz gözetilmesi mümkün görülmüştür. Sanık hakkında kurulan hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir. V. KARAR A. Sanık ... hakkında kurulan hüküm yönünden, Sanığın tefhim ile yüzüne karşı 24.09.2020 tarihinde verilen hükümde; yasal temyiz süresinin 7 gün olmasına karşın mahkeme tarafından 15 gün olarak temyiz süresi gösterildiği, ancak sanığın hükümde gösterilen 15 günlük süre dahi geçtikten sonra 15.10.2020 tarihli dilekçe ile süresi geçmekle hükmü temyiz ettiği, hükmün 1412 sayılı Kanun’un 305 inci maddesinin birinci fıkrası gereği re’sen temyize de tabi olmadığı anlaşılmakla, sanığın temyiz isteğinin, 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE, B.Sanık ... hakkında kurulan hüküm yönünden, Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Burdur 1.Asliye Ceza Mahkemesinin 2020/96 Esas, 2020/190 Karar sayılı kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 07.05.2024 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2021/28089, K. 2024/6055, T. 07.05.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-11-ceza-dairesi-2021-28089-e-2024-6055-k-574b25811349